Kemik tümörleri, kemik dokusunda gelişen anormal oluşumlardır. Bunların önemli bir bölümü iyi huyludur. Ancak bazı kemik tümörleri kötü huylu olabilir veya kemiği zayıflatarak kırık riskini artırabilir.
Kemik tümörü şüphesi yaşayan hastalar açısından en önemli konu, her kemik ağrısını tümör olarak değerlendirmemek; buna karşılık uzun süren, gece artan veya şişlikle birlikte görülen ağrıları da ihmal etmemektir.
Kemik Tümörü Belirtileri Nelerdir?
Kemik tümörleri her hastada aynı belirtiyi oluşturmaz. Belirtiler; kitlenin türüne, büyüklüğüne, kemiğin hangi bölümünde bulunduğuna ve çevre dokulara etkisine göre değişebilir.
Dikkat edilmesi gereken başlıca belirtiler şunlardır:
- Nedeni açıklanamayan ve giderek artan kemik ağrısı
- Gece uykudan uyandıran ağrı
- Dinlenmeyle tamamen geçmeyen ağrı
- Kemik veya eklem çevresinde şişlik
- Ele gelen sertlik ya da kitle
- Hareket sırasında belirginleşen ağrı
- Eklem hareketlerinde kısıtlanma
- Basit bir travmayla kırık oluşması
- Çocuklarda veya gençlerde açıklanamayan topallama
- Kolda ya da bacakta şekil değişikliği
Bu belirtilerin bulunması kesin olarak kemik tümörü olduğu anlamına gelmez. Enfeksiyonlar, stres kırıkları, kas ve tendon problemleri ile bazı romatizmal hastalıklar da benzer yakınmalara neden olabilir.
Hangi Kemik Ağrıları Daha Fazla Önemsenmelidir?
Spor, yoğun egzersiz veya travma sonrasında başlayan ağrılar çoğunlukla istirahatle azalır. Kemik tümörleriyle ilişkili olabilecek ağrılar ise bazen belirgin bir neden olmadan ortaya çıkar ve zamanla şiddetlenir.
Özellikle şu özellikleri taşıyan ağrılar değerlendirilmelidir:
- İki haftadan uzun süren ağrı
- Geceleri belirginleşen ağrı
- Ağrı kesiciye rağmen devam eden ağrı
- Zamanla şiddeti artan ağrı
- Şişlik veya kitleyle birlikte görülen ağrı
- Daha önce kanser tedavisi görmüş hastalarda ortaya çıkan yeni kemik ağrısı
Şişlik veya Kitle Fark Edildiğinde Ne Yapılmalıdır?
Kemik veya eklem çevresinde fark edilen her şişlik tümör değildir. Yağ bezeleri, kistler, kas içi oluşumlar ve travma sonrası gelişen şişlikler de benzer görünebilir.
Ancak şişlik:
- Giderek büyüyorsa
- Sert yapıdaysa
- Ağrıyla birlikteyse
- Hareket kısıtlılığı oluşturuyorsa
- Birkaç hafta içinde kaybolmuyorsa
ortopedi ve travmatoloji muayenesi yapılmalıdır.
Şişliğe masaj yapılması, iğneyle boşaltılmaya çalışılması veya tanı konulmadan enjeksiyon uygulanması doğru değildir.
Kemik Tümörü Şüphesinde İlk Adım Ne Olmalıdır?
İlk yapılması gereken işlem ortopedi ve travmatoloji muayenesidir. Hastanın ağrısının yeri, süresi, gece artıp artmadığı, daha önce geçirilmiş hastalıkları ve görüntüleme sonuçları birlikte değerlendirilir.
İlk inceleme çoğunlukla doğrudan röntgen ile başlar. Röntgen, kemikteki birçok lezyonun yapısı hakkında önemli bilgi verir.
Röntgende şüpheli bir görünüm saptanırsa şu incelemeler planlanabilir:
- Manyetik rezonans görüntüleme
- Bilgisayarlı tomografi
- Kan tetkikleri
- Akciğer tomografisi
- Kemik sintigrafisi
- PET-BT
- Biyopsi
Her hastada bu incelemelerin tamamına ihtiyaç duyulmaz.
Röntgende Kemik Tümörü Anlaşılır mı?
Birçok kemik lezyonu ilk olarak röntgende fark edilir. Lezyonun sınırları, kemiği eritip eritmediği, yeni kemik oluşturup oluşturmadığı ve kemiğin dış tabakasına etkisi değerlendirilir.
Bununla birlikte yalnızca röntgene bakılarak her zaman kesin tanı konulamaz. Bazı oluşumların yapısını ve çevre dokularla ilişkisini değerlendirmek için MR veya tomografi gerekebilir.
MR Çekilmeden Önce Muayene Gerekir mi?
Mümkünse önce muayene yapılması daha doğru bir yaklaşımdır. Çünkü ağrının yerine ve şüphelenilen probleme göre çekilecek MR bölgesi ve kullanılacak görüntüleme yöntemi değişebilir.
Yanlış bölgeden veya uygun olmayan teknikle çekilen görüntüler tanı sürecini uzatabilir.
Daha önce çekilmiş röntgen, MR veya tomografi varsa muayeneye gelirken görüntülerin tamamının getirilmesi önerilir. Yalnızca yazılı rapor yeterli olmayabilir.
Biyopsi Her Kemik Tümöründe Gerekli midir?
Hayır. Görüntüleme özellikleri tipik olan bazı iyi huylu kemik lezyonlarında takip yeterli olabilir.
Biyopsi genellikle şu durumlarda gündeme gelir:
- Görüntüleme bulguları kesin tanı koydurmuyorsa
- Kötü huylu tümör şüphesi varsa
- Lezyon büyüyorsa
- Ameliyat planlanıyorsa
- Tedaviyi değiştirecek bir tanıya ihtiyaç duyuluyorsa
Biyopsinin yeri ve yöntemi önemlidir. Planlama yapılmadan gerçekleştirilen biyopsiler, sonraki ameliyatı zorlaştırabilir. Bu nedenle biyopsi, mümkünse tedaviyi yürütecek ekip tarafından planlanmalıdır.
Kemik Tümörleri Her Zaman Kanser midir?
Hayır. Kemik tümörlerinin önemli bir kısmı iyi huyludur.
İyi huylu kemik tümörleri arasında şunlar yer alabilir:
- Osteokondrom
- Osteoid osteoma
- Enkondrom
- Basit kemik kisti
- Anevrizmal kemik kisti
- Nonossifiye fibrom
- Fibröz displazi
Kötü huylu kemik tümörleri arasında ise:
- Osteosarkom
- Ewing sarkomu
- Kondrosarkom
bulunur.
Ayrıca meme, akciğer, prostat, böbrek veya tiroit gibi organlardan kemiğe yayılım gösteren metastatik tümörler de görülebilir.
Kemik Tümörü Tedavisi Nasıl Belirlenir?
Tedavi, yalnızca tümörün adına göre değil; hastanın yaşı, lezyonun büyüklüğü, bulunduğu bölge, büyüme eğilimi ve kırık oluşturma riski dikkate alınarak planlanır.
Tedavi seçenekleri şunları içerebilir:
- Belirli aralıklarla takip
- Radyolojik kontrol
- Tümörün kazınması
- Kemik grefti uygulanması
- Tümörlü bölgenin çıkarılması
- Plak veya çiviyle kemiğin güçlendirilmesi
- Tümör protezi uygulanması
- Radyofrekans ablasyon
- Kemoterapi
- Radyoterapi
İyi huylu ve şikâyet oluşturmayan bazı lezyonlarda ameliyat gerekmeyebilir. Buna karşılık kemiği zayıflatan, büyüyen veya kırık riski oluşturan lezyonların cerrahi olarak tedavi edilmesi gerekebilir.
Patolojik Kırık Nedir?
Tümör veya kist nedeniyle zayıflayan kemiğin düşük enerjili bir travmayla kırılmasına patolojik kırık denir.
Normal şartlarda kırığa yol açmayacak bir düşme sonrasında kırık oluşması, kemiğin altında yatan bir problem açısından değerlendirilmesini gerektirebilir.
Patolojik kırık şüphesinde doğrudan ameliyat kararı verilmeden önce kırığın nedeninin belirlenmesi önemlidir.
Daha Önce Kanser Tedavisi Gören Hastalarda Kemik Ağrısı
Kanser öyküsü bulunan hastalarda yeni başlayan ve kalıcı hâle gelen kemik ağrıları değerlendirilmelidir.
Bu durum her zaman metastaz anlamına gelmez. Ancak özellikle gece artan ağrı, üzerine basamama veya basit travmayla oluşan kırık varsa görüntüleme yapılması gerekebilir.
Çocuklarda Kemik Ağrısı Ne Zaman Önemlidir?
Çocuklarda kemik ve bacak ağrıları oldukça sık görülür. Büyüme ağrıları genellikle iki taraflıdır, geceleri ortaya çıkar ve gündüz hareket kısıtlılığına neden olmaz.
Şu durumlarda muayene önerilir:
- Ağrının sürekli aynı bölgede olması
- Tek taraflı ağrı
- Şişlik veya kitle
- Topallama
- Gece uykudan uyandıran şiddetli ağrı
- Hareket kısıtlılığı
- Açıklanamayan kırık
Muayeneye Gelirken Neler Getirilmelidir?
Daha önce yapılmış incelemeler varsa aşağıdaki belgelerin getirilmesi tanı sürecini kolaylaştırır:
- Röntgen görüntüleri
- MR görüntüleri
- Bilgisayarlı tomografi
- PET-BT veya sintigrafi sonuçları
- Patoloji raporları
- Önceki ameliyat notları
- Kullanılan ilaçların listesi
Görüntülerin yalnızca raporlarını değil, CD veya dijital görüntü dosyalarını da getirmek önemlidir.
Ne Zaman Gecikmeden Başvurulmalıdır?
Aşağıdaki durumlardan biri varsa değerlendirme geciktirilmemelidir:
- Hızla büyüyen şişlik
- Şiddetlenen gece ağrısı
- Kırık şüphesi
- Kol veya bacağın üzerine basamama
- Uyuşma veya kuvvet kaybı
- Daha önce kanser tanısı bulunan hastada yeni kemik ağrısı
- Çocukta açıklanamayan topallama
- Röntgende kemik lezyonu saptanması
Erken değerlendirme, hem gereksiz kaygının önlenmesini hem de tedavi gerektiren hastalarda doğru yol haritasının oluşturulmasını sağlar.
Bursa’da Kemik Tümörü Değerlendirmesi
Bursa, Nilüfer, Osmangazi, Yıldırım, İnegöl, Mudanya, Gemlik ve çevre illerden başvuran hastaların mevcut röntgen, MR ve tomografi görüntüleri değerlendirilerek gerekli inceleme ve tedavi planı oluşturulabilir.
Kemik ağrısı, şişlik, patolojik kırık veya görüntülemede saptanan kemik lezyonu nedeniyle değerlendirme almak için iletişime geçebilirsiniz.
WhatsApp ve randevu: 0507 220 62 32
İnternet sitesi: https://drhanifiucpunar.org/

