Kalça kemiği çürümesinde kök hücre tedavisi, core decompression ve osteoplasty gibi eklem koruyucu yöntemler özellikle femur başında henüz çökme gelişmemiş hastalarda değerlendirilmektedir. Tedavinin temel amacı femur başının yapısal bütünlüğünü korumak, hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak ve hastanın kendi kalça eklemini mümkün olduğunca uzun süre kullanmasını sağlamaktır.
Tıbbi adıyla kalça avasküler nekrozu veya femur başı osteonekrozu, femur başına ulaşan kan akımının azalması sonucunda kemik hücrelerinin canlılığını kaybetmesiyle ortaya çıkar. Hastalık ilerlediğinde femur başının yük taşıyan bölümü zayıflayabilir, çökmeye başlayabilir ve kalça eklem yüzeyi kalıcı olarak bozulabilir.
Özellikle erken evrede teşhis edilen uygun hastalarda:
- Core decompression, yani kemik içi basınç azaltma cerrahisi
- Kemik iliği aspirat konsantresi, yani BMAC
- Kemik grefti veya biyolojik kemik ikameleri
- Osteoplasty veya bioplasty olarak adlandırılan teknikler
- Seçilmiş protokollerde PRP desteği
gibi yöntemler değerlendirilebilir.
Ancak bu tedavilerin her hastada aynı sonucu vermediği bilinmelidir. Hastalığın evresi, nekrotik alanın büyüklüğü, femur başında çökme bulunup bulunmaması ve hastalığa yol açan risk faktörlerinin devam edip etmemesi tedavi sonucunu doğrudan etkiler.
Kalça Kemiği Çürümesi Neden Oluşur?
Kalça kemiği çürümesi, femur başındaki kan dolaşımının bozulması sonucunda gelişir. Bazı hastalarda belirgin bir neden bulunamazken bazı hastalarda bir veya birden fazla risk faktörü birlikte bulunabilir.
Kalça avasküler nekrozu ile ilişkili başlıca durumlar şunlardır:
- Uzun süreli veya yüksek doz kortizon kullanımı
- Yoğun alkol tüketimi
- Kalça çıkığı veya femur boyun kırığı gibi travmalar
- Orak hücreli anemi ve bazı kan hastalıkları
- Romatizmal ve otoimmün hastalıklar
- Organ nakli sonrası kullanılan ilaçlar
- Bazı pıhtılaşma bozuklukları
- Dalgıçlarda görülebilen dekompresyon hastalığı
- Radyoterapi
- Gaucher hastalığı gibi bazı metabolik hastalıklar
- Nedeni belirlenemeyen, yani idiyopatik AVN
Pandemi döneminde yüksek doz kortikosteroid kullanmış bazı hastalarda da femur başı osteonekrozu görülebilmektedir. Bu konunun ayrıntıları için COVID-19 sonrası gelişen femur başı avasküler nekrozu yazısını inceleyebilirsiniz.
Risk faktörünün belirlenmesi yalnızca tanı açısından değil, hastalığın ilerlemesini azaltmak açısından da önemlidir. Örneğin devam eden kortizon kullanımı veya yoğun alkol tüketimi kontrol altına alınmadığında cerrahi tedavinin başarı ihtimali olumsuz etkilenebilir.
Kalça Avasküler Nekrozunun Belirtileri Nelerdir?
Kalça AVN’si erken dönemde herhangi bir belirti vermeyebilir. Hastalık ilerledikçe en sık görülen şikâyet kasık ağrısıdır.
Başlıca belirtiler şunlardır:
- Kasık bölgesinde derin ağrı
- Kalçanın ön veya yan tarafında ağrı
- Ağrının uyluğa veya dize yayılması
- Yürürken artan ağrı
- Uzun süre ayakta durmakta zorlanma
- Topallama
- Kalça hareketlerinde kısıtlanma
- Çorap veya ayakkabı giyerken zorlanma
- İleri evrede gece ve istirahat ağrısı
Kalça ağrısının bursit, tendon problemi, bel kaynaklı sinir basısı, kalça sıkışması veya kireçlenme gibi birçok farklı nedeni olabilir. Ayırıcı tanı hakkında daha fazla bilgi için kalça ağrısının nedenleri, belirtileri ve tedavi yöntemleri başlıklı yazıyı okuyabilirsiniz.
Kalça Kemiği Çürümesinde Erken Tanı Neden Önemlidir?
Kalça avasküler nekrozunda eklem koruyucu tedavilerin başarı ihtimali, femur başında çökme başlamadan önce daha yüksektir.
Erken dönemde röntgen tamamen normal olabilir. Buna rağmen hastanın kasık ağrısı devam ediyorsa ve kortizon kullanımı, travma, yoğun alkol tüketimi veya sistemik hastalık gibi risk faktörleri bulunuyorsa MR görüntülemesi gerekebilir.
MR incelemesi:
- Kemik iliğindeki erken değişiklikleri gösterebilir.
- Nekrotik alanın yerini ve büyüklüğünü ortaya koyabilir.
- Femur başının yük taşıyan bölümünün ne kadar etkilendiğini belirleyebilir.
- Çökme başlamadan önce tanı konulmasını sağlayabilir.
- Diğer kalçadaki belirti vermeyen tutulumu gösterebilir.
Tedavi kararı yalnızca “AVN var veya yok” şeklinde verilmez. Lezyonun büyüklüğü, yeri, femur başının yük taşıyan yüzeyine uzanımı ve eklem kıkırdağının durumu birlikte değerlendirilir.


Kalça AVN Evreleri Nelerdir?
Kalça avasküler nekrozu farklı evreleme sistemleriyle sınıflandırılabilir. Klinik uygulamada Ficat-Arlet ve ARCO sınıflamaları sık kullanılmaktadır.
Evre 1 Kalça AVN
Röntgen çoğunlukla normaldir. Hastalık genellikle MR incelemesinde görülür. Femur başının şekli korunmuştur ve çökme yoktur.
Bu dönem, uygun hastalarda core decompression ve biyolojik destekli eklem koruyucu tedavilerin en fazla değerlendirildiği evrelerden biridir.
Evre 2 Kalça AVN
Röntgende kemik yoğunluğunda değişiklik, skleroz veya küçük kistik alanlar görülebilir. Ancak femur başında henüz belirgin çökme bulunmaz.
Nekrotik alanın küçük veya orta büyüklükte olduğu uygun hastalarda eklem koruyucu cerrahi seçenekleri değerlendirilebilir.
Evre 3 Kalça AVN
Femur başının eklem yüzeyinin altında kırık veya çökme başlamıştır. Bazı hastalarda “crescent sign” olarak adlandırılan bulgu görülebilir.
Çökmenin çok sınırlı olduğu seçilmiş erken Evre 3 hastalarında eklem koruyucu girişimler düşünülebilse de sonuçlar Evre 1 ve Evre 2’ye göre daha az öngörülebilirdir.
Evre 4 Kalça AVN
Femur başında belirgin çökme, şekil bozukluğu, eklem aralığında daralma ve ikincil kalça kireçlenmesi gelişmiştir.
Bu evrede biyolojik tedavilerin femur başını yeniden eski şekline getirmesi beklenmez. Şikâyetleri günlük yaşamını belirgin şekilde etkileyen hastalarda total kalça protezi daha uygun bir seçenek olabilir.
Kalça Kemiği Çürümesinde Neden Eklem Koruyucu Tedaviler Önemlidir?
Femur başı çöktükten sonra kalçanın küresel yapısı bozulur. Eklem yüzeylerinin uyumu kaybolur ve yük dağılımı düzensizleşir. Bu süreç ilerleyici kıkırdak aşınmasına ve kalça kireçlenmesine neden olabilir.
Bu nedenle eklem koruyucu tedaviler özellikle:
- Genç hastalarda
- Aktif bireylerde
- Femur başı henüz çökmemişken
- Nekrotik alan küçük veya orta büyüklükteyse
- Eklem kıkırdağı korunmuşsa
- Günlük yaşamı etkileyen ağrı varsa
- Kalça protezini mümkün olduğunca geciktirmek isteyen uygun hastalarda
önem taşır.
Tedavinin amacı ölü kemik dokusunu sihirli biçimde tamamen normale döndürmek değildir. Temel hedef femur başının mekanik dayanıklılığını korumak, biyolojik iyileşme ortamı oluşturmak ve çökmeye ilerleme riskini azaltmaktır.
Kalça AVN’sinde Core Decompression Nedir?
Core decompression, kalça kemiği çürümesinin çökme öncesi evrelerinde en sık kullanılan eklem koruyucu cerrahi yöntemlerden biridir. Türkçede kemik içi basınç azaltma veya kor dekompresyon ameliyatı olarak da adlandırılır.
İşlem sırasında görüntüleme yöntemleri yardımıyla femur boynundan nekrotik bölgeye doğru bir veya birden fazla kanal açılır.
Core decompression işleminin amaçları şunlardır:
- Kemik içi basıncı azaltmak
- Nekrotik bölgedeki dolaşım ortamını iyileştirmek
- Yeni damar ve kemik oluşumunu uyarmak
- Ağrının azalmasına yardımcı olmak
- Femur başındaki çökme sürecini yavaşlatmak
- BMAC veya kemik grefti uygulanabilecek bir yol oluşturmak
Tek büyük kanal yerine daha küçük çaplı birden fazla kanalın kullanıldığı teknikler de bulunmaktadır. Kullanılacak yöntem lezyonun yeri, büyüklüğü, cerrahın planlaması ve kullanılacak biyolojik destek materyaline göre değişebilir.
Core decompression en çok femur başının şeklinin korunduğu Evre 1 ve Evre 2 hastalarda düşünülür. Belirgin çökme ve ileri eklem kireçlenmesi bulunan hastalarda başarı ihtimali daha düşüktür.
Kalça Kemiği Çürümesinde Kök Hücre Tedavisi Kimlere Uygundur?
Kalça kemiği çürümesinde kök hücre tedavisi olarak bilinen yöntemlerin önemli bir kısmında hastanın kendi kemik iliğinden hazırlanan BMAC kullanılmaktadır.
BMAC, “Bone Marrow Aspirate Concentrate” ifadesinin kısaltmasıdır ve Türkçede kemik iliği aspirat konsantresi olarak adlandırılır.
BMAC uygulamasında genellikle:
- Hastanın leğen kemiğinden kemik iliği örneği alınır.
- Alınan örnek özel bir sistemle yoğunlaştırılır.
- Hücresel ve biyolojik içeriği zenginleştirilmiş konsantre hazırlanır.
- Core decompression ile açılan kanallardan nekrotik bölgeye uygulanır.
BMAC içinde yalnızca kök hücreler bulunmaz. Kemik iliğinden gelen farklı hücreler, trombositler, büyüme faktörleri ve kemik oluşumuna katkıda bulunabilecek öncü hücreler de yer alabilir.
Bu nedenle BMAC uygulamasını laboratuvarda çoğaltılmış saf bir “kök hücre tedavisi” ile tamamen aynı kabul etmek doğru değildir. Hazırlanan konsantrenin hücre sayısı ve biyolojik içeriği hastadan hastaya ve kullanılan sisteme göre değişebilir.
BMAC’ın hedefleri şunlardır:
- Kemik yapımını destekleyebilecek hücreleri bölgeye taşımak
- Damar oluşumunu destekleyen biyolojik ortam oluşturmak
- Core decompression sonrasında iyileşme kapasitesini artırmak
- Femur başındaki yapısal bozulmanın ilerlemesini yavaşlatmak
BMAC en çok çökme öncesi Evre 1 ve Evre 2 hastalarda değerlendirilir. Femur başının tamamen çöktüğü ileri evre hastalarda tek başına BMAC uygulamasının eklem yüzeyini yeniden oluşturması beklenmez.
Kalça AVN’sinde PRP Tedavisinin Rolü Nedir?
PRP, hastanın kendi kanından hazırlanan ve trombositlerden zengin plazma içeren biyolojik bir üründür. Trombositler çeşitli büyüme faktörleri ve hücresel sinyal molekülleri taşır.
Kalça AVN’sinde PRP:
- Core decompression
- Kemik greftleme
- BMAC uygulaması
gibi işlemlere yardımcı bir biyolojik destek olarak kullanılabilir.
PRP’nin olası amaçları şunlardır:
- Lokal iyileşme ortamını desteklemek
- Büyüme faktörlerini işlem bölgesine taşımak
- Kemik ve damar oluşumuyla ilişkili hücresel süreçleri desteklemek
- Biyolojik greft materyalinin aktivitesini artırmak
Bununla birlikte PRP, kalça avasküler nekrozunda tek başına standart ve kesin sonuç veren bir tedavi olarak kabul edilmemelidir. Çalışmalarda farklı PRP hazırlama yöntemleri, farklı evrelerdeki hastalar ve farklı cerrahi protokoller kullanıldığı için sonuçlar doğrudan her hastaya uygulanamaz.
PRP ve diğer ortopedik enjeksiyon yöntemleri hakkında ayrıntılı bilgiye enjeksiyon tedavileri sayfasından ulaşabilirsiniz.
Kalça Kemiği Çürümesinde Osteoplasty veya Bioplasty Nedir?
Osteoplasty veya bioplasty ifadeleri, nekrotik bölgenin core decompression ile hazırlanmasının ardından biyolojik veya yapısal materyallerle desteklendiği teknikleri tanımlamak için kullanılmaktadır.
Bu yaklaşımda:
- Nekrotik bölgeye kontrollü olarak ulaşılır.
- Kemik içi basınç azaltılır.
- Gerektiğinde hasarlı veya zayıf kemik dokusu temizlenir.
- BMAC uygulanabilir.
- PRP kullanılabilir.
- Otogreft, allogreft veya kemik ikamesi yerleştirilebilir.
- Femur başının yük taşıyan bölgesine yapısal destek sağlanmaya çalışılır.
Bioplasty tüm dünyada tek bir standart ameliyat protokolünü ifade eden bağımsız bir tedavi adı değildir. Kullanılan kanüller, greft materyalleri, hücresel ürünler ve cerrahi aşamalar merkeze ve hastanın durumuna göre değişebilir.
Bu nedenle yalnızca kullanılan ticari sistemin adı değil; hastalığın evresi, lezyonun büyüklüğü, cerrahi tekniğin doğruluğu ve hastanın biyolojik iyileşme kapasitesi önemlidir.
Osteoplasty ve Biyolojik Tedaviler Hangi Hastalarda Düşünülebilir?
Osteoplasty, BMAC ve biyolojik destekli core decompression genellikle şu özelliklere sahip hastalarda daha fazla değerlendirilmektedir:
- Evre 1 veya Evre 2 AVN
- Femur başında çökme bulunmaması
- Nekrotik alanın sınırlı olması
- Eklem kıkırdağının korunmuş olması
- Genç veya aktif hasta
- Kalça ağrısının günlük yaşamı etkilemesi
- İleri kalça kireçlenmesinin bulunmaması
- Risk faktörlerinin kontrol altına alınabilmesi
- Hastanın ameliyat sonrası yük verme kısıtlamalarına uyabilecek olması
Her erken evre AVN hastasının mutlaka ameliyat edilmesi gerekmez. Küçük, yük taşımayan bölgede bulunan ve şikâyete neden olmayan bazı lezyonlar düzenli klinik ve radyolojik takiple izlenebilir.
Buna karşılık yük taşıyan bölgede geniş nekrotik alanı bulunan hastalarda, henüz çökme görülmese bile ilerleme riski daha yüksek olabilir.
Kalça Kemiği Çürümesinde Kemik Grefti Kullanılır mı?
Bazı hastalarda core decompression sonrasında oluşan kanalın doldurulması veya femur başının yük taşıyan kısmının desteklenmesi amacıyla kemik grefti kullanılabilir.
Kullanılabilecek materyaller şunlardır:
- Hastanın kendi leğen kemiğinden alınan kemik grefti
- Hastanın fibulasından alınan damarlı veya damarsız greft
- Donör kaynaklı allogreft
- Sentetik veya biyolojik kemik ikameleri
- BMAC ile zenginleştirilmiş greft materyalleri
Damarlı fibula grefti gibi işlemler, core decompression ve enjeksiyon uygulamalarına göre daha kapsamlı cerrahilerdir. Bu yöntemlerde fibuladan alınan kemik dokusu damar bağlantısıyla birlikte femur başına taşınabilir.
Greft seçimi hastanın yaşı, lezyonun büyüklüğü, femur başındaki mekanik zayıflık ve cerrahın planlamasına göre yapılır.
Kalça AVN’sinde Ameliyatsız Tedavi Seçenekleri Nelerdir?
Kalça avasküler nekrozunda ameliyatsız tedavi, hastalığın evresi ve hastanın şikâyetlerine göre planlanır.
Uygulanabilecek yöntemler şunlardır:
- Kalçaya binen yükün geçici olarak azaltılması
- Baston veya koltuk değneği kullanılması
- Ağrıyı artıran aktivitelerin sınırlandırılması
- Kalça çevresi kaslarını koruyan egzersizler
- Uygun hastalarda fizik tedavi
- Ağrı kesici veya antiinflamatuar ilaçlar
- Kortizon ve alkol gibi değiştirilebilir risk faktörlerinin kontrolü
- Kemik metabolizmasının değerlendirilmesi
- Düzenli röntgen veya MR takibi
Yalnızca yük vermeyi azaltmanın geniş ve ilerleyici AVN lezyonlarında femur başı çökmesini kesin olarak engellemesi beklenmemelidir. Ameliyatsız takip kararı özellikle küçük, erken evre ve düşük riskli lezyonlarda daha uygun olabilir.
İlaç veya enjeksiyon tedavileri ağrıyı azaltabilse de femur başındaki mekanik zayıflığı her zaman ortadan kaldırmaz. Ağrının azalması hastalığın tamamen durduğu anlamına gelmeyebilir.
Core Decompression Sonrası İyileşme Süreci Nasıldır?
Ameliyat sonrası yük verme ve rehabilitasyon programı kullanılan tekniğe göre değişir.
İyileşme sürecinde genellikle:
- Belirli süre koltuk değneği kullanılır.
- Kalçaya verilen yük sınırlandırılabilir.
- Kalça hareket açıklığını koruyan egzersizler başlanır.
- Kas kaybını azaltmak için kontrollü egzersiz yapılır.
- Yara ve enfeksiyon bulguları takip edilir.
- Röntgen veya MR ile femur başındaki değişiklikler izlenir.
- Spora ve ağır aktivitelere dönüş kademeli olarak planlanır.
Core decompression, BMAC veya greftleme sonrasında hastanın kendisini kısa sürede daha iyi hissetmesi, kemiğin tamamen iyileştiği anlamına gelmez. Kemik dokusunun yeniden yapılanması aylar sürebilir.
Yük verme süresi; açılan kanalın büyüklüğüne, greft kullanımına, nekrotik alanın konumuna ve femur başındaki kırık riskine göre kişiye özel belirlenmelidir.
Kalça Kemiği Çürümesi Ameliyatının Riskleri Nelerdir?
Core decompression ve biyolojik destekli cerrahiler genellikle eklem koruyucu girişimlerdir. Bununla birlikte her cerrahi işlem gibi bazı riskleri bulunmaktadır.
Olası riskler şunlardır:
- Enfeksiyon
- Kanama veya hematom
- Damar ya da sinir yaralanması
- Femur boynunda zayıflama veya kırık
- Greft alınan bölgede ağrı
- Derin ven trombozu
- Ağrının devam etmesi
- Hastalığın ilerlemeye devam etmesi
- Femur başında çökme gelişmesi
- İlerleyen dönemde kalça protezi gerekmesi
Bu ameliyatların amacı protez ihtimalini sıfırlamak değil, uygun hastalarda doğal eklemi koruma şansını artırmaktır.
Tedavinin Başarısını Etkileyen Faktörler Nelerdir?
Kalça kemiği çürümesinde kök hücre tedavisi, core decompression ve osteoplasty sonuçlarını etkileyen başlıca faktörler şunlardır:
- Hastalığın evresi
- Femur başında çökme bulunup bulunmaması
- Nekrotik alanın büyüklüğü
- Lezyonun yük taşıyan bölgedeki konumu
- Eklem kıkırdağının durumu
- Hastanın yaşı
- Kemik kalitesi
- Sigara kullanımı
- Yoğun alkol tüketimi
- Kortizon kullanımının devam etmesi
- Altta yatan sistemik hastalık
- Ameliyat sonrası yük verme kurallarına uyum
- Kullanılan cerrahi ve biyolojik teknik
Başarı oranlarını değerlendirirken yalnızca ağrının azalmasına bakılmamalıdır. Femur başının çökmeden korunması, hastalığın radyolojik ilerlemesi, kalça fonksiyonu ve ilerleyen yıllarda kalça protezi gerekip gerekmediği birlikte değerlendirilmelidir.
Kalça AVN’sinde Ne Zaman Kalça Protezi Gerekebilir?
Femur başının belirgin şekilde çöktüğü, eklem yüzeyinin bozulduğu ve ikincil kireçlenmenin geliştiği hastalarda biyolojik tedavilerin başarı ihtimali azalır.
Kalça protezi şu durumlarda gündeme gelebilir:
- Femur başında belirgin çökme varsa
- Kalçanın küresel yapısı bozulmuşsa
- Eklem aralığı daralmışsa
- İleri kıkırdak kaybı gelişmişse
- Şiddetli kasık veya kalça ağrısı varsa
- Gece ve istirahat ağrısı başlamışsa
- Yürüme mesafesi belirgin azalmışsa
- Günlük yaşam ciddi biçimde etkileniyorsa
- Eklem koruyucu tedavilere rağmen hastalık ilerlemişse
Kalça protezi kararı yalnızca MR veya röntgen görüntüsüne göre verilmemelidir. Hastanın ağrısı, hareket kapasitesi, yaşı, aktivite beklentisi ve eklem hasarının derecesi birlikte değerlendirilmelidir.
Kalça protezinin kimlere uygulandığı, ameliyat süreci ve iyileşme dönemi hakkında ayrıntılı bilgi için Bursa’da kalça protezi ameliyatı rehberini inceleyebilirsiniz.
Genç ve aktif hastalarda kullanılabilecek eklem yüzeyleri hakkında bilgi için seramik kalça protezi Bursa yazısına; diz, kalça ve omuz protezlerinin genel prensipleri için artroplasti ve protez cerrahisi sayfasına bakabilirsiniz.
Kalça Kemiği Çürümesinde Sık Sorulan Sorular
Kök hücre tedavisi kalça AVN’sini tamamen iyileştirir mi?
BMAC ve diğer biyolojik yöntemlerin her hastada hastalığı tamamen ortadan kaldırdığı söylenemez. En uygun sonuçlar genellikle çökme öncesi, küçük veya orta büyüklükte lezyonları bulunan seçilmiş hastalarda görülür.
BMAC gerçek kök hücre tedavisi midir?
BMAC, hastanın kendi kemik iliğinden hazırlanan hücresel bir konsantredir. İçinde mezenkimal stromal hücreler ve kemik oluşumuna katkı sağlayabilecek öncü hücreler bulunabilir. Ancak laboratuvarda çoğaltılmış saf bir kök hücre ürünü değildir.
PRP tek başına kalça kemiği çürümesini tedavi eder mi?
PRP’nin tek başına femur başındaki nekrotik alanı ortadan kaldırdığına veya çökmeyi kesin olarak önlediğine ilişkin yeterli kanıt bulunmamaktadır. Daha çok core decompression, greftleme veya BMAC uygulamasına yardımcı olarak değerlendirilmektedir.
Core decompression kapalı bir ameliyat mıdır?
Core decompression genellikle küçük cerrahi kesilerden ve görüntüleme kontrolü altında gerçekleştirilir. Ancak femur başına kemik kanalları açıldığı için basit bir enjeksiyon değil, cerrahi işlemdir.
Core decompression sonrası hemen yürünebilir mi?
Bazı hastalarda erken dönemde kontrollü yük vermeye izin verilebilirken bazı hastalarda belirli süre kısmi yük veya yük vermeme gerekebilir. Karar lezyonun büyüklüğüne ve kullanılan cerrahi tekniğe göre verilir.
Kalça AVN’sinde ağrı azalırsa hastalık geçmiş midir?
Hayır. Ağrının azalması her zaman nekrotik alanın iyileştiği anlamına gelmez. Hastalık bazı dönemlerde daha az ağrılı olsa bile radyolojik olarak ilerleyebilir. Bu nedenle görüntüleme takibi önemlidir.
İki kalçada birden AVN olabilir mi?
Evet. Özellikle kortizon, alkol kullanımı veya sistemik hastalık gibi nedenlere bağlı AVN’de iki taraflı tutulum görülebilir. Bir kalçada AVN saptandığında diğer kalça da klinik ve radyolojik olarak değerlendirilmelidir.
Femur başı çöktükten sonra kök hücre uygulanabilir mi?
Sınırlı çökmenin bulunduğu seçilmiş bazı hastalarda eklem koruyucu yöntemler değerlendirilebilir. Ancak çökme arttıkça ve kıkırdak bozuldukça BMAC, PRP ve core decompression tedavilerinin başarı ihtimali azalır.
Kalça AVN’sinde mutlaka protez gerekir mi?
Hayır. Hastalığın erken evresinde ve femur başı korunmuşsa takip, risk faktörlerinin düzenlenmesi veya eklem koruyucu cerrahi seçenekleri uygulanabilir. İleri çökme ve kireçlenme geliştiğinde kalça protezi daha uygun hale gelebilir.
Bursa’da Kalça AVN Tedavisi Nasıl Planlanır?
Bursa’da kalça kemiği çürümesi nedeniyle değerlendirilen bir hastada tedavi planı yalnızca MR raporundaki evreye göre oluşturulmamalıdır.
Değerlendirmede:
- Hastanın ağrısının süresi ve şiddeti
- Kortizon, alkol ve travma öyküsü
- Muayene bulguları
- Her iki kalçanın görüntüleri
- Nekrotik alanın büyüklüğü ve konumu
- Femur başında çökme olup olmadığı
- Eklem kıkırdağının durumu
- Hastanın yaşı ve aktivite beklentisi
- Daha önce uygulanan tedaviler
birlikte ele alınmalıdır.
Erken evre ve çökme öncesi hastalarda doğal kalçayı korumaya yönelik yöntemler öncelikli olarak değerlendirilirken, ileri çökme ve eklem bozukluğu bulunan hastalarda protez cerrahisi daha öngörülebilir sonuç sağlayabilir.
Sonuç
Kalça kemiği çürümesi, yani femur başı avasküler nekrozu, erken dönemde tanı konulduğunda eklem koruyucu tedavilerin değerlendirilebildiği bir hastalıktır.
Özellikle uygun hastalarda:
- Core decompression
- BMAC
- Kemik greftleme
- Osteoplasty veya bioplasty
- Seçilmiş durumlarda PRP desteği
femur başının korunmasına ve kalça protezi ihtiyacının geciktirilmesine yardımcı olabilir.
Bununla birlikte “kök hücre”, PRP veya bioplasty ifadeleri kesin iyileşme garantisi olarak görülmemelidir. Tedavinin başarısındaki en önemli faktörler hastalığın çökme gelişmeden teşhis edilmesi, nekrotik alanın büyüklüğü ve hastaya uygun yöntemin seçilmesidir.
Uzun süren kasık ağrısı, açıklanamayan kalça ağrısı, yürüme sırasında topallama veya kortizon kullanımı öyküsü bulunan hastalarda erken ortopedik değerlendirme ve gerektiğinde MR incelemesi önem taşır.
Prof. Dr. Hanifi Üçpunar
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı
VM Medical Park Bursa Hastanesi
Bilimsel Kaynaklar
- National Institute of Arthritis and Musculoskeletal and Skin Diseases – Osteonecrosis
- PubMed – Erken Evre Femur Başı Osteonekrozunda Core Decompression Yöntemleri: Sistematik Derleme ve Meta-Analiz
- PubMed – Core Decompression ve BMAC Uygulamaları Üzerine Sistematik Derleme
- PubMed – Core Decompression, Kemik Grefti ve PRP Üzerine Sistematik Derleme
- FDA – Rejeneratif Tıp ve Kök Hücre Ürünleri Hakkında Hasta Bilgilendirmesi
