Diz çevresinde ortaya çıkan her ağrı veya şişlik tümör anlamına gelmez. Menisküs yırtığı, kireçlenme, bağ yaralanması, eklem sıvısındaki artış, Baker kisti ve enfeksiyon gibi daha sık görülen hastalıklar da benzer belirtilere neden olabilir.
Bununla birlikte diz çevresinde giderek büyüyen bir kitle, geçmeyen kemik ağrısı, gece uykudan uyandıran ağrı veya hafif bir travmayla oluşan kırık mutlaka değerlendirilmelidir.
Diz çevresi; uyluk kemiğinin alt ucu, kaval kemiğinin üst ucu, diz kapağı ve bunların çevresindeki kas, yağ, damar, sinir ve bağ dokularından oluşur. Bu dokuların her birinden iyi huylu veya kötü huylu tümör gelişebilir.
Diz çevresi aynı zamanda osteosarkom ve dev hücreli kemik tümörü gibi bazı önemli kemik tümörlerinin sık görüldüğü bölgelerden biridir. Erken ve doğru değerlendirme, yalnızca tanının zamanında konulmasını değil, mümkün olan hastalarda diz ekleminin ve bacağın korunmasını da sağlar.
Diz Tümörü Nedir?
Diz tümörü, diz eklemini oluşturan kemiklerden veya eklemin çevresindeki yumuşak dokulardan kaynaklanan anormal doku büyümesidir.
Diz çevresindeki tümörler şu yapılardan gelişebilir:
- Uyluk kemiğinin diz eklemine yakın alt bölümü
- Kaval kemiğinin diz eklemine yakın üst bölümü
- Baldır kemiğinin üst bölümü
- Diz kapağı
- Kas dokusu
- Yağ dokusu
- Tendon ve bağlar
- Sinirler
- Kan damarları
- Eklem çevresindeki diğer bağ dokuları
Bu nedenle dizde tespit edilen her kitle aynı hastalığı ifade etmez. Tedavi planı, kitlenin hangi dokudan kaynaklandığına ve biyolojik davranışına göre belirlenir.
Dizde Her Şişlik Tümör müdür?
Hayır. Diz çevresindeki şişliklerin büyük bölümü tümör dışındaki nedenlerden kaynaklanır.
Tümörle karışabilecek başlıca durumlar şunlardır:
- Baker kisti
- Menisküs kisti
- Ganglion kisti
- Eklem sıvısında artış
- Bursit
- Travma sonrası kanama
- Kas içi hematom
- Enfeksiyon ve apse
- Romatizmal eklem hastalıkları
- Diz kireçlenmesi
- Kemik çıkıntıları
- Varis ve damar genişlemeleri
Ancak bir kitlenin yalnızca görünümüne veya elle muayenesine bakılarak kesin olarak iyi huylu olduğu söylenemez.
Özellikle giderek büyüyen, sert, derin yerleşimli veya ağrısız olmasına rağmen kalıcı olan kitleler görüntüleme yöntemleriyle değerlendirilmelidir.
Diz Tümörlerinin Belirtileri Nelerdir?
Belirtiler, tümörün kemikten veya yumuşak dokudan kaynaklanmasına göre değişebilir.
Geçmeyen Diz Ağrısı
Kemik tümörlerinde ağrı önemli belirtilerden biridir.
Tümöre bağlı olabilecek ağrı:
- Başlangıçta hareketle ortaya çıkabilir.
- Zamanla istirahatte de devam edebilir.
- Gece uykudan uyandırabilir.
- Günler veya haftalar içinde giderek artabilir.
- Ağrı kesicilere rağmen tekrarlayabilir.
- Belirgin bir yaralanma olmadan başlayabilir.
Gece ağrısı tek başına kanser belirtisi değildir. Ancak açıklanamayan ve giderek artan ağrı araştırılmalıdır.
Diz Çevresinde Şişlik veya Kitle
Diz çevresinde fark edilen kitle:
- Yavaş veya hızlı büyüyebilir.
- Ağrılı ya da ağrısız olabilir.
- Sert veya yumuşak hissedilebilir.
- Cilt altında hareketli olabilir.
- Kasların derininde sabit hissedilebilir.
Kötü huylu yumuşak doku tümörleri başlangıçta ağrısız olabilir. Bu nedenle “ağrımıyor, önemli değildir” düşüncesi doğru değildir.
Hareket Kısıtlılığı
Tümör ekleme yakınsa dizin bükülmesini veya açılmasını engelleyebilir.
Hastada:
- Dizi tam bükememe
- Dizi tam düzeltememe
- Merdiven çıkarken zorlanma
- Çömelme güçlüğü
- Yürüme mesafesinde azalma
- Dizde sertlik
görülebilir.
Topallama
Özellikle çocuklarda ve gençlerde açıklanamayan topallama önemli olabilir.
Çocuk:
- Bir bacağının üzerine basmak istemeyebilir.
- Spor yapmayı bırakabilir.
- Koşarken zorlanabilir.
- Gece diz ağrısından yakınabilir.
- Diz çevresinde şişlik geliştirebilir.
Çocukluk dönemindeki diz ağrılarının çoğu tümör değildir. Ancak tek taraflı, giderek artan ve şişlikle birlikte olan ağrı “büyüme ağrısı” olarak kabul edilmemelidir.
Hafif Travmayla Kırık
Kemik tümörü kemiğin taşıma gücünü azaltabilir. Normalde kırık oluşturmayacak hafif bir düşme veya hareket sonucunda kırık gelişebilir.
Bu duruma patolojik kırık denir.
Patolojik kırıkta yalnızca kırığın sabitlenmesi yeterli olmayabilir. Öncelikle kemiği zayıflatan lezyonun ne olduğunun belirlenmesi gerekir.
Cilt Değişiklikleri
Büyük ve yüzeye yakın tümörlerde:
- Ciltte gerilme
- Damarların belirginleşmesi
- Renk değişikliği
- Isı artışı
- Yara açılması
- Kanama
görülebilir.
Sinir ve Damar Basısı
Diz arkasına veya yan taraflarına yerleşen bir kitle damar ve sinirlere baskı yapabilir.
Bunun sonucunda:
- Bacakta uyuşma
- Karıncalanma
- Ayakta güçsüzlük
- Ayak bileğini yukarı kaldıramama
- Bacakta şişlik
- Dolaşım bozukluğu
- Ayakta renk değişikliği
ortaya çıkabilir.
Hangi Diz Kitleleri Daha Dikkatli İncelenmelidir?
Aşağıdaki özelliklerden biri varsa değerlendirme geciktirilmemelidir:
- Kitlenin giderek büyümesi
- Belirgin bir travma olmadan ortaya çıkması
- Kasların derininde yerleşmesi
- Sert ve hareketsiz olması
- Gece ağrısına neden olması
- Daha önce çıkarıldıktan sonra yeniden oluşması
- Diz hareketlerini kısıtlaması
- Uyuşma veya güç kaybı oluşturması
- Çocuk veya genç hastada kemik şişliği bulunması
- Röntgen veya MR raporunda tümörden şüphelenilmesi
Kitlenin küçük olması kötü huylu olmadığını kesin olarak göstermez. Benzer şekilde büyük bir kitle de iyi huylu olabilir.
Diz Çevresinde En Sık Görülen İyi Huylu Kemik Tümörleri
Osteokondrom
Osteokondrom, kemik yüzeyinden dışarıya doğru gelişen ve üzerinde kıkırdak başlık bulunan iyi huylu kemik tümörüdür.
Genellikle çocuklarda ve gençlerde görülür. Diz çevresi, osteokondromların sık görüldüğü bölgeler arasındadır.
Kitle çoğunlukla:
- Uyluk kemiğinin alt kısmında
- Kaval kemiğinin üst kısmında
- Diz çevresinde sert bir çıkıntı şeklinde
fark edilir.
Her osteokondrom ameliyat edilmez.
Aşağıdaki durumlarda cerrahi düşünülebilir:
- Ağrı oluşturması
- Kas veya tendona sürtünmesi
- Sinir veya damara baskı yapması
- Diz hareketlerini kısıtlaması
- Şekil bozukluğu oluşturması
- Büyüme tamamlandıktan sonra büyümeye devam etmesi
- Kıkırdak başlığında şüpheli değişiklik görülmesi
Osteokondrom çıkarılırken yalnızca görünen kemik çıkıntısının değil, tümörün tabanının ve kıkırdak başlığının uygun şekilde uzaklaştırılması gerekir.
Nonossifiye Fibrom
Nonossifiye fibrom çocuklarda sık görülen iyi huylu kemik lezyonlarından biridir.
Çoğunlukla tesadüfen çekilen röntgende fark edilir ve zamanla kendiliğinden küçülebilir.
Ancak lezyon kemiğin büyük bölümünü kaplıyorsa:
- Kemikte zayıflama
- Ağrı
- Patolojik kırık riski
oluşabilir.
Küçük ve şikâyet oluşturmayan lezyonlar takip edilebilir. Büyük ve kırık riski taşıyan lezyonlarda cerrahi tedavi değerlendirilebilir.
Anevrizmal Kemik Kisti
Anevrizmal kemik kisti iyi huylu olmasına rağmen hızlı ve agresif büyüyebilir.
Kemikte:
- Genişleme
- İncelme
- Ağrı
- Şişlik
- Patolojik kırık
oluşturabilir.
Tedavi seçenekleri arasında:
- Küretaj
- Yüksek hızlı burr ile temizleme
- Kemik grefti
- Kemik çimentosu
- Lokal yardımcı uygulamalar
- Seçilmiş hastalarda farklı enjeksiyon veya girişimsel yöntemler
bulunabilir.
Kondroblastom
Kondroblastom çoğunlukla ergenlerde ve genç erişkinlerde, uzun kemiklerin ekleme yakın uçlarında gelişir.
Diz çevresinde:
- Eklem ağrısı
- Şişlik
- Hareket kısıtlılığı
- Eklem içinde sıvı artışı
oluşturabilir.
Ekleme çok yakın yerleştiği için ameliyat sırasında eklem kıkırdağının korunması önemlidir.
Dev Hücreli Kemik Tümörü
Dev hücreli kemik tümörü çoğunlukla iyi huylu olarak sınıflandırılır; ancak bulunduğu kemiği agresif şekilde tahrip edebilir ve tedaviden sonra tekrarlayabilir.
Genellikle büyüme plakları kapanmış genç ve orta yaşlı erişkinlerde görülür.
Diz çevresi, dev hücreli kemik tümörünün en sık görüldüğü bölgelerden biridir.
Tümör çoğunlukla:
- Uyluk kemiğinin diz eklemine yakın alt ucunda
- Kaval kemiğinin diz eklemine yakın üst ucunda
yerleşir.
Belirtiler şunlardır:
- Giderek artan diz ağrısı
- Şişlik
- Hareket kısıtlılığı
- Kemiğin incelmesi
- Patolojik kırık
Tanının doğrulanması için biyopsi gerekebilir.
Dev Hücreli Tümör Nasıl Tedavi Edilir?
Tedavi tümörün büyüklüğüne, eklem kıkırdağına yakınlığına ve kemiği ne kadar tahrip ettiğine göre belirlenir.
Uygulanabilecek yöntemler şunlardır:
- Tümörün küretajla temizlenmesi
- Yüksek hızlı burr kullanılması
- Lokal yardımcı maddeler uygulanması
- Oluşan boşluğun kemik çimentosuyla doldurulması
- Kemik grefti kullanılması
- Kemiğin plak ve vidalarla güçlendirilmesi
- Çok ileri vakalarda geniş rezeksiyon
- Gerekirse tümör protezi
Dev hücreli tümörde amaç yalnızca tümörü çıkarmak değildir. Diz eklem yüzünün korunması, kemiğin yeniden güçlendirilmesi ve tekrarlama riskinin azaltılması da önemlidir.
Diz Çevresinde Görülen Kötü Huylu Kemik Tümörleri
Osteosarkom
Osteosarkom, kemik üreten hücrelerden kaynaklanan kötü huylu bir kemik tümörüdür.
Daha çok çocuklar, ergenler ve genç erişkinlerde görülür. Ancak daha ileri yaşlarda da ortaya çıkabilir.
Osteosarkomun en sık yerleştiği bölgelerden biri diz çevresidir.
Tümör çoğunlukla:
- Uyluk kemiğinin diz üstündeki alt bölümünde
- Kaval kemiğinin diz altındaki üst bölümünde
gelişir.
Osteosarkom belirtileri şunlar olabilir:
- Giderek artan kemik ağrısı
- Diz çevresinde şişlik
- Topallama
- Gece ağrısı
- Hareket kısıtlılığı
- Hafif travmayla kırık
Osteosarkom tedavisi çoğunlukla kemoterapi ve cerrahinin birlikte planlanmasını gerektirir. Tanı için kalın iğne veya açık biyopsi kullanılabilir; biyopsi hattının sonraki uzuv koruyucu ameliyata göre planlanması kritik önem taşır.
Ewing Sarkomu
Ewing sarkomu çoğunlukla çocuk ve gençlerde görülen kötü huylu bir tümördür.
Kemik veya çevresindeki yumuşak dokudan kaynaklanabilir.
Belirtiler arasında:
- Ağrı
- Şişlik
- Topallama
- Ateş
- Halsizlik
- Kilo kaybı
bulunabilir.
Ewing sarkomu bazen kemik enfeksiyonuyla karıştırılabilir. Kesin tanı için biyopsi gerekir.
Tedavi çoğunlukla çoklu ilaç kemoterapisi ile birlikte cerrahi, radyoterapi veya her ikisinin kullanıldığı bir plan içerir.
Kondrosarkom
Kondrosarkom, kıkırdak üreten hücrelerden kaynaklanan kötü huylu kemik tümörüdür.
Daha çok erişkinlerde görülür. Diz çevresinde osteosarkom kadar sık olmamakla birlikte uyluk kemiği ve kaval kemiğinde gelişebilir.
Belirtiler:
- Sürekli ağrı
- Kemiğin kalınlaşması
- Şişlik
- Hareket kısıtlılığı
şeklinde olabilir.
Kondrosarkom şüphesinde kesin tanı için planlı biyopsi gerekebilir. Biyopsi açık veya kalın iğne yöntemiyle yapılabilir.
Birçok klasik kondrosarkom türünde temel tedavi, tümörün güvenli cerrahi sınırlarla çıkarılmasıdır.
Kemiğe Yayılmış Kanserler
Diz çevresindeki kötü huylu kemik lezyonlarının tamamı kemikte başlayan kanserler değildir.
Başka organlarda başlayan kanserler kemiğe yayılabilir. Buna kemik metastazı denir.
Metastazlar:
- Şiddetli ağrıya
- Kemiğin zayıflamasına
- Patolojik kırığa
- Yürüme kaybına
neden olabilir.
Özellikle uyluk kemiğinin alt bölümünde büyük bir lezyon varsa kırık oluşmadan koruyucu cerrahi uygulanması değerlendirilebilir.
Diz Çevresindeki Yumuşak Doku Tümörleri
Diz çevresindeki yumuşak doku kitleleri kas, yağ, sinir, damar ve bağ dokularından kaynaklanabilir.
Lipom
Lipom, yağ dokusundan kaynaklanan iyi huylu bir kitledir.
Çoğunlukla:
- Yumuşak
- Yavaş büyüyen
- Cilt altında hareketli
- Ağrısız
bir yapıdadır.
Ancak her yağ içerikli kitle basit bir yağ bezesi değildir.
Özellikle kas içinde bulunan, büyümeye devam eden, ağrı oluşturan veya MR’da düzensiz özellikler gösteren kitlelerin ayrıntılı değerlendirilmesi gerekir.
Sinir Kılıfı Tümörleri
Schwannom ve nörofibrom gibi tümörler diz çevresindeki sinirlerden kaynaklanabilir.
Sinir üzerine bası oluştuğunda:
- Elektriklenme
- Uyuşma
- Karıncalanma
- Dokunmakla yayılan ağrı
- Kas güçsüzlüğü
görülebilir.
Diz arkasında bulunan peroneal ve tibial sinirlere yakın tümörlerde cerrahi planlama özellikle dikkatli yapılmalıdır.
Damar Kökenli Tümörler
Damar yapılarından kaynaklanan lezyonlar diz çevresinde ağrı, şişlik ve renk değişikliğine neden olabilir.
Bazı hastalarda ağrı:
- Uzun süre ayakta kalınca
- Egzersiz sonrasında
- Bacağın aşağıda tutulmasıyla
artabilir.
Damar kökenli bir lezyonda biyopsi veya cerrahi öncesinde damar yapısının görüntülenmesi önemlidir.
Sinovyal Sarkom
Sinovyal sarkom, adına rağmen her zaman eklem zarından gelişmez. Genellikle eklem çevresindeki derin yumuşak dokularda ortaya çıkar.
Diz ve ayak bileği çevresi sık görüldüğü bölgeler arasındadır.
Çoğunlukla genç erişkinlerde görülür ve başlangıçta:
- Yavaş büyüyen kitle
- Ağrı
- Hareket kısıtlılığı
- Tekrarlayan şişlik
oluşturabilir.
Bazen yıllarca küçük kaldığı için iyi huylu bir kitleyle karıştırılabilir.
Diğer Yumuşak Doku Sarkomları
Diz çevresinde görülebilecek diğer kötü huylu yumuşak doku tümörleri şunlardır:
- Liposarkom
- Pleomorfik sarkom
- Miksöfibrosarkom
- Leiomyosarkom
- Rabdomyosarkom
- Malign periferik sinir kılıfı tümörü
Yumuşak doku sarkomlarının tedavisi tümörün derecesine ve evresine göre cerrahi, radyoterapi ve bazı hastalarda kemoterapinin farklı kombinasyonlarından oluşabilir.
Baker Kisti ile Tümör Nasıl Ayırt Edilir?
Baker kisti, diz arkasında sıvı birikmesi sonucunda oluşan sık görülen bir şişliktir.
Genellikle:
- Menisküs yırtığı
- Diz kireçlenmesi
- Romatizmal hastalıklar
- Eklem sıvısında artış
nedeniyle gelişir.
Baker kisti çoğunlukla iyi huyludur. Ancak diz arkasındaki her kitle Baker kisti kabul edilmemelidir.
Aşağıdaki durumlarda MR gerekebilir:
- Kitlenin sert olması
- Hızla büyümesi
- Beklenenden farklı yerde bulunması
- Gece ağrısı oluşturması
- Damar veya sinire baskı yapması
- Ultrason bulgularının tipik olmaması
Çocuklarda Diz Çevresi Tümör Belirtileri
Çocuklarda diz ağrısı sık görülür ve çoğu zaman spor yaralanması veya büyümeye bağlıdır.
Ancak şu belirtiler araştırılmalıdır:
- Tek dizde sürekli ağrı
- Gece uykudan uyandıran ağrı
- Diz çevresinde belirgin şişlik
- Giderek artan topallama
- Çocuğun oyun ve spordan uzaklaşması
- Hafif travmayla kırık
- Ağrıya ateş veya kilo kaybının eşlik etmesi
- Ağrının haftalar içinde giderek artması
Büyüme ağrısı çoğunlukla her iki bacakta hissedilir, şişlik oluşturmaz ve gündüz belirgin hareket kaybına neden olmaz.
Tek taraflı şişlik ve topallama büyüme ağrısı olarak değerlendirilmemelidir.
Diz Tümörünün Tanısı Nasıl Konulur?
Tanı süreci belirli bir sıra içinde yürütülmelidir:
- Hastanın şikâyetleri dinlenir.
- Diz ve bacak muayene edilir.
- Uygun röntgenler çekilir.
- Gerekirse MR veya BT yapılır.
- Tümör şüphesi varsa yayılım incelemeleri planlanır.
- Biyopsi yolu belirlenir.
- Patolojik tanı konulur.
- Tedavi planı hazırlanır.
Tümör şüphesi bulunan bir kitlede ilk işlem doğrudan ameliyatla kitlenin çıkarılması olmamalıdır.
Fizik Muayenede Nelere Bakılır?
Muayenede:
- Kitlenin yeri
- Büyüklüğü
- Sertliği
- Hareketli olup olmadığı
- Ciltle ilişkisi
- Kasın altında veya üstünde bulunması
- Diz hareketleri
- Damar dolaşımı
- Sinir fonksiyonları
- Topallama
- Kas gücü
değerlendirilir.
Her tümör elle hissedilemeyebilir. Kemik iliği içinde yerleşen bazı tümörler dışarıdan şişlik oluşturmadan ağrıya neden olabilir.
Röntgen
Kemik tümörü şüphesinde ilk görüntüleme yöntemi çoğunlukla röntgendir.
Röntgen ile:
- Tümörün kemikteki yeri
- Kemikte yıkım veya yeni kemik oluşumu
- Kemiğin dış tabakasındaki incelme
- Tümörün büyüme hızı hakkında ipuçları
- Patolojik kırık
- Eklem yüzüyle ilişkisi
değerlendirilebilir.
İyi huylu ve kötü huylu kemik tümörlerinin bazı tipik röntgen özellikleri bulunur. Ancak kesin tanı her zaman yalnızca röntgenle konulamaz.
MR İncelemesi
MR, diz çevresindeki kemik ve yumuşak doku tümörlerinin değerlendirilmesinde en önemli görüntüleme yöntemlerinden biridir.
MR ile:
- Tümörün gerçek boyutu
- Kemik içindeki uzanımı
- Kaslarla ilişkisi
- Diz eklemine yakınlığı
- Sinir ve damarlarla ilişkisi
- Çevresindeki ödem
- Eklem kıkırdağının durumu
- Cerrahi sınırlar
değerlendirilebilir.
Şüpheli bir tümörde biyopsiden önce uygun MR görüntülerinin alınması önemlidir. Biyopsi sonrası oluşan kanama ve ödem, tümörün gerçek sınırlarının değerlendirilmesini zorlaştırabilir.
Bilgisayarlı Tomografi
BT, özellikle kemik yapısının ve tümör içindeki kireçlenmelerin ayrıntılı değerlendirilmesinde kullanılabilir.
Kötü huylu kemik veya yumuşak doku tümörü şüphesinde akciğer yayılımını araştırmak amacıyla göğüs BT incelemesi de istenebilir.
Ultrasonografi
Yüzeyel kitlelerde ultrasonografi ile:
- Kitlenin katı veya sıvı olması
- Derinliği
- Kanlanması
- Damarlarla ilişkisi
- Kist olup olmadığı
değerlendirilebilir.
Ultrasonografi, gerektiğinde biyopsinin görüntüleme eşliğinde yapılmasına da yardımcı olabilir.
PET-BT ve Kemik Sintigrafisi
Kötü huylu tümörlerde hastalığın başka kemiklere veya organlara yayılıp yayılmadığını değerlendirmek için seçilmiş hastalarda PET-BT ya da kemik sintigrafisi kullanılabilir.
Her hastada bütün taramaların yapılması gerekmez. İncelemeler şüphelenilen tümör tipine göre planlanır.
Biyopsi Nedir?
Biyopsi, tümörden doku örneği alınarak patoloji laboratuvarında incelenmesidir.
Kesin tanı için en sık kullanılan yöntemlerden biri kalın iğne biyopsisidir. İşlem ultrason, BT veya MR görüntülemesi rehberliğinde yapılabilir.
Biyopsi yöntemleri şunlardır:
- Kalın iğne biyopsisi
- İnce iğne aspirasyonu
- Açık insizyonel biyopsi
- Küçük kitlenin tamamının çıkarıldığı eksizyonel biyopsi
Hangi yöntemin kullanılacağı kitlenin yerine, boyutuna ve şüphelenilen hastalığa göre belirlenir.
Diz Tümöründe Biyopsi Neden Çok Önemlidir?
Biyopsi yalnızca küçük bir doku alma işlemi gibi görülmemelidir. Tümör cerrahisinin ilk aşaması olarak kabul edilmelidir.
Biyopsi giriş yolu:
- Sonraki ameliyatta tümörle birlikte çıkarılabilecek şekilde seçilmelidir.
- Diz ekleminin içine girmemelidir.
- Ana sinir ve damarları kirletmemelidir.
- Sağlam kas bölmelerine gereksiz geçiş yapmamalıdır.
- Uzuv koruyucu cerrahiyi zorlaştırmamalıdır.
Yanlış yerden yapılan biyopsi, tümör hücrelerinin daha geniş bir alana taşınmasına ve sonraki ameliyatta daha fazla sağlıklı dokunun çıkarılmasına neden olabilir.
Özellikle çocukluk çağı sarkomlarında da MR’ın biyopsiden önce alınması ve mümkünse biyopsi ile kesin ameliyatın aynı cerrahi plan doğrultusunda yürütülmesi önerilmektedir.
Dizdeki Kitle Biyopsi Yapılmadan Çıkarılmalı mıdır?
Her kitle doğrudan çıkarılmamalıdır.
Küçük, yüzeyel ve iyi huylu özellikler taşıyan bazı kitleler doğrudan çıkarılabilir. Ancak:
- Derin yerleşimli
- Büyümeye devam eden
- Sert
- Ağrılı
- Tekrarlayan
- MR’da şüpheli görülen
bir kitlede önce görüntüleme ve planlı biyopsi gerekebilir.
“Çıkaralım, patoloji sonucuna sonra bakarız” yaklaşımı kötü huylu tümör olasılığı bulunan kitlelerde ciddi sorunlara yol açabilir.
Plansız Tümör Ameliyatı Nedir?
Bir kitlenin tümör olabileceği düşünülmeden, gerekli görüntüleme ve biyopsi yapılmadan çıkarılmasına plansız tümör ameliyatı denebilir.
Plansız çıkarma sonrasında:
- Tümör hücreleri çevre dokulara yayılabilir.
- Ameliyat sahası kirlenebilir.
- Daha geniş ikinci ameliyat gerekebilir.
- Daha fazla kas veya cilt çıkarılması gerekebilir.
- Radyoterapi ihtimali artabilir.
- Uzuv koruyucu cerrahi zorlaşabilir.
Daha önce başka bir merkezde kitle çıkarılmışsa patoloji preparatları, ameliyat raporu ve eski MR görüntüleri birlikte değerlendirilmelidir.
Diz Tümörlerinin Tedavisi Nasıl Belirlenir?
Tedavi şu özelliklere göre planlanır:
- Tümörün iyi veya kötü huylu olması
- Kemik veya yumuşak dokudan kaynaklanması
- Patolojik alt tipi
- Tümörün derecesi
- Boyutu
- Diz eklemine yakınlığı
- Sinir ve damarlarla ilişkisi
- Başka organlara yayılması
- Hastanın yaşı
- Kırık riski
- Diz fonksiyonunun korunabilmesi
Gerekli durumlarda hasta:
- Ortopedik onkoloji
- Medikal onkoloji
- Radyasyon onkolojisi
- Patoloji
- Radyoloji
- Plastik ve rekonstrüktif cerrahi
- Damar cerrahisi
uzmanlarından oluşan bir ekip tarafından değerlendirilir.
İyi Huylu Diz Tümörlerinde Takip
Her iyi huylu tümör ameliyat edilmez.
Aşağıdaki lezyonlar seçilmiş hastalarda takip edilebilir:
- Küçük lezyonlar
- Ağrı oluşturmayan tümörler
- Büyüme göstermeyen lezyonlar
- Kırık riski oluşturmayan tümörler
- Görüntüleme özellikleri iyi huylu olan lezyonlar
Takip sırasında:
- Muayene
- Kontrol röntgenleri
- Gerektiğinde MR
kullanılabilir.
Tümörün büyümesi veya ağrının ortaya çıkması durumunda tedavi yeniden değerlendirilir.
İyi Huylu Diz Tümörleri Ne Zaman Ameliyat Edilir?
Aşağıdaki durumlarda ameliyat düşünülebilir:
- Sürekli ağrı
- Tümörün büyümesi
- Patolojik kırık riski
- Diz hareketlerinin kısıtlanması
- Sinir veya damar basısı
- Şekil bozukluğu
- Tanıda belirsizlik
- Kötü huylu dönüşüm şüphesi
- Daha önce oluşmuş patolojik kırık
- Tümörün eklem kıkırdağını tehdit etmesi
Cerrahi yöntem tümörün türüne göre belirlenir.
Küretaj Ameliyatı Nasıl Yapılır?
Küretaj, tümörün kemiğin içinden temizlenmesidir.
Ameliyat sırasında:
- Kemiğe uygun bir pencereden ulaşılır.
- Tümör dokusu küretlerle çıkarılır.
- Boşluk yüksek hızlı burr ile genişletilerek temizlenebilir.
- Gerekirse lokal yardımcı yöntemler uygulanır.
- Oluşan boşluk doldurulur.
- Kırık riski varsa kemik güçlendirilir.
Boşluğun doldurulmasında:
- Kemik grefti
- Kemik çimentosu
- Yapay kemik ürünleri
- Bu yöntemlerin kombinasyonu
kullanılabilir.
Kemik Çimentosu Neden Kullanılır?
Kemik çimentosu özellikle dev hücreli tümör gibi bazı agresif lezyonlarda kullanılabilir.
Başlıca amaçları:
- Oluşan boşluğu doldurmak
- Kemiği erken dönemde güçlendirmek
- Hastanın daha erken yük verebilmesine yardımcı olmak
- Kontrol röntgenlerinde tekrarlayan tümörü daha kolay fark etmek
olarak sıralanabilir.
Kemik çimentosu her hastada uygun değildir. Ekleme çok yakın lezyonlarda kıkırdağın korunması için kemik grefti veya farklı yöntemler tercih edilebilir.
Diz Çevresi Tümörlerinde Plak ve Vida Kullanımı
Tümör kemiğin önemli bölümünü zayıflatmışsa küretaj sonrasında kırık riski devam edebilir.
Bu durumda kemik:
- Plak ve vidalarla
- Kemik içi çiviyle
- Özel destek implantlarıyla
güçlendirilebilir.
Amaç patolojik kırığı önlemek ve hastanın bacağına daha güvenli yük vermesini sağlamaktır.
Kötü Huylu Diz Tümörlerinin Tedavisi
Kötü huylu tümörlerde tedavi yalnızca kitlenin çıkarılmasından ibaret değildir.
Uygulanabilecek tedaviler:
- Uzuv koruyucu cerrahi
- Kemoterapi
- Radyoterapi
- Tümör protezi
- Biyolojik rekonstrüksiyon
- Seçilmiş hastalarda amputasyon
olarak sıralanabilir.
Tedavilerin sırası tümörün türüne göre değişir.
Örneğin osteosarkomda sıklıkla önce kemoterapi uygulanır, ardından tümör cerrahi olarak çıkarılır ve sonrasında kemoterapi devam eder.
Uzuv Koruyucu Diz Tümörü Ameliyatı Nedir?
Uzuv koruyucu cerrahide amaç, tümörü güvenli cerrahi sınırlarla çıkarırken bacağın ve mümkünse diz ekleminin fonksiyonunu korumaktır.
Ameliyat sırasında:
- Tümör çevresindeki güvenli doku sınırıyla birlikte çıkarılır.
- Ana damar ve sinirler mümkünse korunur.
- Oluşan kemik kaybı yeniden yapılandırılır.
- Kas ve tendonların devamlılığı sağlanmaya çalışılır.
- Diz eklemi korunabiliyorsa eklem koruyucu rekonstrüksiyon yapılır.
Uygun hastalarda amputasyona gerek kalmadan tümörün çıkarılması ve bacağın korunması mümkün olabilir.
Diz Eklemi Korunabilir mi?
Tümörün ekleme ne kadar yakın olduğu, eklem yüzünü veya büyüme plağını etkileyip etkilemediği belirleyicidir.
Tümör eklem yüzüne ulaşmamışsa bazı hastalarda:
- Eklem koruyucu kemik rezeksiyonu
- Özel plak sistemleri
- Kemik greftleri
- Biyolojik rekonstrüksiyon
- Kişiye özel implantlar
kullanılarak doğal diz eklemi korunabilir.
Tümör eklem yüzünü içine almışsa veya eklemin güvenli şekilde korunması mümkün değilse tümör protezi gerekebilir.
Diz Tümörü Protezi Nedir?
Tümör protezi, tümör nedeniyle çıkarılan geniş kemik ve eklem bölümünün yerine yerleştirilen özel bir protez sistemidir.
Diz çevresinde en sık:
- Distal femur tümör protezi
- Proksimal tibia tümör protezi
kullanılır.
Bu protezler klasik diz protezlerinden farklıdır. Yalnızca aşınmış eklem yüzlerini değiştirmek yerine çıkarılan geniş kemik bölümünün de yerini alırlar.
Distal Femur Tümör Protezi
Uyluk kemiğinin dize yakın alt bölümündeki tümör çıkarıldığında distal femur tümör protezi kullanılabilir.
Ameliyatta:
- Tümörlü kemik güvenli sınırlarla çıkarılır.
- Diz ekleminin ilgili bölümü yeniden oluşturulur.
- Protez kalan sağlam uyluk kemiğine sabitlenir.
- Diz çevresindeki kas ve bağlar mümkün olduğunca korunur.
Amaç hastanın dizini hareket ettirebilmesi ve yeniden yürüyebilmesidir.
Proksimal Tibia Tümör Protezi
Kaval kemiğinin diz eklemine yakın üst bölümündeki tümörlerde proksimal tibia tümör protezi gerekebilir.
Bu bölgedeki ameliyatlar özellikle karmaşıktır. Çünkü:
- Diz kapağı tendonu kaval kemiğine yapışır.
- Ana damar ve sinirler bölgeye yakındır.
- Cildi örten yumuşak doku miktarı sınırlıdır.
- Yara iyileşmesi dikkatli takip edilmelidir.
Tümör çıkarıldıktan sonra diz kapağı tendonunun proteze veya rekonstrüksiyon dokusuna sağlam şekilde bağlanması gerekir.
Bazı hastalarda protezin üzerini örtmek ve yara iyileşmesini desteklemek amacıyla baldır kaslarından biri olan medial gastroknemius kası bölgeye çevrilebilir.
Tümör Protezi Sonrası Yürümek Mümkün müdür?
Birçok hasta tümör protezi sonrasında yeniden yürüyebilir.
Fonksiyonel sonuç şu faktörlere göre değişir:
- Tümörün yeri ve büyüklüğü
- Çıkarılan kas miktarı
- Damar ve sinirlerin korunması
- Kullanılan protezin türü
- Ameliyat sonrası komplikasyonlar
- Hastanın rehabilitasyona katılımı
- Kemoterapi ve genel sağlık durumu
Bazı hastalar bağımsız yürüyebilirken bazı hastaların baston veya farklı desteklere ihtiyacı olabilir.
Diz Tümörü Ameliyatında Amputasyon Gerekir mi?
Günümüzde öncelik mümkünse uzuv koruyucu cerrahidir.
Ancak şu durumlarda amputasyon değerlendirilebilir:
- Tümörün ana damar ve sinirleri geniş biçimde sarması
- Bacağın işlevsel olarak korunamayacak olması
- Çok ileri doku kaybı
- Kontrol edilemeyen enfeksiyon
- Plansız ameliyat sonrasında geniş tümör yayılımı
- Güvenli cerrahi sınırların başka şekilde sağlanamaması
- İşlevsiz ve sürekli ağrılı bir uzuv kalma ihtimali
Amputasyon kararı yalnızca tümörün büyüklüğüne göre verilmez. Hastanın yaşamı, tümör kontrolü ve ameliyat sonrasında beklenen fonksiyon birlikte değerlendirilir.
Patolojik Kırık Oluşmadan Ameliyat Yapılabilir mi?
Evet.
Kemik tümörü kemiğin büyük bölümünü zayıflatmışsa kırık oluşmadan koruyucu ameliyat yapılabilir.
Ameliyatta:
- Tümör temizlenebilir veya çıkarılabilir.
- Boşluk kemik grefti ya da çimentoyla doldurulabilir.
- Kemik plak, vida veya çiviyle güçlendirilebilir.
Patolojik kırık gelişmeden yapılan uygun cerrahi, hastanın yürüme kapasitesini koruyabilir ve daha karmaşık bir ameliyatı önleyebilir.
Diz Tümörü Ameliyatı Sonrası İyileşme
İyileşme süreci yapılan ameliyata göre değişir.
Küçük bir osteokondrom çıkarılmasıyla geniş rezeksiyon ve tümör protezi uygulanması aynı iyileşme sürecine sahip değildir.
Ameliyat sonrasında:
- Ağrı kontrolü
- Yara takibi
- Enfeksiyondan korunma
- Damar ve sinir muayenesi
- Pıhtıdan korunma
- Diz hareketlerinin korunması
- Kas gücünün kazanılması
- Yürüme eğitimi
planlanır.
Ayağa Ne Zaman Basılır?
Ayağa basma zamanı yapılan cerrahi işleme göre belirlenir.
Tümör protezi uygulanan bazı hastalarda kontrollü yük vermeye erken dönemde başlanabilir.
Kemik grefti veya biyolojik kaynama beklenen hastalarda ise yük verme haftalar veya aylar boyunca sınırlandırılabilir.
Bu nedenle her diz tümörü ameliyatı için tek bir yük verme takvimi bulunmaz.
Diz Hareketleri Ne Zaman Başlatılır?
Diz hareketleri, ameliyatın türüne ve onarılan kas-tendon yapılarına göre planlanır.
Özellikle proksimal tibia tümör protezi sonrasında diz kapağı tendonunun korunması gerekebilir. Bu nedenle diz hareketleri belirli süre sınırlandırılabilir.
Distal femur ameliyatlarında ise uygun hastalarda daha erken kontrollü hareket başlanabilir.
Erken hareket ile cerrahi onarımın korunması arasında denge kurulmalıdır.
Fizik Tedavi Neden Önemlidir?
Fizik tedavinin amaçları şunlardır:
- Diz sertliğini önlemek
- Kas gücünü artırmak
- Yürüme dengesini geliştirmek
- Diz açma gücünü yeniden kazanmak
- Yardımcı cihaz kullanımını öğretmek
- Günlük yaşam bağımsızlığını artırmak
Rehabilitasyon programı hastanın tümörüne ve yapılan rekonstrüksiyona göre kişiye özel hazırlanmalıdır.
Diz Tümörleri Tekrarlar mı?
Bazı iyi huylu agresif tümörler ve kötü huylu tümörler tedaviden sonra tekrarlayabilir.
Tekrarlama riski:
- Tümörün türüne
- Tümör derecesine
- Cerrahi sınırların durumuna
- Uygulanan ek tedavilere
- Tümörün biyolojik davranışına
bağlıdır.
Özellikle dev hücreli tümör gibi agresif lezyonlarda düzenli kontrol önemlidir.
Ameliyat Sonrası Takip Nasıl Yapılır?
Takip programında:
- Fizik muayene
- Diz röntgenleri
- Gerektiğinde MR
- Akciğer görüntülemesi
- Kan testleri
- Protezin değerlendirilmesi
yer alabilir.
Kötü huylu tümörlerde takip yalnızca ameliyat edilen dizi değil, tümörün yayılabileceği bölgeleri de kapsar.
Daha Önce Çekilen Tetkikler Muayeneye Getirilmeli midir?
Evet.
Hastanın elinde bulunan:
- Röntgen
- MR
- BT
- PET-BT
- Patoloji raporu
- Biyopsi sonucu
- Ameliyat raporu
- Kemoterapi belgeleri
muayeneye getirilmelidir.
Yalnızca yazılı rapor değil, görüntülerin kendisi de değerlendirme açısından önemlidir.
Daha önce biyopsi veya ameliyat yapılmışsa biyopsi yolunun ve ameliyat kesisinin yeri mutlaka görülmelidir.
Dizde Kitle Fark Eden Hasta Ne Yapmalıdır?
Dizde veya diz çevresinde yeni bir kitle fark edildiğinde:
- Kitle sıkılmamalıdır.
- Masaj yapılmamalıdır.
- Kesilmeye veya boşaltılmaya çalışılmamalıdır.
- Rastgele enjeksiyon uygulanmamalıdır.
- Gerekli görüntülemeler yapılmadan çıkarılmamalıdır.
İlk değerlendirmede kemik lezyonu düşünülüyorsa röntgen, yumuşak doku kitlesi düşünülüyorsa muayene bulgularına göre ultrason veya MR planlanabilir.
Ne Zaman Gecikmeden Muayene Olmalısınız?
Aşağıdaki durumlardan biri bulunuyorsa değerlendirme geciktirilmemelidir:
- Diz çevresinde giderek büyüyen kitle
- Haftalardır devam eden kemik ağrısı
- Gece uykudan uyandıran ağrı
- Belirgin travma olmadan gelişen şişlik
- Açıklanamayan topallama
- Hafif travmayla oluşan kırık
- Çocukta tek taraflı ağrı ve şişlik
- Kitleyle birlikte uyuşma veya güç kaybı
- Daha önce çıkarılmış kitlenin tekrarlaması
- Röntgen veya MR’da tümör şüphesi belirtilmesi
Erken değerlendirme her zaman kötü huylu tümör tanısı konulacağı anlamına gelmez. Ancak tümör varsa tanı ve tedavinin doğru sırayla planlanmasını sağlar.
Sık Sorulan Sorular
Dizdeki her kitle kanser midir?
Hayır. Baker kisti, lipom, ganglion kisti ve iyi huylu kemik tümörleri diz çevresinde daha sık görülebilir. Ancak kitlenin türü muayene ve görüntüleme yapılmadan kesin olarak belirlenemez.
Diz tümörü ağrı yapar mı?
Kemik tümörleri giderek artan ağrıya neden olabilir. Yumuşak doku tümörleri ise başlangıçta tamamen ağrısız olabilir.
Gece diz ağrısı kanser belirtisi midir?
Her gece ağrısı kanser anlamına gelmez. Kireçlenme, menisküs sorunları ve iltihabi hastalıklar da gece ağrısı yapabilir. Ancak giderek artan, şişlikle birlikte olan ve açıklanamayan gece ağrısı araştırılmalıdır.
Diz tümörü kan tahlilinde çıkar mı?
Kemik ve yumuşak doku tümörlerinin çoğunu tek başına gösteren özel bir kan testi yoktur. Tanı görüntüleme ve gerektiğinde biyopsi ile konulur.
MR ile tümörün iyi veya kötü huylu olduğu anlaşılır mı?
MR tümörün özellikleri ve yayılımı hakkında önemli bilgi verir. Ancak kesin tümör tipi çoğu zaman biyopsi ve patolojik incelemeyle belirlenir.
Biyopsi tümörü yayar mı?
Doğru teknikle ve uygun plandan yapılan biyopsi tanı için gereklidir. Biyopsi yolunun sonraki ameliyata göre planlanmaması ise tedaviyi zorlaştırabilir.
Dizdeki kitle doğrudan çıkarılabilir mi?
Küçük ve yüzeyel bazı iyi huylu kitleler doğrudan çıkarılabilir. Büyük, derin veya şüpheli kitlelerde önce MR ve planlı biyopsi yapılması gerekebilir.
Dev hücreli tümör kanser midir?
Dev hücreli kemik tümörü çoğunlukla iyi huyludur; ancak kemiği agresif biçimde tahrip edebilir ve tekrarlayabilir. Nadir durumlarda akciğere yayılım veya kötü huylu davranış görülebilir.
Osteosarkom en sık diz çevresinde mi görülür?
Osteosarkom uzun kemiklerde ve özellikle diz çevresindeki hızlı büyüyen kemik bölgelerinde sık görülür. Uyluk kemiğinin alt ve kaval kemiğinin üst kısmı önemli yerleşim bölgeleridir.
Diz tümörü ameliyatında diz korunabilir mi?
Tümör eklem yüzüne ulaşmamışsa bazı hastalarda doğal diz eklemi korunabilir. Tümör eklemi içine almışsa tümör protezi gerekebilir.
Tümör protezi normal diz protezinden farklı mıdır?
Evet. Normal diz protezi aşınmış eklem yüzlerini değiştirir. Tümör protezi ise tümör nedeniyle çıkarılan geniş kemik ve eklem bölümünün yerini alır.
Tümör proteziyle yürünebilir mi?
Birçok hasta rehabilitasyon sonrasında yeniden yürüyebilir. Sonuç, çıkarılan kas ve kemik miktarına, sinirlerin korunmasına ve hastanın genel durumuna göre değişir.
Diz tümörü nedeniyle bacak kesilir mi?
Günümüzde uygun hastalarda öncelik bacağı koruyan cerrahidir. Amputasyon, tümörün ana damar ve sinirleri geniş şekilde sarması veya bacağın işlevsel olarak korunamaması gibi seçilmiş durumlarda gerekebilir.
Patolojik kırık oluşmadan ameliyat yapılabilir mi?
Evet. Kırık riski yüksek kemik tümörlerinde, kırık gelişmeden tümör temizlenebilir ve kemik plak, vida, çivi veya diğer yöntemlerle güçlendirilebilir.
Çocuklarda diz ağrısı tümör olabilir mi?
Çocuklardaki diz ağrılarının çoğu tümör değildir. Ancak tek taraflı, giderek artan, gece uyandıran ve şişlik ya da topallamayla birlikte olan ağrı değerlendirilmelidir.
Bursa’da Diz Tümörü Değerlendirmesi ve Cerrahisi
Diz çevresinde kitle veya şüpheli kemik lezyonu bulunan hastalarda ilk amaç kitlenin hemen çıkarılması değil, tanının doğru sırayla konulmasıdır.
Değerlendirmede:
- Tümörün kemik veya yumuşak doku kaynaklı olması
- Tümörün diz eklemine yakınlığı
- Ana damar ve sinirlerle ilişkisi
- Patolojik kırık riski
- Biyopsi gerekliliği
- Doğal diz ekleminin korunma ihtimali
- Tümör protezi gerekip gerekmediği
- Uzuv koruyucu cerrahi olasılığı
birlikte incelenir.
Bursa ve çevresinden başvuran hastalar daha önce çekilen röntgen, MR, BT ve PET-BT görüntülerini, varsa patoloji raporlarını ve ameliyat belgelerini yanlarında getirebilir.
Diz çevresinde kötü huylu tümör şüphesi bulunuyorsa biyopsinin yeri, kesin ameliyatın planıyla birlikte belirlenmelidir. Plansız biyopsi veya kitlenin doğrudan çıkarılması, daha sonraki uzuv koruyucu ameliyatı zorlaştırabilir.
Dizinizde giderek büyüyen bir kitle, geçmeyen kemik ağrısı, gece ağrısı veya açıklanamayan şişlik bulunuyorsa değerlendirmeyi geciktirmemeniz önemlidir.
Doğru zamanda yapılan tanı ve cerrahi planlama; uygun hastalarda doğal diz ekleminin korunmasına, patolojik kırığın önlenmesine ve bacağın işlevini sürdüren uzuv koruyucu tedavilerin uygulanmasına yardımcı olabilir.
