Osteosarkom – Bursa

Osteosarkom: Belirtileri, Tanısı ve Tedavisi – Bursa

Osteosarkom Nedir?

Osteosarkom, kötü huylu hücrelerin düzensiz kemik dokusu ürettiği bir kemik kanseri türüdür.

Her yaşta ortaya çıkabilir ancak çoğunlukla büyüme çağındaki çocuklarda ve gençlerde görülür. Nadir bir hastalık olmakla birlikte çocukluk ve ergenlik döneminde en sık görülen primer kötü huylu kemik tümörüdür.

Osteosarkom genellikle uzun kemiklerin uç kısımlarında gelişir. En sık:

  • Diz çevresindeki distal femur
  • Diz çevresindeki proksimal tibia
  • Omuz bölgesindeki proksimal humerus

etkilenir. Bununla birlikte vücudun herhangi bir kemiğinde ortaya çıkabilir.

Osteosarkom çoğunlukla kemoterapi ile tümörün cerrahi olarak çıkarılmasının birlikte uygulanmasıyla tedavi edilir. Bazı düşük dereceli osteosarkom türlerinde yalnızca cerrahi tedavi yeterli olabilir.

Kemoterapinin ameliyattan önce veya sonra uygulanması; tümörün türüne, büyüklüğüne, bulunduğu bölgeye, damar ve sinir yapılarıyla ilişkisine ve hastalığın yayılım durumuna göre belirlenir.

Osteosarkom Metastaz Yapar mı?

Osteosarkom vücudun başka bölgelerine yayılabilir. Osteosarkom metastaz yaptığında en sık akciğerleri etkiler.

Bu nedenle tanı ve evreleme aşamasında akciğerlerin bilgisayarlı tomografi ile değerlendirilmesi önemlidir.

Osteosarkom Neden Olur?

Osteosarkomun kesin nedeni bilinmemektedir.

Çoğu hastada belirli bir neden tespit edilemez. Bununla birlikte bazı genetik hastalıklar, daha önce radyoterapi uygulanması ve bazı kemik hastalıkları osteosarkom gelişme riskini artırabilir.

Resim: Proksimal humerusu etkileyen ve yumuşak doku uzanımı bulunan kemik tümörü.

Osteosarkom Belirtileri Nelerdir?

Osteosarkomun en sık görülen belirtisi ağrıdır.

Ağrı başlangıçta gelip geçici olabilir. Hastalık ilerledikçe daha sık ortaya çıkar ve kalıcı hâle gelebilir.

Osteosarkomda görülebilecek başlıca belirtiler şunlardır:

  • Kemik ağrısı
  • Gece veya istirahat sırasında artabilen ağrı
  • Tümör bölgesinde şişlik
  • Ele gelen kitle
  • Eklem hareketlerinde kısıtlılık
  • Bacakta yerleşmişse topallama
  • Kemikte zayıflamaya bağlı patolojik kırık

Bazı hastalarda ilk belirti, tümör nedeniyle zayıflayan kemiğin hafif bir travmayla kırılması olabilir.

Nadiren hastalık ilk tanı sırasında akciğere veya başka kemiklere yayılmış olabilir. Bu durumda metastazın bulunduğu bölgeye bağlı şikâyetler ortaya çıkabilir.

Osteosarkom Tanısı Nasıl Konulur?

Osteosarkom tanısında hastanın öyküsü, fizik muayene, görüntüleme yöntemleri, laboratuvar testleri ve biyopsi birlikte değerlendirilir.

Röntgen

Osteosarkom şüphesinde ilk kullanılan ve en hızlı görüntüleme yöntemlerinden biri röntgendir.

Röntgende şu bulgular görülebilir:

  • Kemik yapımının ve kemik yıkımının birlikte bulunduğu lezyon
  • Kortekste yıkım
  • Periost reaksiyonu
  • Codman üçgeni
  • Güneş ışını benzeri kemikleşme
  • Yumuşak dokuya uzanan kitle

Röntgen bulguları osteosarkomdan şüphelenilmesini sağlayabilir ancak kesin tanı için tek başına yeterli değildir.

Manyetik Rezonans Görüntüleme

Manyetik rezonans görüntüleme, tümörün kemik içindeki ve çevresindeki yayılımını ayrıntılı şekilde gösterir.

MR ile şu özellikler değerlendirilir:

  • Tümörün boyutu
  • Kemik iliği içindeki uzanımı
  • Eklemle ilişkisi
  • Kaslara ve diğer yumuşak dokulara yayılımı
  • Sinir ve damarlarla ilişkisi
  • Aynı kemik içindeki atlama lezyonları

MR, ameliyatın planlanmasında en önemli görüntüleme yöntemlerinden biridir.

Bilgisayarlı Tomografi

Bilgisayarlı tomografi, kemik yapısının ve kortikal yıkımın daha ayrıntılı değerlendirilmesine yardımcı olabilir.

Kapalı MR cihazını tolere edemeyen veya MR çekimine uygun olmayan bazı hastalarda BT kullanılabilir.

Akciğer metastazlarını değerlendirmek için göğüs bilgisayarlı tomografisi çekilir.

Resim: Proksimal tibianın metafiz-diafiz birleşiminde kemik yıkımına ve Codman üçgenine neden olan osteosarkom.

Laboratuvar Testleri

Doktorunuz alkalen fosfataz (ALP) ve laktat dehidrogenaz (LDH) dahil olmak üzere çeşitli kan testleri isteyebilir.

ALP düzeyi osteosarkomda yükselebilir ancak tek başına tanı koydurucu değildir. Büyüme çağındaki çocuklarda, kırıklarda ve başka kemik hastalıklarında da ALP yüksekliği görülebilir.

ALP ve LDH düzeyleri bazı hastalarda tümör yükü ve hastalığın seyri hakkında ek bilgi sağlayabilir.

Biyopsi

Osteosarkomun kesin tanısı için biyopsi gereklidir.

Biyopsi sırasında tümörden küçük bir doku örneği alınır ve patoloji laboratuvarında mikroskop altında incelenir.

Biyopsi hattının daha sonra yapılacak tümör ameliyatı dikkate alınarak planlanması gerekir. Yanlış bölgeden veya uygun olmayan şekilde yapılan biyopsi, uzuv kurtarma cerrahisini zorlaştırabilir.

Bu nedenle biyopsinin, hastanın kesin tedavisini gerçekleştirecek ortopedik onkoloji ekibi tarafından veya bu ekiple görüşülerek yapılması önemlidir.

Osteosarkomun Derecesi

Patolojik değerlendirme sırasında tümörün derecesi belirlenir.

Düşük dereceli tümör hücreleri normal kemik hücrelerine daha fazla benzer ve genellikle daha yavaş seyreder.

Yüksek dereceli osteosarkomlar ise daha agresif davranır ve çevre dokulara yayılma veya metastaz yapma ihtimali daha yüksektir.

Osteosarkomda Evreleme

Evreleme, kanserin yalnızca başladığı kemikte mi bulunduğunu yoksa başka bölgelere yayılıp yayılmadığını belirlemek için yapılır.

Evreleme sırasında şu incelemeler kullanılabilir:

  • Tümör bölgesinin MR görüntülemesi
  • Akciğer bilgisayarlı tomografisi
  • PET-BT
  • Kemik sintigrafisi
  • Kan testleri

Evreleme, uygulanacak tedavinin belirlenmesinde en önemli aşamalardan biridir.

Osteosarkom Tedavisi

Osteosarkom tedavisi çoğunlukla multidisipliner bir ekip tarafından planlanır.

Tedavi ekibinde:

  • Ortopedik tümör cerrahı
  • Çocuk veya erişkin medikal onkoloji uzmanı
  • Radyoloji uzmanı
  • Patoloji uzmanı
  • Radyasyon onkolojisi uzmanı
  • Fizik tedavi ve rehabilitasyon ekibi

yer alabilir.

Kemoterapi

Kemoterapi, kanser hücrelerini yok etmek amacıyla ilaçların kullanıldığı sistemik bir tedavidir.

Yüksek dereceli osteosarkomlarda genellikle ameliyattan önce kemoterapi uygulanır. Bu tedaviye neoadjuvan kemoterapi adı verilir.

Ameliyat öncesi kemoterapinin amaçları şunlardır:

  • Tümörü küçültmek
  • Mikroskobik yayılımı kontrol etmek
  • Akciğer veya diğer organlara yayılma riskini azaltmak
  • Tümörün kemoterapiye verdiği yanıtı değerlendirmek

Ameliyattan sonra kalan mikroskobik kanser hücrelerini yok etmek ve hastalığın tekrarlama riskini azaltmak amacıyla kemoterapiye devam edilir.

Ameliyat Öncesi Kemoterapiye Yanıt

Cerrahi sırasında çıkarılan tümör dokusu patoloji laboratuvarında incelenir.

Patolojik incelemede:

  • Tümörün tamamen çıkarılıp çıkarılmadığı
  • Cerrahi sınırların temiz olup olmadığı
  • Kemoterapi sonucunda tümör hücrelerinin ne kadarının öldüğü

değerlendirilir.

Kemoterapiye iyi yanıt alınmışsa mevcut tedavi protokolüne devam edilebilir. Yanıtın yetersiz olması durumunda onkoloji ekibi ameliyat sonrası tedavi planını yeniden değerlendirebilir.

Parosteal ve Periosteal Osteosarkom

Parosteal ve periosteal osteosarkomlar kemiğin yüzeyinden gelişen osteosarkom türleridir.

Düşük dereceli parosteal osteosarkomların bir kısmı yalnızca geniş cerrahi çıkarımla tedavi edilebilir.

Daha yüksek dereceli, dediferansiye veya agresif özellik gösteren parosteal osteosarkomlarda kemoterapi gerekebilir.

Periosteal osteosarkomlarda kemoterapi kararı tümörün derecesine, büyüklüğüne ve hastanın özelliklerine göre verilir.

Uzuv Kurtarma Cerrahisi

Günümüzde lokalize osteosarkomların çoğunda amputasyon yerine uzuv kurtarma cerrahisi uygulanmaktadır.

Uzuv kurtarma ameliyatında tümör, çevresindeki güvenli sağlıklı doku sınırıyla birlikte çıkarılır. Yakındaki önemli sinirler, damarlar, kaslar ve tendonlar mümkün olduğunca korunur.

Çıkarılan kemiğin yerine:

  • Tümör protezi
  • Donörden alınan kemik grefti
  • Hastanın kendi kemiği
  • Biyolojik ve metal rekonstrüksiyonların birlikte kullanıldığı yöntemler

uygulanabilir.

Cerrahi Sınırların Önemi

Tümör çıkarıldıktan sonra cerrahi sınırlar patoloji uzmanı tarafından değerlendirilir.

Cerrahi sınırın temiz olması, tümörün çevresindeki sağlıklı doku sınırıyla birlikte çıkarıldığını gösterir.

Cerrahi sınırların tümör içerdiği belirlenirse kalan tümör dokusunun çıkarılması için ek ameliyat gerekebilir.

Amputasyon Ne Zaman Gerekebilir?

Uzuv kurtarma cerrahisi günümüzde çoğu hastada uygulanabilse de bazı durumlarda amputasyon gerekebilir.

Bunlar arasında:

  • Tümörün ana damar ve sinirleri yaygın şekilde sarması
  • Kontrol edilemeyen enfeksiyon
  • Uzvun işlevsel olarak korunamayacak durumda olması
  • Tümörün güvenli cerrahi sınırlarla çıkarılamaması
  • Daha önce yapılan uygun olmayan cerrahiler nedeniyle tümörün geniş bir alana yayılması

yer alabilir.

Osteosarkom Ameliyatı Sonrası İyileşme

Uzuv kurtarma ameliyatından sonra iyileşme süreci kapsamlı fizik tedavi ve rehabilitasyon gerektirir.

Hastanın:

  • Eklem hareketlerinin korunması
  • Kas gücünün yeniden kazanılması
  • Yürüme eğitimi
  • Günlük yaşama dönüş
  • Protezin veya rekonstrüksiyonun korunması

için düzenli rehabilitasyon programına katılması gerekir.

Kemoterapi sırasında halsizlik, bulantı ve enerji kaybı görülebilir. Özellikle çocuk ve genç hastalarda aile desteği rehabilitasyon sürecinde önemlidir.

Osteosarkom Sonrası Takip

Tedavi tamamlandıktan sonra düzenli kontroller gerekir.

Takip sırasında:

  • Fizik muayene
  • Kan testleri
  • Ameliyat bölgesinin röntgeni veya MR görüntülemesi
  • Akciğer tomografisi
  • Gerektiğinde PET-BT veya kemik sintigrafisi

uygulanabilir.

Takibin amacı tümörün lokal olarak tekrarını, akciğer metastazını ve cerrahi rekonstrüksiyonla ilgili sorunları erken dönemde tespit etmektir.

Radyoterapi

Radyoterapide kanser hücrelerini yok etmek ve tümörü kontrol altına almak amacıyla yüksek enerjili ışınlar kullanılır.

Osteosarkom, radyoterapiye diğer bazı kanser türlerine göre daha az duyarlıdır. Bu nedenle radyoterapi standart tedavide yaygın olarak kullanılmaz.

Ancak:

  • Tümörün tamamen çıkarılamadığı
  • Ameliyatın mümkün olmadığı
  • Cerrahi sınırların pozitif olduğu
  • Ağrılı metastazların bulunduğu

seçilmiş hastalarda radyoterapi uygulanabilir.

Osteosarkomda Tedavi Başarısı

Osteosarkomlu birçok hastada kemoterapi ve cerrahi tedaviyle başarılı sonuçlar elde edilebilir.

Tedavi sonucunu etkileyen faktörler arasında:

  • Hastalığın tanı anındaki evresi
  • Akciğer veya başka organ metastazı bulunması
  • Tümörün tamamen çıkarılması
  • Cerrahi sınırların temiz olması
  • Kemoterapiye verilen yanıt
  • Tümörün yerleşim yeri
  • Tümörün histolojik alt tipi

yer alır.

Her hastanın tümörü ve tedavi süreci farklıdır. Bu nedenle kişisel prognozun ortopedik onkoloji ve medikal onkoloji ekibiyle değerlendirilmesi gerekir.

Kötü Huylu Kemik ve Kıkırdak Tümörleri

Osteosarkom dışında kondrosarkom, Ewing sarkomu ve diğer kötü huylu kemik tümörleri hakkında bilgi almak için kötü huylu kemik ve kıkırdak tümörleri başlıklı yazıyı inceleyebilirsiniz.

Prof. Dr. Hanifi Üçpunar

2003-2010 yılları arasında Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi (İngilizce)’nde tıp eğitimini tamamlamış ardından, Sağlık Bakanlığı Metin Sabancı Baltalimanı Kemik Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Ortopedi ve Travmatoloji ihtisasını tamamlamıştır (2011-2016). Aynı hastanede başasistanlık ve öğretim üyeliği görevlerinde bulunmuştur.

Adres

VM Medical Park Bursa Hastanesi
Kırcaali, Fevzi Çakmak Cd. No:76, 16220 Osmangazi/Bursa

hanifiucpunar@gmail.com

Copyright © 2026 | cysoftsolutions Tarafından Hazırlanmıştır.