Bursa ayak ve ayak bileği cerrahisi, ayak parmaklarından Aşil tendonuna, bağ yaralanmalarından ayak bileği kıkırdak hastalıklarına kadar geniş bir tedavi alanını kapsar. Ayak ve ayak bileği; vücudun yerle temasını sağlayan, tüm vücut ağırlığını taşıyan ve yürüme sırasında oluşan yükleri dengeleyen karmaşık bir anatomik yapıdır.
Ayakta 26 kemik, 33 eklem ve bu yapıların birlikte çalışmasını sağlayan çok sayıda bağ, kas ve tendon bulunur. Bu nedenle ayak ve ayak bileği hastalıklarının tedavisi yalnızca ağrılı bölgeye müdahale etmekten ibaret değildir. Ayak basma aksı, eklem kıkırdağı, tendon dengesi, bağ stabilitesi ve sinir fonksiyonları birlikte değerlendirilmelidir.
Bursa’da ayak ve ayak bileği şikâyeti bulunan hastaların değerlendirilmesinde hastanın ağrısı, günlük yaşam beklentisi, spor aktivitesi, ayak basma biçimi ve görüntüleme bulguları birlikte ele alınmalıdır. Daha kapsamlı ortopedik değerlendirme hakkında Bursa ortopedi ve travmatoloji sayfasından bilgi alınabilir.
Bursa Ayak ve Ayak Bileği Cerrahisi Hangi Hastalıkları Kapsar?
Ayak ve ayak bileği cerrahisi sekiz temel grupta incelenebilir:
- Ön ayak ve parmak deformiteleri
- Ayak tabanı hastalıkları ve sinir sıkışmaları
- Tendon yaralanmaları ve tendon yetmezlikleri
- Ayak bileği bağ yaralanmaları ve kronik instabilite
- Kıkırdak lezyonları ve ayak bileği artroskopisi
- Spor yaralanmaları ve sindesmoz yaralanmaları
- İleri evre ayak bileği kireçlenmesi
- Diyabetik ayak ve Charcot ayağı
Cerrahi gerekip gerekmediği yalnızca röntgen veya MR görüntüsüne göre belirlenmez. Hastanın yakınmaları, muayene bulguları, deformitenin ilerleyici olup olmadığı ve ameliyatsız tedavilere verilen yanıt birlikte değerlendirilir.
1. Halluks Valgus ve Ön Ayak Deformiteleri
Halluks valgus nedir?
Halluks valgus, ayak başparmağının ikinci parmağa doğru yönelmesi ve birinci tarak kemiğinin iç tarafında belirgin bir çıkıntı oluşmasıdır. Halk arasında başparmak çıkıntısı veya bunyon olarak da bilinir.
Halluks valgus yalnızca kemiğin dışarı doğru büyümesi değildir. Birinci tarak kemiği ile başparmak arasındaki anatomik ilişkinin bozulması, eklem çevresindeki bağların ve tendonların dengesinin değişmesi sonucunda gelişir.
Halluks valgus oluşumunda genetik yatkınlık, ayak yapısı, düz tabanlık, bağ gevşekliği ve dar ayakkabı kullanımı etkili olabilir. Dar veya sivri uçlu ayakkabılar her zaman deformitenin tek nedeni değildir; ancak mevcut deformitenin ağrılı hale gelmesine ve ilerlemesine katkıda bulunabilir.
Halluks valgus hakkında daha ayrıntılı bilgi için Halluks Valgus ve Başparmak Çıkıntısı Bursa yazısı incelenebilir. Ayrıca American Academy of Orthopaedic Surgeons halluks valgus bilgilendirmesi hastalar için güvenilir bir dış kaynaktır.
Halluks valgus ameliyatı ne zaman gerekir?
Halluks valgus ameliyatı yalnızca görüntüdeki eğriliğin derecesine veya kozmetik kaygılara göre planlanmamalıdır. Ameliyat aşağıdaki durumlarda gündeme gelebilir:
- Günlük yaşamı etkileyen başparmak ağrısı
- Uygun ayakkabı kullanılmasına rağmen devam eden yakınmalar
- Yürüme güçlüğü
- İkinci parmakta şekil bozukluğu veya üst üste binme
- Ayak tabanında yük dağılımının bozulması
- İlerleyici deformite
Cerrahide yalnızca çıkıntının tıraşlanması çoğu hastada yeterli değildir. Deformitenin seviyesine ve şiddetine göre Chevron, Scarf veya benzeri osteotomiler; ileri deformitelerde ise Lapidus prosedürü uygulanabilir.
Uygun hastalarda perkütan veya minimal invaziv tekniklerden yararlanılabilir. Bununla birlikte “kapalı” veya “dikişsiz” olarak tanıtılan yöntemler her halluks valgus tipi için uygun değildir. Cerrahi teknik, basarak çekilen ayak grafileri ve deformitenin anatomik özellikleri değerlendirilerek seçilmelidir.
Halluks rijidus: Başparmak eklem kireçlenmesi
Halluks rijidus, ayak başparmağının kök eklemindeki kıkırdağın aşınması ve eklem hareketinin giderek azalmasıdır. Hastalar özellikle yürürken başparmağı yukarı doğru bükmekte zorlanır. Başparmak kökünde ağrı, şişlik ve sertlik gelişebilir.
Erken evrelerde ayakkabı düzenlemesi, sert tabanlık, aktivite değişikliği, ilaç tedavileri ve seçilmiş hastalarda enjeksiyonlar uygulanabilir. Eklem çevresindeki kemik çıkıntılarının hareketi engellediği erken evrelerde keilektomi düşünülebilir.
İleri kıkırdak kaybında başparmak eklem artrodezi, yani eklemin uygun pozisyonda dondurulması, ağrının azaltılması ve basma fonksiyonunun iyileştirilmesi amacıyla kullanılabilir. Beklenen sonuç ve hareket kaybı ameliyat öncesinde hastayla ayrıntılı olarak konuşulmalıdır.
Çekiç parmak, pençe parmak ve tokmak parmak
Küçük parmak deformiteleri; dar ayakkabı kullanımı, halluks valgus, kas-tendon dengesizliği veya nörolojik hastalıklarla ilişkili olabilir. Parmakların ayakkabıya sürtünmesi ağrılı nasırlara, yara oluşumuna ve ayakkabı kullanma güçlüğüne neden olabilir.
Esnek deformitelerde tendon gevşetme veya tendon transferi yeterli olabilir. Sertleşmiş deformitelerde eklem düzeltme işlemleri, geçici K-teli veya küçük implantlar kullanılabilir. Hangi yöntemin uygulanacağı deformitenin esnekliğine göre belirlenir.
2. Morton Nöroma, Tarsal Tünel ve Plantar Fasiit
Morton nöroma nedir?
Morton nöroma, çoğunlukla üçüncü ve dördüncü parmaklara giden ortak dijital sinirin tarak kemikleri arasında tahriş olması ve kalınlaşmasıdır.
Hastalar genellikle şu yakınmaları tarif eder:
- Ayak tarak bölümünde yanıcı ağrı
- Parmaklara yayılan elektriklenme
- Uyuşma veya karıncalanma
- Ayakkabının içinde taş varmış hissi
- Dar ayakkabıyla artan ağrı
Tedavide geniş burunlu ayakkabılar, metatarsal pedler, aktivite düzenlemesi ve seçilmiş hastalarda enjeksiyonlar kullanılabilir. Yakınmaların devam ettiği hastalarda sinirin serbestleştirilmesi veya hasarlı sinir bölümünün çıkarılması düşünülebilir.
Sinirin çıkarıldığı nörektomi ameliyatından sonra ilgili parmak aralığında kalıcı his azalması oluşabilir. Bu olasılık ameliyat öncesinde hastaya açıklanmalıdır. Sinirin yalnızca serbestleştirildiği ameliyatlarda ise sonuç ve his değişikliği farklı olabilir.
Tarsal tünel sendromu
Tarsal tünel sendromu, posterior tibial sinirin ayak bileğinin iç tarafındaki anatomik tünelde sıkışmasıdır. Ayak tabanına yayılan yanma, uyuşma, karıncalanma ve bazen gece artan ağrı görülebilir.
Tanıda fizik muayene önemlidir. Gerektiğinde sinir ileti çalışmaları, ultrason veya MR incelemesi kullanılabilir. Tedavi planı oluşturulmadan önce bel kaynaklı sinir basısı, diyabetik nöropati ve diğer sinir hastalıkları dışlanmalıdır.
Ayakkabı düzenlemesi, tabanlık, aktivite değişikliği, fizik tedavi ve seçilmiş hastalarda enjeksiyon uygulanabilir. Yapısal bası bulunan veya ameliyatsız tedavilere rağmen yakınmaları devam eden hastalarda tarsal tünel gevşetilmesi düşünülebilir.
Plantar fasiit ve topuk dikeni
Plantar fasiit, ayak tabanındaki plantar fasyanın topuk kemiğine tutunduğu bölgede gelişen zorlanma ve dejenerasyonla ilişkili bir topuk ağrısı nedenidir. Ağrı genellikle sabah ilk adımlarda veya uzun süre oturduktan sonra ayağa kalkıldığında belirgindir.
Röntgende topuk dikeni görülmesi her zaman ağrının dikenden kaynaklandığı anlamına gelmez. Topuk dikeni herhangi bir yakınması bulunmayan kişilerde de görülebilir. Tedavinin hedefi yalnızca röntgendeki çıkıntı değil, hastanın klinik yakınmasıdır.
Plantar fasiit tedavisinde şu yöntemler kullanılabilir:
- Plantar fasya ve baldır germe egzersizleri
- Uygun ayakkabı kullanımı
- Kişiye uygun tabanlık
- Aktivite ve yük düzenlemesi
- Kilo kontrolü
- Fizik tedavi
- Gece atelleri
- Seçilmiş hastalarda enjeksiyon veya şok dalga tedavisi
NHS plantar fasiit hasta bilgilendirmesinde de uygun ayakkabı, germe egzersizleri ve yük düzenlemesi temel tedavi yaklaşımları arasında gösterilmektedir.
Plantar fasiitte ameliyat gerekir mi?
Plantar fasiit hastalarının büyük bölümü ameliyatsız tedavilerle düzelir. Cerrahi ancak uzun süre uygulanan yapılandırılmış tedaviye rağmen günlük yaşamı önemli ölçüde etkileyen dirençli ağrılarda gündeme gelmelidir.
PRP veya kortizon enjeksiyonları seçilmiş hastalarda değerlendirilebilir. Bu uygulamaların yararı ve olası riskleri hastaya özel olarak ele alınmalıdır. Tekrarlayan kortizon enjeksiyonlarında plantar fasya hasarı gibi komplikasyonlar göz önünde bulundurulmalıdır.
3. Aşil Tendon Yırtığı ve Diğer Tendon Hastalıkları
Akut Aşil tendon yırtığı
Aşil tendonu, baldır kaslarını topuk kemiğine bağlayan ve yürüme, koşma, sıçrama ile parmak ucuna kalkma sırasında görev alan güçlü bir tendondur.
Aşil tendon yırtığı çoğunlukla ani hızlanma, yön değiştirme veya sıçrama sırasında meydana gelir. Hasta ayak bileğinin arkasında bir çarpma veya kopma hissi tarif edebilir. Tek ayak üzerinde parmak ucuna kalkmak zorlaşabilir. Thompson testi tanıda kullanılan önemli muayene yöntemlerinden biridir.
Aşil tendon yırtıkları hem ameliyatla hem de uygun hastalarda fonksiyonel rehabilitasyon protokolleriyle ameliyatsız olarak tedavi edilebilir. AAOS Aşil tendon yırtığı bilgilendirmesi tanı ve tedavi seçeneklerini ayrıntılı biçimde açıklamaktadır.
Aşil tendon yırtığında ameliyat şart mıdır?
Her Aşil tendon yırtığı ameliyat gerektirmez. Tedavi kararı şu faktörlere göre verilmelidir:
- Hastanın yaşı ve aktivite seviyesi
- Spor veya mesleki beklentisi
- Tendon uçları arasındaki mesafe
- Yırtığın yeri ve zamanı
- Diyabet, dolaşım bozukluğu veya sigara kullanımı
- Fonksiyonel rehabilitasyon programına uyum sağlayabilme durumu
Modern fonksiyonel rehabilitasyon protokolleri, uygun seçilmiş hastalarda başarılı sonuçlar sağlayabilir. Cerrahi tedavi yeniden kopma riskini bazı hasta gruplarında azaltabilir; ancak yara problemi, enfeksiyon veya sinir yaralanması gibi ameliyata özgü riskleri de bulunur.
Genç, aktif ve yüksek performans beklentisi bulunan hastalarda cerrahi daha sık değerlendirilebilir. Karar her hastada ayrı verilmelidir.
Kronik Aşil tendinopatisi ve Haglund deformitesi
Kronik Aşil tendinopatisinde tendon içerisinde kalınlaşma, dejenerasyon ve bazen kalsifikasyon gelişebilir. Haglund deformitesinde ise topuk kemiğinin arka-üst bölümündeki kemik çıkıntısı ayakkabı ve tendonla temas ederek ağrıya neden olabilir.
İlk tedavi genellikle aktivite düzenlemesi, uygun ayakkabı, egzersiz programları ve fizik tedavidir. Dirençli hastalarda ameliyatla kemik çıkıntısı düzeltilebilir ve hasarlı tendon dokusu temizlenebilir.
Tendonun önemli bir bölümünün işlevini kaybettiği ileri vakalarda Flexor Hallucis Longus, yani başparmak bükücü tendonundan destek alınabilir.
Erişkin düz tabanlık ve posterior tibial tendon yetmezliği
Günümüzde erişkin düz tabanlık için “ilerleyici çöken ayak deformitesi” tanımı da kullanılmaktadır. Ayak iç kavsinin çökmesi yalnızca posterior tibial tendonla sınırlı olmayıp bağları, topuk hizasını ve orta ayak eklemlerini de etkileyebilir.
Tedavi kararı şu özelliklere göre verilir:
- Deformitenin esnek veya sert olması
- Tek ayak üzerinde parmak ucuna kalkabilme
- Topuğun dışa kayma derecesi
- Ayak iç kavsindeki çökme
- Eşlik eden eklem kireçlenmesi
- Hastanın ağrısı ve yürüme kapasitesi
Erken evrelerde uygun ortez, ayakkabı düzenlemesi, egzersiz ve kilo kontrolü yararlı olabilir. İlerleyici ve ağrılı deformitelerde tendon transferleri, kalkaneal osteotomi ve farklı kemik düzeltme işlemleri birlikte uygulanabilir.
Peroneal tendon yırtığı ve çıkması
Peroneal tendonlar ayak bileğinin dış tarafından geçer ve ayağın dışa çevrilmesine katkı sağlar. Tekrarlayan ayak bileği burkulmalarından sonra tendonlarda yırtık veya oluk dışına çıkma gelişebilir.
Ayak bileğinin dış tarafında ağrı, şişlik ve hareket sırasında tıkırtı hissi görülebilir. Tedavide istirahat, breys ve rehabilitasyon uygulanabilir. Sürekli tendon çıkması, belirgin yırtık veya tedaviye dirençli ağrıda tendon onarımı ve tendon oluğunun düzenlenmesi gerekebilir.
4. Ayak Bileği Bağ Yaralanmaları ve Kronik İnstabilite
Ayak bileği burkulmalarında en sık dış taraftaki anterior talofibular bağ ve kalkaneofibular bağ etkilenir. İlk burkulmaların büyük bölümü cerrahi gerektirmeden iyileşebilir.
Bununla birlikte rehabilitasyonun tamamlanmaması, denge ve kas kontrolünün yeniden kazanılmaması tekrarlayan burkulmalara zemin hazırlayabilir. AAOS ayak bileği burkulması rehberinde de eksik rehabilitasyon kronik ayak bileği instabilitesinin önemli nedenleri arasında belirtilmektedir.
Kronik ayak bileği instabilitesi belirtileri
- Düz zeminde bile ayak bileğinin döneceği hissi
- Tekrarlayan burkulmalar
- Spor sırasında güvensizlik
- Ayak bileğinin dış tarafında devam eden ağrı
- Denge kaybı
- Şişlik atakları
Tedavinin ilk aşamasında propriosepsiyon ve denge egzersizleri, peroneal kasların güçlendirilmesi, hareket açıklığının yeniden kazanılması ve uygun breys kullanımı yer alır.
Broström-Gould ameliyatı
Yapılandırılmış rehabilitasyona rağmen instabilitesi devam eden hastalarda Broström-Gould bağ onarımı düşünülebilir. Bu işlemde gevşemiş dış yan bağlar anatomik tutunma bölgelerine yeniden sabitlenir.
Bazı hastalarda bağ onarımına ayak bileği artroskopisi de eklenebilir. Böylece eklem içerisindeki kıkırdak lezyonları, sıkışma dokuları veya serbest cisimler değerlendirilebilir.
Amaç yalnızca bağı dikmek değil; hastanın güvenli basmasını, yön değiştirmesini ve kontrollü biçimde spora dönmesini sağlamaktır.
5. Ayak Bileği Artroskopisi ve Kıkırdak Lezyonları
Ayak bileği artroskopisi, eklemin küçük girişlerden yerleştirilen kamera ve cerrahi aletlerle değerlendirilmesidir. Açık cerrahiye göre daha küçük kesiler kullanılır; ancak iyileşme süresi yapılan işlemin türüne göre değişir.
Artroskopik cerrahinin diğer kullanım alanları hakkında Spor Yaralanmaları ve Artroskopik Cerrahi sayfasından bilgi alınabilir.
Talus osteokondral lezyonu
Ayak bileğinin talus adı verilen kemiğinde kıkırdak ve kıkırdak altı kemiği birlikte etkileyen hasarlara osteokondral lezyon denir. Tekrarlayan burkulmalar veya travmalar sonrasında oluşabilir.
Belirtiler arasında şunlar bulunabilir:
- Derin ayak bileği ağrısı
- Aktivite sonrası şişlik
- Takılma veya kilitlenme
- Devam eden hareket kısıtlılığı
- Burkulma sonrasında geçmeyen ağrı
MR’da görülen her osteokondral lezyon ameliyat gerektirmez. Lezyonun büyüklüğü, derinliği, kistik yapısı, eklemdeki yeri ve hastanın yakınmaları birlikte değerlendirilmelidir.
Mikrokırık ve kıkırdak tedavileri
Küçük ve uygun lezyonlarda hasarlı kıkırdak temizlendikten sonra kıkırdak altı kemiğe küçük delikler açılabilir. Mikrokırık adı verilen bu işlem, kemik iliği elemanlarının hasarlı alana ulaşmasını ve kıkırdak benzeri fibrokıkırdak dokunun oluşmasını amaçlar.
Mikrokırık işlemi normal eklem kıkırdağını birebir yeniden oluşturmaz. Daha büyük, derin veya kistik lezyonlarda osteokondral greft, mozaikplasti veya diğer kıkırdak rekonstrüksiyon yöntemleri gerekebilir.
Ayak bileği MR’ında ödem veya kıkırdak hasarı görülen hastalar için Ayak Bileği Ödemi Tedavisi Bursa yazısında ek bilgiler bulunmaktadır.
Ayak bileği sıkışma sendromları
Tekrarlayan burkulmalar veya spor aktiviteleri sonrasında eklem önünde kalınlaşmış yumuşak dokular ya da kemik çıkıntıları gelişebilir.
Anterolateral sıkışmada ayak bileğinin ön-dış bölümünde ağrı görülür. Anterior kemik sıkışması özellikle futbol gibi tekrarlayan ayak bileği hareketlerinin bulunduğu sporlarda ortaya çıkabilir.
Uygun hastalarda kalınlaşmış dokular ve semptom oluşturan kemik çıkıntıları artroskopik olarak temizlenebilir. Ameliyatın başarısı eşlik eden kıkırdak hasarının derecesine ve hastanın rehabilitasyon sürecine bağlıdır.
6. Sindesmoz Yaralanması ve Yüksek Ayak Bileği Burkulması
Sindesmoz, tibia ile fibula kemiklerini ayak bileğinin hemen üzerinde bir arada tutan bağ kompleksidir. Ayağın sabit kaldığı ve bacağın dışa doğru döndüğü yaralanmalarda hasar görebilir.
Sindesmoz yaralanmalarında ağrı klasik dış yan bağ burkulmasına göre daha yukarıda hissedilebilir. İyileşme süreci standart ayak bileği burkulmalarına göre daha uzun olabilir.
Stabil yaralanmalar ameliyatsız tedavi edilebilir. Tibia ile fibula arasındaki ilişkinin bozulduğu instabil yaralanmalarda cerrahi tespit gerekebilir. Tespitte vida veya dinamik düğmeli sistemler kullanılabilir. Kullanılacak yöntem yaralanmanın özelliklerine ve eşlik eden kırıklara göre belirlenir.
7. Ayak Bileği Kireçlenmesi: Artrodez veya Protez
İleri ayak bileği kireçlenmesi; geçirilmiş kırıklar, tekrarlayan bağ yaralanmaları, romatizmal hastalıklar veya farklı eklem hastalıkları sonrasında gelişebilir.
Hastalar şu şikâyetlerle başvurabilir:
- Yürürken ayak bileği ağrısı
- Hareket kısıtlılığı
- Şişlik
- Ayakta şekil bozukluğu
- Günlük yürüme mesafesinin azalması
- Gece veya istirahat ağrısı
İlk aşamada aktivite düzenlemesi, uygun ayakkabı, ortez, ağrı kontrolü, fizik tedavi ve seçilmiş hastalarda enjeksiyonlar değerlendirilebilir.
Ayak bileği artrodezi
Ayak bileği artrodezinde aşınmış eklem yüzeyleri hazırlanır ve tibia ile talus kemikleri uygun pozisyonda birbirine kaynatılır.
Artrodez ileri kireçlenmeye bağlı ağrıyı önemli ölçüde azaltabilir; ancak ayak bileği eklemindeki hareket ortadan kalkar. Komşu eklemler hareketin bir bölümünü telafi edebilir. Uzun dönemde komşu eklemlere binen yükün artabileceği hastayla konuşulmalıdır.
Artrodez açık veya seçilmiş hastalarda artroskopik yöntemle yapılabilir.
Toplam ayak bileği protezi
Toplam ayak bileği protezinde hasarlı eklem yüzeyleri metal ve polietilen bileşenlerle değiştirilir. Amaç ağrıyı azaltırken ayak bileği hareketinin bir bölümünü korumaktır.
Ayak bileği protezi her hasta için uygun değildir. Hasta seçiminde şu faktörler önemlidir:
- Yaş ve aktivite düzeyi
- Kemik kalitesi
- Ayak bileği deformitesi
- Bağ stabilitesi
- Dolaşım ve sinir durumu
- Diyabet ve enfeksiyon riski
- Geçirilmiş ameliyatlar
- Uzun dönem revizyon olasılığı
Genç, ağır iş yapan veya yüksek aktivite beklentisi bulunan hastalarda artrodez daha güvenilir olabilir. Aktivite beklentisi kontrollü, kemik kalitesi yeterli ve uygun anatomik özelliklere sahip seçilmiş hastalarda ayak bileği protezi hareketi koruma avantajı sağlayabilir.
8. Diyabetik Ayak ve Charcot Ayağı
Diyabete bağlı sinir hasarı bulunan hastalar ayaktaki yara, bası noktası, kırık veya eklem hasarını geç fark edebilir. Bu nedenle diyabetik hastalarda düzenli ayak kontrolü önemlidir.
Charcot ayağı; nöropati nedeniyle kemik ve eklemlerde kırılma, çökme ve şekil bozukluğu gelişmesiyle ortaya çıkan ciddi bir durumdur. Ayakta kızarıklık, ısı artışı ve şişlik bulunabilir; buna rağmen ağrı beklenenden az olabilir.
Erken dönemde yükten koruma ve uygun immobilizasyon deformitenin ilerlemesini önlemek açısından önemlidir. Tedavi şunları içerebilir:
- Ayağın yükten korunması
- Total temas alçısı veya uygun ortez
- Yara bakımı
- Enfeksiyon kontrolü
- Bası noktalarının azaltılması
- Özel ayakkabı ve tabanlık
- Seçilmiş hastalarda rekonstrüktif cerrahi
Amaç yalnızca ayağın şeklini düzeltmek değildir. Temel hedef; yarasız, basılabilir, ayakkabı kullanılabilen ve ampütasyon riskinin azaltıldığı fonksiyonel bir ayak elde etmektir.
Hangi Ayak ve Ayak Bileği Şikâyetleri Geciktirilmemelidir?
Aşağıdaki durumlarda erken ortopedi değerlendirmesi gerekir:
- Travma sonrasında ayakta belirgin şekil bozukluğu
- Ayağın üzerine basamama
- Açık yara veya kemik görünmesi
- Ani gelişen Aşil tendon kopma hissi
- Ayakta dolaşım bozukluğu, soğukluk veya renk değişikliği
- İlerleyici uyuşma veya kas güçsüzlüğü
- Diyabetli hastada sıcak, kızarık ve şiş ayak
- İyileşmeyen ayak yarası
- Tekrarlayan ayak bileği burkulmaları
- Uzun süren şişlik ve kilitlenme
Ayak ve Ayak Bileği Muayenesinde Neler Değerlendirilir?
Bursa ayak ve ayak bileği cerrahisi değerlendirmesinde yalnızca ağrılı nokta incelenmemelidir. Muayene sırasında şu özellikler birlikte değerlendirilir:
- Hastanın yürüyüşü
- Ayak kavisinin yapısı
- Topuk ve ön ayak hizası
- Basma sırasında yük dağılımı
- Eklem hareket açıklığı
- Bağ stabilitesi
- Tendon gücü
- Sinir ve dolaşım muayenesi
- Tek ayak üzerinde durma ve parmak ucuna kalkma
- Ayakkabı aşınma biçimi
Gerekli durumlarda ayakta basarak çekilen röntgenler, ultrason, bilgisayarlı tomografi veya MR kullanılabilir. Cerrahi planlama yapılacaksa yük altında çekilen grafiler çoğu deformitede önemli bilgiler sağlar.
Ayak ve Ayak Bileği Cerrahisinde Klinik Yaklaşımım
Cerrahi kararını yalnızca MR veya röntgen sonucuna göre vermiyorum. Görüntüleme bulgularının hastanın ağrısıyla, muayene bulgularıyla ve fonksiyon kaybıyla uyumlu olması gerekir.
Tedavi planında şu sorulara yanıt arıyorum:
- Hastanın asıl şikâyeti nedir?
- Ağrının kaynağı kemik, eklem, tendon, bağ veya sinir midir?
- Deformite esnek mi, sert mi?
- Ameliyatsız tedaviler yeterli süre ve doğru biçimde uygulanmış mı?
- Hastanın günlük yaşam ve spor beklentisi nedir?
- Daha sınırlı bir işlemle eklem korunabilir mi?
- Cerrahi sonrasında uygulanacak rehabilitasyon programına uyum sağlanabilir mi?
Amacım yalnızca röntgen görüntüsünü düzeltmek değil; ağrıyı azaltmak, güvenli basmayı sağlamak ve hastanın günlük yaşam kapasitesini artırmaktır. Aynı tanıya sahip iki hastada farklı tedavi yöntemleri gerekebilir.
Sık Sorulan Sorular
Halluks valgus ameliyatından sonra ne zaman yürüyebilirim?
Yük verme zamanı uygulanan kemik düzeltme yöntemine, kullanılan tespit materyaline ve hastanın kemik kalitesine göre değişir. Birçok hastada özel ameliyat sonrası ayakkabıyla erken dönemde kontrollü yük vermeye izin verilebilir. Ancak her hasta ameliyatın ertesi günü koltuk değneksiz yürümeye uygun değildir.
Normal ayakkabıya geçiş çoğunlukla kemik iyileşmesine göre belirlenir ve yaklaşık altı hafta veya daha uzun sürebilir. Şişlik birkaç ay devam edebilir.
Aşil tendon yırtığında ameliyat olmak zorunlu mudur?
Hayır. Uygun seçilmiş hastalarda fonksiyonel bot ve erken kontrollü hareket içeren ameliyatsız tedavi uygulanabilir. Cerrahi kararında hastanın aktivitesi, tendon uçlarının durumu, yaralanmanın zamanı ve ameliyata bağlı riskler birlikte değerlendirilir.
Morton nöroma ameliyatından sonra uyuşukluk olur mu?
Sinirin çıkarıldığı nörektomi ameliyatından sonra ilgili parmak aralığında kalıcı his azalması oluşabilir. Yalnızca sinir gevşetmesi yapılan işlemlerde sonuç farklı olabilir. Ayrıca devam eden ağrı veya güdük nöroma gelişmesi gibi olasılıklar ameliyat öncesinde konuşulmalıdır.
Broström-Gould ameliyatından sonra spora ne zaman dönülür?
Spora dönüş zamanı uygulanan işleme, eşlik eden kıkırdak veya tendon hastalığına ve rehabilitasyon sürecine göre değişir. Düz koşuya dönüş çoğunlukla birkaç ay içerisinde başlar. Ani yön değiştirme içeren futbol ve basketbol gibi sporlara tam dönüş genellikle dört ila altı ayı bulabilir.
Ayak bileği artroskopisinden sonra hemen basılır mı?
Bu durum artroskopi sırasında yapılan işleme bağlıdır. Yalnızca yumuşak doku temizliği yapılan hastalarda erken yük vermeye izin verilebilir. Mikrokırık veya kıkırdak onarımı yapılan hastalarda ise onarılan bölgeyi korumak amacıyla birkaç hafta yük kısıtlaması gerekebilir.
Ayak bileği protezi mi, eklem dondurma mı daha iyidir?
Her iki yöntemin de avantajları ve sınırlılıkları vardır. Artrodez daha dayanıklı bir çözüm olabilir ancak eklem hareketini ortadan kaldırır. Protez hareketin bir bölümünü koruyabilir fakat implant aşınması ve ileride revizyon ameliyatı gerekmesi gibi riskleri bulunur. Karar hastanın yaşı, aktivitesi, kemik kalitesi ve ayak bileği anatomisine göre verilmelidir.
Sonuç
Bursa ayak ve ayak bileği cerrahisi; halluks valgus, parmak deformiteleri, Aşil tendon yırtığı, düz tabanlık, sinir sıkışmaları, kronik ayak bileği instabilitesi, kıkırdak hasarı ve ayak bileği kireçlenmesi gibi çok farklı hastalıkları kapsar.
Başarılı bir tedavinin ilk adımı, ağrının gerçek kaynağının belirlenmesidir. Her deformite ameliyat gerektirmediği gibi, her ameliyatta da aynı cerrahi yöntem kullanılmaz. Tedavi; hastanın muayenesi, basarak çekilen grafileri, gerekli görüntüleme yöntemleri, günlük yaşam beklentisi ve rehabilitasyon kapasitesi birlikte değerlendirilerek kişiye özel planlanmalıdır.
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır. Tanı ve tedavi planı için hastanın doğrudan muayene edilmesi gerekir.
