Diz protezi ameliyatı sonrasında enfeksiyon nadir görülse de erken tanınması ve doğru şekilde tedavi edilmesi gereken ciddi bir komplikasyondur. Enfeksiyon ameliyattan hemen sonra gelişebileceği gibi, protezin yıllarca sorunsuz çalışmasının ardından da ortaya çıkabilir.
Dizde yeniden başlayan ağrı, şişlik veya sertlik her zaman enfeksiyon anlamına gelmez. Protez gevşemesi, bağ dengesizliği, kırık, bel veya kalça kaynaklı ağrılar da benzer yakınmalara yol açabilir. Bu nedenle enfeksiyon tanısı yalnızca şikâyetlere göre değil; muayene, kan testleri, görüntüleme ve gerektiğinde eklem sıvısı incelemesiyle konulmalıdır.
Diz Protezi Enfeksiyonu Nedir?
Diz protezi enfeksiyonu, mikroorganizmaların protezin çevresindeki dokulara ve implant yüzeylerine yerleşmesiyle ortaya çıkar. Bu durum tıbbi olarak periprostetik eklem enfeksiyonu olarak adlandırılır.
Bakteriler metal ve plastik protez parçalarının yüzeyine tutunarak biyofilm adı verilen koruyucu bir tabaka oluşturabilir. Biyofilm, bakterilerin bağışıklık sisteminden ve antibiyotiklerden korunmasına yardımcı olur. Bu nedenle derin protez enfeksiyonları çoğu zaman yalnızca ilaç tedavisiyle tamamen ortadan kaldırılamaz.
Diz Protezi Enfeksiyonunun Belirtileri Nelerdir?
Belirtiler enfeksiyonun başlangıç zamanına ve şiddetine göre değişebilir.
Dikkat edilmesi gereken başlıca bulgular şunlardır:
- Daha önce azalmış olan diz ağrısının yeniden artması
- İstirahat sırasında devam eden ağrı
- Dizde belirgin şişlik ve sıcaklık artışı
- Ameliyat bölgesinde kızarıklık
- Yara yerinden sıvı veya iltihap gelmesi
- Diz hareketlerinde giderek artan sertlik
- Daha önce iyi çalışan protezde fonksiyon kaybı
- Halsizlik, üşüme veya ateş
Her enfeksiyonda ateş görülmeyebilir. Bazı düşük şiddetli enfeksiyonlarda tek belirti, protezli dizde yavaş yavaş artan ağrı ve sertlik olabilir. Protez enfeksiyonlarının ameliyattan aylar veya yıllar sonra da ortaya çıkabileceği unutulmamalıdır.
Hangi Durumlarda Hızlı Değerlendirme Gerekir?
Aşağıdaki durumlarda kontrol randevusu beklenmeden ortopedi değerlendirmesi alınmalıdır:
- Yara yerinden akıntı gelmesi
- Kızarıklık ve şişliğin hızla artması
- Şiddetlenen veya yeni başlayan diz ağrısı
- Ateş, titreme veya genel durum bozukluğu
- Ameliyat yarasının açılması
- Daha önce sorunsuz kullanılan proteze aniden basamama
Bu belirtiler protez enfeksiyonu dışında protez çevresi kırığı veya derin damar pıhtısı gibi başka önemli sorunlarla da ilişkili olabilir.
Obezite Enfeksiyon Riskini Artırır mı?
Obezite, diz protezi ameliyatı sonrasında yara iyileşmesi sorunları ve protez çevresi enfeksiyonu riskinde artışla ilişkilidir. Bununla birlikte obezite, tek başına hastanın diz protezi olamayacağı anlamına gelmez.
Risk değerlendirilirken yalnızca vücut kitle indeksine değil;
- Diyabet kontrolüne,
- Cilt ve yara durumuna,
- Kas gücüne,
- Beslenme durumuna,
- Sigara kullanımına,
- Kalp ve akciğer hastalıklarına
da bakılmalıdır.
AAOS, obezitenin protez çevresi eklem enfeksiyonu için bir risk faktörü olduğunu; ancak riskin tek bir kilo sınırında aniden başlamadığını belirtmektedir. Her hasta diğer sağlık sorunlarıyla birlikte kişisel olarak değerlendirilmelidir.
Enfeksiyon Riskini Azaltmak İçin Neler Yapılabilir?
Enfeksiyon riskini tamamen ortadan kaldırmak mümkün değildir. Ancak ameliyat öncesi hazırlıkla değiştirilebilir riskler azaltılabilir.
Kan şekeri kontrolü
Diyabet hastalarında kan şekeri ve HbA1c değerleri değerlendirilmelidir. Kontrolsüz diyabet, yara iyileşmesini zorlaştırabilir ve enfeksiyon riskini artırabilir.
Cilt ve yara kontrolü
Ameliyat edilecek bacakta açık yara, mantar enfeksiyonu, kızarıklık veya akıntı bulunmamalıdır. Cilt bütünlüğünün bozulduğu durumlarda ameliyat ertelenebilir.
Kilo ve beslenme düzenlemesi
Uygun hastalarda ameliyat öncesi kilo verilmesi riski azaltmaya yardımcı olabilir. Ancak hızlı kilo kaybı, protein eksikliği ve kas kaybına yol açacak kontrolsüz diyetlerden kaçınılmalıdır.
Sigaranın bırakılması
Sigara kullanımı kan dolaşımını ve yara iyileşmesini olumsuz etkileyebilir. Ameliyat öncesi dönemde sigaranın bırakılması önerilir.
Aktif enfeksiyonların tedavisi
Cilt, akciğer, idrar yolu veya vücudun başka bir bölgesinde aktif enfeksiyon varsa protez ameliyatı öncesinde tedavi edilmelidir. AAOS kılavuzu, aktif enfeksiyon varlığında planlı protez ameliyatına devam edilmemesi konusunda güçlü biçimde dikkatli olunmasını önermektedir.
Diz Protezi Enfeksiyonu Nasıl Teşhis Edilir?
Tanı süreci öncelikle muayene ve röntgenlerle başlar. Röntgenlerde protezin konumu, kemik kaybı ve gevşeme belirtileri değerlendirilir.
Enfeksiyon şüphesinde şu testler kullanılabilir:
- CRP
- Sedimentasyon
- Eklem sıvısında hücre sayımı
- Eklem sıvısı kültürü
- Gerekli durumlarda eklem sıvısında özel enfeksiyon testleri
- Ameliyat sırasında alınan çoklu doku kültürleri
CRP veya sedimentasyon yüksekliği tek başına protez enfeksiyonu tanısı koydurmaz. Bu değerler vücuttaki başka iltihabi durumlarda da yükselebilir. Şüpheli olgularda diz ekleminden iğneyle sıvı alınarak laboratuvarda incelenmesi gerekebilir.
Enfeksiyon şüphesi olan hastaların kendi kendine antibiyotik başlamaması önemlidir. Gelişigüzel antibiyotik kullanılması kültür sonuçlarını etkileyerek enfeksiyona neden olan mikroorganizmanın belirlenmesini zorlaştırabilir.
Diz Protezi Enfeksiyonu Gevşemeye Neden Olur mu?
Evet. Enfeksiyon, protezin çevresindeki kemik dokusunu etkileyerek implantın kemiğe tutunmasını bozabilir. Böyle bir durumda enfeksiyonla ilişkili protez gevşemesi gelişebilir.
Enfeksiyon bulunmadan ortaya çıkan gevşeme ise aseptik gevşeme olarak adlandırılır. İki durumun tedavisi aynı değildir. Bu nedenle gevşemiş görünen bir protezde revizyon ameliyatından önce enfeksiyon araştırması yapılması gerekir.
Diz Protezi Enfeksiyonu Nasıl Tedavi Edilir?
Tedavi; enfeksiyonun ne zaman başladığına, protezin kemiğe sağlam tutunup tutunmadığına, mikroorganizmanın türüne, kemik ve yumuşak dokuların durumuna göre belirlenir.
Erken enfeksiyonda yıkama ve implantın korunması
Erken fark edilen ve protezin kemiğe sağlam tutunduğu seçilmiş hastalarda eklem cerrahi olarak temizlenebilir. Plastik ara parça değiştirilir, metal parçalar korunabilir ve uygun antibiyotik tedavisi başlanır. Bu yöntem DAIR olarak adlandırılır.
Tek aşamalı revizyon
Uygun seçilmiş hastalarda enfekte protez çıkarılır, eklem ayrıntılı olarak temizlenir ve aynı ameliyatta yeni protez yerleştirilir. Bu yöntem her enfeksiyon için uygun değildir.
İki aşamalı revizyon
Kronik veya ileri enfeksiyonlarda protez çıkarılarak eklem temizlenir ve antibiyotikli geçici bir ara protez yerleştirilir. Antibiyotik tedavisi ve takip sonrasında enfeksiyonun kontrol altına alındığı düşünülürse ikinci ameliyatla kalıcı protez uygulanır.
Tedavi yöntemi; mikroorganizmanın duyarlılığı, protezin stabilitesi, yumuşak dokuların durumu ve hastanın genel sağlık durumu dikkate alınarak kişiye özel belirlenir.
Sonuç
Diz protezi enfeksiyonu ciddi olmakla birlikte erken tanı ve doğru tedaviyle kontrol altına alınabilir. Ameliyat yerinden akıntı, giderek artan ağrı, kızarıklık veya daha önce iyi çalışan protezde yeni başlayan sertlik gibi belirtiler ihmal edilmemelidir.
Obezite, diyabet ve sigara kullanımı enfeksiyon riskini artırabilir; ancak bu faktörler tek başına ameliyata kesin engel değildir. Ameliyat öncesinde değiştirilebilir risklerin kontrol edilmesi ve enfeksiyon şüphesi geliştiğinde gecikmeden değerlendirme yapılması önemlidir.
Bursa’da diz protezi enfeksiyonu veya ağrılı diz protezi bulunan hastalarda muayene, röntgen, kan testleri ve gerektiğinde eklem sıvısı incelemesiyle enfeksiyon ve gevşeme ayrımı yapılmalıdır. Tedavi, hastanın bulgularına göre implantın korunmasından revizyon diz protezine kadar değişebilir.

