Mikroskop Altında Bel Fıtığı Ameliyatı Nasıl Yapılır?
Mikroskop altında bel fıtığı ameliyatı, tıbbi adıyla lomber mikrodiskektomi, sinire baskı yapan fıtıklaşmış disk parçasının cerrahi mikroskop yardımıyla çıkarılmasıdır.
Ameliyatın temel amacı, beldeki bütün diski çıkarmak değil; bacağa giden sinirin üzerindeki baskıyı ortadan kaldırmaktır. Bu nedenle mikrodiskektomi özellikle belden kalçaya ve bacağa yayılan ağrı, uyuşma ve kas gücü kaybı bulunan uygun hastalarda uygulanır.
Günümüzde mikrodiskektomi, bel fıtığının cerrahi tedavisinde en sık kullanılan yöntemlerden biridir. Küçük bir kesiyle gerçekleştirilmesi, ameliyat mikroskobunun sağladığı büyütme ve aydınlatma sayesinde sinir dokusunun ayrıntılı olarak görülebilmesi ve omurganın taşıyıcı yapılarının büyük ölçüde korunması yöntemin temel avantajlarıdır.
Ancak her MR’da bel fıtığı görülmesi ameliyat gerektiği anlamına gelmez. Ameliyat kararı;
- Hastanın şikâyetleri,
- Nörolojik muayene bulguları,
- MR’da görülen fıtığın yeri ve büyüklüğü,
- Sinir basısının şikâyetlerle uyumu,
- Kas gücü kaybı bulunup bulunmaması,
- Ameliyatsız tedavilere verilen yanıt
birlikte değerlendirilerek verilir.
Bel fıtığının nedenleri, belirtileri ve ameliyatsız tedavi seçenekleri hakkında ayrıntılı bilgi için bel fıtığı nedir, belirtileri ve tedavisi nasıldır? başlıklı yazıyı inceleyebilirsiniz.
Mikrodiskektomi Nedir?
Mikrodiskektomi, bel omurları arasındaki diskten dışarı taşarak sinire baskı yapan parçanın cerrahi mikroskop altında çıkarılması işlemidir.
“Diskektomi” disk dokusunun çıkarılmasını, “mikro” ifadesi ise işlemin cerrahi mikroskop altında, büyütülmüş görüntüyle gerçekleştirilmesini ifade eder.
Mikrodiskektomide genellikle:
- Küçük bir cilt kesisi yapılır.
- Bel kasları kesilmeden lifleri arasından ayrılarak yana alınır.
- Gerektiğinde laminanın çok küçük bir bölümü çıkarılır.
- Sinir kökü mikroskop altında görülür.
- Sinire baskı yapan serbest veya taşmış disk parçaları temizlenir.
- Diskin sağlam ve omurganın yük taşımasına katkı sağlayan büyük bölümü korunur.
İzole bir bel fıtığı nedeniyle yapılan standart mikrodiskektomide çoğunlukla omurgaya vida veya platin yerleştirilmesine gerek yoktur. Vida ve füzyon ancak bel kayması, instabilite, ileri kemik darlığı veya başka bir mekanik problem bulunması halinde ayrı olarak değerlendirilir.
Mikrodiskektomi Minimal İnvaziv Bir Ameliyat mıdır?
Mikrodiskektomi, klasik geniş açık bel ameliyatlarına kıyasla daha küçük kesi ve daha sınırlı doku ayrıştırmasıyla yapılır. Bu nedenle doku koruyucu veya minimal invaziv özelliklere sahip bir ameliyat olarak kabul edilir.
Ameliyat mikroskobu cerraha:
- Sinir kökünü büyütülmüş görüntüyle değerlendirme,
- İnce damarları ve sinir zarını daha net görme,
- Fıtık parçasını çevre dokulardan ayırma,
- Daha kontrollü kanama yönetimi,
- Gereksiz kemik ve bağ dokusu çıkarılmasını azaltma
imkânı sağlar.
Bununla birlikte ameliyatın başarısını yalnızca kesi büyüklüğü belirlemez. Önemli olan sinirin yeterli şekilde rahatlatılması, fıtık parçasının güvenli biçimde çıkarılması ve omurganın destek yapılarının korunmasıdır.
Mikrodiskektomi ile Endoskopik Bel Fıtığı Ameliyatı Aynı mıdır?
Hayır. Mikrodiskektomi ile endoskopik diskektomi birbirine benzeyen ancak farklı görüntüleme ve erişim sistemleri kullanan iki ayrı cerrahi tekniktir.
Mikrodiskektomide ameliyat sahası cerrahi mikroskopla görüntülenir. Endoskopik diskektomide ise ince bir kamera sistemi omurgaya ilerletilir ve işlem ekrandaki görüntü üzerinden gerçekleştirilir.
Bu nedenle endoskopik diskektomiyi yalnızca “mikrodiskektominin bir çeşidi” olarak tanımlamak tam olarak doğru değildir.
Her iki yöntemin de amacı sinire baskı yapan disk parçasını çıkarmaktır. Ancak hangi yöntemin daha uygun olduğu;
- Fıtığın omurga kanalındaki konumuna,
- Fıtığın yukarı veya aşağı göç edip etmediğine,
- Kanal darlığı bulunup bulunmamasına,
- Fıtığın tek veya birden fazla seviyede olmasına,
- Daha önce ameliyat geçirilip geçirilmemesine,
- Hastanın anatomisine
göre belirlenir.
Endoskopik yöntem her hastada mikrodiskektomiden daha üstün değildir. Bazı hastalarda endoskopik cerrahi en uygun seçenekken, bazı hastalarda mikroskopik cerrahi sinirin daha geniş ve güvenli biçimde rahatlatılmasını sağlayabilir.
Kapalı yöntemlerin kimlere uygulanabileceği hakkında ayrıntılı bilgi için endoskopik diskektomi ve kapalı bel fıtığı ameliyatı başlıklı yazıyı inceleyebilirsiniz.
Bel Fıtığında Ne Zaman Ameliyat Gerekir?
Bel fıtığı bulunan hastaların çoğu hemen ameliyat edilmez. İlaç tedavisi, kontrollü aktivite, fizik tedavi, egzersiz ve uygun hastalarda enjeksiyon yöntemleriyle şikâyetler gerileyebilir.
Ancak aşağıdaki durumlarda ameliyat değerlendirilir:
- İlaç, istirahat ve fizik tedaviye rağmen devam eden şiddetli bacak ağrısı
- Hastanın günlük yaşamını ve uykusunu ciddi şekilde bozan siyatik ağrısı
- Ayakta veya bacakta ilerleyici kas gücü kaybı
- Düşük ayak gelişmesi
- Yürüme güçlüğü
- MR’da belirgin sinir basısı bulunması
- Ağrı nedeniyle işe veya günlük yaşama dönememe
- Tekrarlayan ve giderek ağırlaşan ataklar
Ameliyat kararı yalnızca ağrının süresine göre verilmez. Örneğin ilerleyici kas gücü kaybı bulunan bir hastada uzun süre fizik tedavi denenmesi sinirde kalıcı hasar riskini artırabilir.
Buna karşılık yalnızca bel ağrısı bulunan, bacak ağrısı ve belirgin sinir basısı olmayan her hastanın mikrodiskektomiden fayda görmesi beklenmez. Mikrodiskektomi özellikle sinir kökü basısına bağlı bacak ağrısını gidermeyi hedefler.
Bel Fıtığında Acil Ameliyat Gerektiren Belirtiler Nelerdir?
Bazı bel fıtıkları acil değerlendirme gerektirir.
Aşağıdaki belirtilerden biri varsa zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır:
- İdrar yapamama veya idrar kaçırma
- Dışkı kontrolünün bozulması
- Makat ve genital bölge çevresinde uyuşma
- İki bacakta birden hızla gelişen güç kaybı
- Ayağın yukarı kaldırılamaması
- Kısa sürede ilerleyen belirgin kas kuvvetsizliği
- Yürümenin aniden bozulması
İdrar-dışkı kontrolünün bozulması ve eyer bölgesi olarak adlandırılan makat-genital çevrede uyuşma, kauda ekuina sendromu adı verilen ciddi sinir sıkışmasının belirtisi olabilir. Bu durumda sinirlerin kalıcı zarar görmesini önlemek için acil cerrahi gerekebilir.
Ameliyattan Önce Hangi İncelemeler Yapılır?
Mikrodiskektomi kararı verilmeden önce hastanın ayrıntılı nörolojik muayenesi yapılır.
Muayenede özellikle:
- Bacak kaslarının gücü,
- Ayak bileği ve ayak parmaklarının hareketleri,
- Refleksler,
- Uyuşma alanları,
- Düz bacak kaldırma testi,
- Yürüme ve denge
değerlendirilir.
Bel MR görüntüleri yalnızca rapordan okunmamalıdır. Fıtığın hangi sinir köküne baskı yaptığı, kanalın ne kadar daraldığı, fıtığın serbest parça olup olmadığı ve klinik şikâyetlerle uyumu görüntüler üzerinden incelenmelidir.
Gerekli durumlarda ayakta bel röntgenleri, dinamik grafiler, bilgisayarlı tomografi veya EMG istenebilir.
Adım Adım Mikroskop Altında Bel Fıtığı Ameliyatı
1. Anestezi ve Hastanın Pozisyonlandırılması
Mikrodiskektomi çoğunlukla genel anestezi altında gerçekleştirilir. Hasta ameliyat masasına yüzüstü yatırılır.
Karın bölgesinin serbest kalması, bel damarlarındaki basıncı ve ameliyat alanındaki kanamayı azaltmaya yardımcı olur. Basıya maruz kalabilecek diz, dirsek ve göğüs gibi bölgeler özel yastıklarla korunur.
2. Doğru Bel Seviyesinin Belirlenmesi
Ameliyata başlamadan önce fıtığın bulunduğu omurga seviyesi görüntüleme cihazıyla kontrol edilir.
Örneğin MR’da L4-5 veya L5-S1 seviyesinde fıtık saptanmışsa, kesi yapılmadan önce doğru seviyenin teyit edilmesi cerrahi güvenliğin önemli bir parçasıdır.
3. Küçük Cilt Kesisinin Yapılması
Belin orta hattına veya orta hattın hemen yanına, hastanın anatomisine ve kullanılan tekniğe göre çoğunlukla yaklaşık 2–4 santimetrelik bir kesi yapılır.
Kesinin uzunluğu hastanın kilosuna, fıtığın seviyesine ve ek kanal darlığı bulunup bulunmamasına göre değişebilir.
Ameliyatın başarısı yalnızca kesinin ne kadar küçük olduğuyla değerlendirilmemelidir. Sinirin yeterli ve güvenli biçimde rahatlatılması önceliklidir.
4. Bel Kaslarının Korunarak Ayrılması
Bel kasları doğrudan kesilmek yerine liflerinin yönüne uygun şekilde ayrılarak yana alınır.
Böylece omurganın arka tarafındaki lamina adı verilen kemik yapıya ulaşılır. Kas dokusunun gereğinden fazla sıyrılmaması ameliyat sonrası ağrının ve kas hasarının azaltılmasına yardımcı olur.
5. Cerrahi Mikroskobun Kullanılması
Ameliyat mikroskobu cerrahi sahaya yerleştirilir. Mikroskop, ameliyat bölgesini yüksek büyütme ve güçlü ışık altında gösterir.
Bu aşamadan sonra sinir kökü, sinirleri çevreleyen zar, küçük damarlar ve fıtıklaşmış disk parçası ayrıntılı olarak değerlendirilebilir.
6. Gerekirse Küçük Laminotomi Yapılması
Sinir köküne ulaşabilmek için bazı hastalarda laminanın çok küçük bir bölümü alınabilir. Bu işleme laminotomi adı verilir.
Laminotominin miktarı her hastada aynı değildir. Yalnızca serbest bir disk parçası bulunan bazı hastalarda çok sınırlı bir kemik açılımı yeterli olabilir. Kemik darlığı bulunan hastalarda ise sinirin yeterli şekilde rahatlatılması için daha geniş dekompresyon gerekebilir.
Omurganın stabilitesini korumak amacıyla faset eklemin gereksiz yere çıkarılmasından kaçınılır.
7. Ligamentum Flavumun Açılması
Lamina altında bulunan ligamentum flavum adlı bağ dokusu kontrollü biçimde açılır veya küçük bir bölümü çıkarılır.
Bu aşamada sinir kökü ve sinirleri çevreleyen dura adı verilen zar görülür.
8. Sinir Kökünün Belirlenmesi
Sinir kökü mikroskop altında tanımlanır. Fıtık parçasının siniri hangi yönden sıkıştırdığı değerlendirilir.
Sinir kökü sert şekilde çekilmez. Fıtık parçasına ulaşmak için sinir, gerekli olduğu ölçüde ve nazikçe hareket ettirilir.
9. Fıtıklaşmış Disk Parçasının Çıkarılması
Sinirin altında veya yanında bulunan fıtıklaşmış disk parçası özel mikrocerrahi aletlerle tutulup çıkarılır.
Serbestleşmiş, dışarı taşmış veya kolayca ayrılan disk parçaları temizlenir. Ancak bütün diskin boşaltılması hedeflenmez. Gereğinden fazla disk çıkarılması disk yüksekliğinin azalmasına ve ilerleyen dönemde bel ağrısına katkıda bulunabilir.
Cerrahinin temel amacı:
Sinire baskı yapan parçayı çıkarmak ve sinirin serbest şekilde hareket edebildiğini görmektir.
10. Sinir Kökünün Kontrol Edilmesi
Disk parçaları çıkarıldıktan sonra sinir kökü tekrar değerlendirilir.
Sinirin altında veya çevresinde baskı oluşturan başka bir serbest parça bulunup bulunmadığı kontrol edilir. Kanama odakları durdurulur ve ameliyat alanı yıkanır.
11. Ameliyat Kesisinin Kapatılması
Kaslar doğal yerine bırakılır. Kas dokusu çoğunlukla kesilmediği için ayrıca büyük bir kas onarımı gerekmez.
Kas üzerindeki zar, cilt altı dokusu ve cilt anatomik katmanlarına uygun olarak kapatılır. Bazı hastalarda estetik dikiş veya cilt yapıştırıcısı kullanılabilir.
Mikrodiskektomi çoğunlukla yaklaşık 45–90 dakika sürer. Ancak ameliyat süresi hastanın anatomisine, fıtığın yerine, geçirilmiş ameliyatlara ve eşlik eden kanal darlığına göre değişebilir.
Mikrodiskektomide Diskin Tamamı Çıkarılır mı?
Hayır. Mikrodiskektomide diskin tamamı çıkarılmaz.
Sinire baskı yapan dışarı taşmış parça ve kolayca ayrılan gevşek disk parçaları alınır. Diskin omurlar arasında yük taşıyan büyük kısmı yerinde bırakılır.
Diskin tamamının çıkarılması durumunda iki omur arasındaki boşluğun desteklenmesi için farklı cerrahi işlemler gerekebilir. Standart bel fıtığı mikrodiskektomisinde böyle bir işlem çoğunlukla gerekli değildir.
Diskin büyük kısmının korunması omurganın doğal hareket ve yük aktarım mekanizmasının devam etmesini sağlar. Bununla birlikte içeride disk dokusu kaldığı için aynı seviyede tekrar fıtıklaşma ihtimali tamamen ortadan kaldırılamaz.
Mikrodiskektomide Platin Takılır mı?
İzole bel fıtığı nedeniyle yapılan mikrodiskektomide genellikle platin, vida veya kafes kullanılmaz.
Platin gerektirebilecek durumlar şunlardır:
- Bel kayması
- Omurga instabilitesi
- İleri faset eklem hasarı
- Tekrarlayan ameliyatlar sonrasında stabilitenin bozulması
- Geniş kemik çıkarılması gerektiren kanal darlığı
- Bel fıtığıyla birlikte ileri deformite bulunması
MR’da yalnızca bel fıtığı bulunması otomatik olarak vidalı ameliyat gerektiği anlamına gelmez.
Mikrodiskektomi Sonrasında Bacak Ağrısı Hemen Geçer mi?
Sinir üzerindeki mekanik baskı kaldırıldığı için hastaların önemli bir bölümünde bacağa yayılan siyatik ağrısı ameliyattan hemen sonra belirgin şekilde azalır.
Ancak bütün belirtiler aynı hızda düzelmez.
Genellikle:
- Bacak ağrısı daha erken düzelir.
- Kas gücü zaman içinde toparlanabilir.
- Uyuşma ve karıncalanma daha yavaş gerileyebilir.
- Uzun süre baskı altında kalan sinirlerde tam iyileşme gerçekleşmeyebilir.
- Bel ağrısı, bacak ağrısına göre daha sınırlı düzelebilir.
Mikrodiskektomi özellikle sinir basısına bağlı bacak ağrısında etkilidir. Hastanın temel şikâyeti yalnızca yaygın bel ağrısıysa ameliyatın sağlayacağı fayda daha dikkatli değerlendirilmelidir.
Mikrodiskektomi sonuçları hakkında ayrıntılı bilgi için bel fıtığı ameliyatının başarı oranı başlıklı yazıyı inceleyebilirsiniz.
Bel Fıtığı Ameliyatından Sonra Hastanede Kaç Gün Kalınır?
Mikrodiskektomi sonrasında hastalar genellikle ameliyattan yaklaşık 4–6 saat sonra ayağa kaldırılarak yürütülür.
Hastanede kalış süresi hastanın genel durumuna, ağrı kontrolüne ve ameliyatın kapsamına göre değişir. Çoğu hastada bir gece hastanede kalış yeterlidir. Seçilmiş hastalar aynı gün taburcu edilebilir.
Taburculuk öncesinde hastanın:
- Bağımsız yürüyebilmesi,
- İdrar yapabilmesi,
- Ağrısının ilaçlarla kontrol edilebilmesi,
- Yeni bir nörolojik kaybının bulunmaması
beklenir.
Mikrodiskektomi Sonrası İyileşme Süreci
İlk Gün
Hasta ameliyattan birkaç saat sonra destekle yürütülür. Yatakta sürekli hareketsiz kalması önerilmez.
Kısa ve sık yürüyüşler dolaşımı destekler ve pıhtı riskinin azaltılmasına yardımcı olur.
İlk Hafta
Ameliyat bölgesinde hafif ağrı, gerginlik ve kas spazmı olabilir. Ev içinde kısa yürüyüşler yapılabilir.
Uzun süre aynı pozisyonda oturulmamalıdır. Oturma süresi hastanın şikâyetine göre kademeli olarak artırılmalıdır.
İlk 2–6 Hafta
Yürüyüş mesafesi kontrollü biçimde artırılır. Masa başında çalışan hastalar, klinik durumlarına göre yaklaşık 10–14 gün içinde işlerine dönebilir.
Uzun süre araç kullanmak, tekrarlayan öne eğilme, ani dönme ve ağır kaldırma erken dönemde sınırlandırılır.
6–12 Hafta
Bel ve karın çevresi kaslarını güçlendiren egzersizlere hastanın durumuna göre başlanabilir.
Ağır fiziksel işlerde çalışan hastaların işe dönüşü çoğunlukla 6–12 haftayı bulabilir. Spor ve ağır kaldırma programı hastaya özel olarak planlanmalıdır.
Omurga cerrahisi sonrası iyileşme ve işe dönüş süreleri yapılan ameliyatın kapsamına ve hastanın mesleğine göre değişir.
Ameliyattan Sonra Nelere Dikkat Edilmelidir?
Ameliyat sonrasında ilk haftalarda:
- Ağır eşya kaldırılmamalıdır.
- Belden ani şekilde eğilip doğrulmaktan kaçınılmalıdır.
- Yük kaldırırken dizler bükülmelidir.
- Uzun süre kesintisiz oturulmamalıdır.
- Sigara kullanılmamalıdır.
- Kilo kontrolüne dikkat edilmelidir.
- Yürüyüş mesafesi aşamalı artırılmalıdır.
- Hekimin önerdiği ilaçlar düzenli kullanılmalıdır.
- Yara yeri temiz ve kuru tutulmalıdır.
İlk üç ay iyileşmenin devam ettiği önemli bir dönemdir. Ancak bel fıtığının nüksü yalnızca ilk üç ayda oluşmaz. Tekrar fıtıklaşma aylar veya yıllar sonra da görülebilir.
Bu nedenle hastanın yalnızca erken dönemde değil, uzun vadede de doğru kaldırma tekniklerini kullanması, ideal kilosunu koruması ve bel-karın kaslarını güçlendirmesi önemlidir.
Bel Fıtığı Ameliyatından Sonra Fıtık Tekrarlar mı?
Evet. Mikrodiskektomi sonrasında aynı seviyede tekrar bel fıtığı gelişebilir.
Bilimsel çalışmalarda cerrahi sonrası tekrarlayan bel fıtığı oranları, kullanılan tanıma ve takip süresine göre değişmekle birlikte çoğunlukla yaklaşık yüzde 5–15 aralığında bildirilmektedir.
Nüksün nedeni, diskin tamamının çıkarılmamasıdır. Ancak diskin tamamının çıkarılmaması bir eksiklik değil, omurganın doğal yapısını korumaya yönelik bilinçli bir cerrahi yaklaşımdır.
Tekrar fıtıklaşma riskini etkileyebilecek faktörler arasında:
- Sigara kullanımı
- Fazla kilo
- Kontrolsüz ağır kaldırma
- Diskteki yırtığın büyüklüğü
- Disk dejenerasyonu
- Diyabet
- Bel-karın kaslarının yetersizliği
- Fiziksel olarak ağır çalışma
yer alabilir.
Nüks gelişmesi her zaman cerrahi hata anlamına gelmez. Aynı seviyede kalan disk dokusunun yeniden dışarı taşması biyolojik ve mekanik birçok faktöre bağlıdır.
Mikrodiskektominin Riskleri Nelerdir?
Mikrodiskektomi deneyimli omurga cerrahları tarafından sık uygulanan bir ameliyat olmakla birlikte her cerrahi işlem gibi bazı riskler taşır.
Olası riskler şunlardır:
- Enfeksiyon
- Kanama veya hematom
- Sinir kökü yaralanması
- Dura adı verilen sinir zarının yırtılması
- Beyin-omurilik sıvısı kaçağı
- Bacak ağrısının tam geçmemesi
- Uyuşma veya güç kaybının devam etmesi
- Aynı seviyede yeniden fıtık oluşması
- Farklı bir seviyede yeni fıtık gelişmesi
- Tekrar ameliyat gereksinimi
- Anesteziye bağlı komplikasyonlar
Risk oranı hastanın yaşı, kilosu, sigara kullanımı, diyabeti, daha önce bel ameliyatı geçirip geçirmemesi ve fıtığın anatomik konumuna göre değişebilir.
Mikrodiskektomi mi, Endoskopik Ameliyat mı Daha İyidir?
Bütün hastalar için tek bir “en iyi bel fıtığı ameliyatı” yoktur.
Doğru yaklaşım, hastaya belirli bir yöntemi uygulamaya çalışmak değil; fıtığın anatomisine ve hastanın ihtiyaçlarına en uygun yöntemi seçmektir.
Endoskopik cerrahi özellikle seçilmiş tek seviyeli fıtıklarda küçük kesi ve hızlı iyileşme avantajı sağlayabilir.
Mikrodiskektomi ise:
- Büyük veya göç etmiş fıtıklarda,
- Sinirin daha geniş görülmesi gereken durumlarda,
- Kemik kanal darlığının eşlik ettiği hastalarda,
- Birden fazla yapının rahatlatılması gereken olgularda,
- Bazı tekrarlayan fıtıklarda
daha uygun olabilir.
Teknik seçim yalnızca kesi büyüklüğüne veya “kapalı ameliyat” ifadesine göre yapılmamalıdır. Ameliyatta sinirin yeterli ve güvenli biçimde rahatlatılması temel hedeftir.
Bel Fıtığında Ameliyat Dışındaki Seçenekler
Kas gücü kaybı veya acil cerrahi gerektiren bir durum bulunmayan hastalarda ameliyat dışı tedaviler denenebilir.
Bunlar arasında:
- İlaç tedavisi
- Kontrollü aktivite
- Fizik tedavi
- Bel ve karın kaslarını güçlendiren egzersizler
- Kilo kontrolü
- Epidural veya transforaminal enjeksiyonlar
bulunur.
Nokta atışı bel enjeksiyonları sinir çevresindeki ödem ve inflamasyonu azaltarak ağrının kontrol altına alınmasına yardımcı olabilir. Ancak enjeksiyon, dışarı taşan disk parçasını cerrahi olarak çıkarmaz.
Ameliyatsız tedavilerin ne kadar sürdürüleceği hastanın nörolojik muayenesine göre belirlenmelidir. İlerleyici kas gücü kaybı bulunan bir hastada yalnızca ağrı tedavilerine devam edilmesi uygun olmayabilir.
Sık Sorulan Sorular
Mikrodiskektomi açık ameliyat mıdır?
Mikrodiskektomide ciltte küçük bir kesi yapılır. Bu nedenle tamamen kesisiz bir işlem değildir. Ancak klasik geniş açık ameliyatlara göre daha küçük kesi ve daha sınırlı doku ayrıştırmasıyla gerçekleştirilir.
Mikrodiskektomi lazerle mi yapılır?
Hayır. Mikrodiskektomi lazer ameliyatı değildir. Sinire baskı yapan disk parçası cerrahi mikroskop altında özel mikrocerrahi aletlerle çıkarılır.
Ameliyat sırasında bütün disk temizlenir mi?
Hayır. Sinire baskı yapan fıtıklaşmış parça ve gevşek disk dokuları çıkarılır. Diskin yük taşıyan büyük bölümü korunur.
Bel fıtığı ameliyatında platin takılır mı?
İzole bel fıtığı mikrodiskektomisinde çoğunlukla platin takılmaz. Bel kayması veya instabilite gibi ek sorunlar varsa füzyon ayrıca değerlendirilebilir.
Mikrodiskektomi kaç saat sürer?
Standart tek seviyeli bir mikrodiskektomi çoğunlukla yaklaşık 45–90 dakika sürer. Ameliyatın kapsamına göre süre uzayabilir.
Ameliyattan sonra ne zaman yürünür?
Çoğu hasta ameliyattan yaklaşık 4–6 saat sonra ayağa kaldırılarak yürütülür.
Ne zaman işe dönebilirim?
Masa başı çalışan hastalar çoğunlukla 10–14 gün içinde işlerine dönebilir. Ağır fiziksel işlerde çalışanların dönüş süresi 6–12 haftayı bulabilir.
Bacak ağrısı ameliyattan sonra hemen geçer mi?
Sinir üzerindeki baskı kaldırıldığı için bacak ağrısı çoğu hastada erken dönemde belirgin şekilde azalır. Uyuşma ve güç kaybının düzelmesi daha uzun sürebilir.
Ameliyattan sonra uyuşma devam edebilir mi?
Evet. Sinir uzun süre baskı altında kalmışsa uyuşma aylar boyunca devam edebilir veya tamamen düzelmeyebilir. Bu nedenle ilerleyici sinir kaybı bulunan hastalarda ameliyatın gereksiz yere geciktirilmemesi önemlidir.
Mikrodiskektomiden sonra bel fıtığı tekrarlar mı?
Evet. Aynı seviyede kalan disk dokusu yeniden fıtıklaşabilir. Nüks riski tamamen sıfırlanamaz.
Bursa’da Mikroskop Altında Bel Fıtığı Ameliyatı
Bel fıtığı ameliyatında doğru hasta seçimi, kullanılacak teknik kadar önemlidir.
Prof. Dr. Hanifi Üçpunar olarak bel fıtığı değerlendirmesinde yalnızca MR raporuna değil;
- Hastanın bacak ağrısının dağılımına,
- Kas gücüne,
- Uyuşma alanına,
- Reflekslerine,
- Yürüme fonksiyonuna,
- MR bulgularının muayeneyle uyumuna,
- Daha önce uygulanan tedavilere
birlikte bakıyorum.
Temel amaç her bel fıtığını ameliyat etmek değildir. Ameliyatsız iyileşme ihtimali bulunan hastalarda gereksiz cerrahiden kaçınmak; sinir hasarı riski bulunan veya şiddetli şikâyetleri devam eden hastalarda ise doğru ameliyat zamanını kaçırmamak gerekir.
Hastanın anatomisine göre mikroskopik veya endoskopik yöntemlerden daha güvenli ve etkili olan teknik seçilir. Cerrahi gerekiyorsa sinire baskı yapan fıtık parçasının çıkarılması ve omurganın destek yapılarının mümkün olduğunca korunması hedeflenir.
Bursa başta olmak üzere Balıkesir, Yalova, Bilecik, Kütahya, Eskişehir, Çanakkale, İstanbul ve çevre illerden bel fıtığı nedeniyle başvuran hastalar mevcut MR görüntüleri ve önceki tedavi belgeleriyle değerlendirilebilir.
Muayeneye gelirken yalnızca yazılı MR raporunun değil, MR görüntülerinin CD veya dijital kaydının da getirilmesi önemlidir.
Bel fıtığı ve omurga cerrahisi değerlendirmesi için iletişim ve randevu sayfası üzerinden başvuru oluşturabilirsiniz.
Bilimsel Kaynaklar
- American Academy of Orthopaedic Surgeons – Herniated Disk in the Lower Back
- American Academy of Orthopaedic Surgeons – Endoscopic Diskectomy
- American Association of Neurological Surgeons – Herniated Disc
- American Association of Neurological Surgeons – Minimally Invasive Spine Surgery
- Risk Factors for Recurrent Lumbar Disc Herniation
- Lumbar Disc Herniation: Prevention and Treatment of Recurrence
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Bel fıtığı tedavisi ve ameliyat kararı hastanın muayenesi, nörolojik bulguları ve MR görüntülerinin birlikte değerlendirilmesiyle verilmelidir.

