Ön Diz Ağrısı Bursa

Diz Ön Ağrısı ve Hoffa Hastalığı

Dizinizin ön tarafında, özellikle diz kapağının hemen altında ağrı mı hissediyorsunuz? Ağrınız dizinizi tamamen düzleştirirken, uzun süre ayakta kalırken, merdiven kullanırken veya spor yaparken artıyor mu? Bu yakınmalar, infrapatellar yağ yastıkçığı sıkışması olarak da bilinen Hoffa hastalığına bağlı olabilir.

Ancak dizin ön kısmında hissedilen her ağrı Hoffa hastalığı değildir. Diz kapağı kıkırdak sorunları, patellar tendon hastalıkları, menisküs yırtıkları, eklem kıkırdağı hasarları ve bazı bağ yaralanmaları da benzer şikâyetlere neden olabilir. Bu nedenle yalnızca ağrının yerine bakılarak tanı konulmamalı; ayrıntılı muayene ve gerektiğinde görüntüleme yapılmalıdır.

Diz Ön Ağrısı Nedir?

Diz ön ağrısı, ağrının diz kapağının çevresinde, altında veya hemen iki yanında hissedildiği durumları tanımlayan genel bir ifadedir. Tek başına bir hastalık adı değildir. Diz ön ağrısına yol açabilecek çok sayıda farklı problem bulunmaktadır.

Ön diz ağrısının sık görülen nedenleri şunlardır:

  • Hoffa hastalığı ve infrapatellar yağ yastıkçığı sıkışması
  • Patellofemoral ağrı sendromu
  • Kondromalazi patella
  • Patellar tendinopati
  • Patella çıkığı veya diz kapağı dengesizliği
  • Plika sendromu
  • Menisküs yırtıkları
  • Eklem kıkırdağı lezyonları
  • Diz kireçlenmesi
  • Ön çapraz bağ yaralanmaları
  • Diz çevresindeki bursitler
  • Travmaya bağlı kemik ödemleri
  • Daha nadiren enfeksiyonlar, romatizmal hastalıklar ve tümöral oluşumlar

Doğru tedavi için öncelikle bu nedenlerin birbirinden ayrılması gerekir.

Hoffa Hastalığı Nedir?

Hoffa hastalığı, diz kapağının altında ve patellar tendonun arkasında bulunan infrapatellar yağ yastıkçığının tahriş olması, şişmesi ve eklem yüzeyleri arasında sıkışması sonucunda gelişen ağrılı bir durumdur.

Hoffa yağ yastıkçığı, diz ekleminin içinde yer almasına rağmen eklem zarının dışında bulunan, damar ve sinir bakımından zengin bir yapıdır. Diz hareketleri sırasında şekil değiştirerek eklem içindeki boşluklara uyum sağlar. Diz ön bölümündeki yapıların korunmasına, yüklerin dağıtılmasına ve eklem hareketlerinin kolaylaştırılmasına katkıda bulunur. Sinir uçlarından zengin olması nedeniyle tahriş edildiğinde belirgin ön diz ağrısına yol açabilir.

Dizin tekrarlayan şekilde geriye doğru zorlanması, yağ yastıkçığının diz kapağı ve uyluk kemiğinin alt ucu arasında sıkışmasına neden olabilir. Başlangıçta ödem ve iltihabi reaksiyon gelişirken, sorun uzun süre devam ederse yağ yastıkçığında kalınlaşma ve fibrozis adı verilen sert nedbe dokusu oluşabilir. Kronikleşen vakalarda bu değişiklikler sıkışmayı daha da artırabilir.

Hoffa Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Hoffa hastalığında ağrı çoğunlukla diz kapağının hemen altında, patellar tendonun sağında ve solunda hissedilir. Hastalar bazen ağrıyı dizin derininde veya diz kapağının arkasında hissedilen bir sıkışma şeklinde tarif edebilir.

Yaygın belirtiler şunlardır:

Diz kapağının altında ağrı: Ağrı genellikle patellar tendonun iki yanında belirgindir. Bu bölgeye bastırıldığında hassasiyet oluşabilir.

Dizi tam düzleştirirken ağrı: Yağ yastıkçığı özellikle dizin son düzleşme derecelerinde sıkışabilir. Bu nedenle dizi tamamen düzleştirme, ayakta uzun süre dik durma veya dizin geriye doğru zorlanması ağrıyı artırabilir.

Hareketle artan ön diz ağrısı: Yürüme, koşma, çömelme, merdiven kullanma ve tekrarlayan diz hareketleri sırasında ağrı belirginleşebilir.

Şişlik ve dolgunluk: Diz kapağının altında, patellar tendonun iki yanında hafif şişlik veya dolgunluk hissedilebilir.

Hareket kısıtlılığı: Ağrı ve sıkışma nedeniyle dizin tam olarak düzleştirilmesi veya bükülmesi zorlaşabilir.

Sıkışma veya takılma hissi: Kronik inflamasyon ve fibrozis gelişen hastalarda dizin ön kısmında mekanik takılma hissi oluşabilir.

Uzun süre ayakta kalmakla artan ağrı: Dizi sürekli tam düz pozisyonda tutmak yağ yastıkçığı üzerindeki baskıyı artırabilir.

Spor sırasında ağrı: Koşu, sıçrama ve ani yön değiştirme içeren aktiviteler belirtileri artırabilir.

Hoffa hastalığında gerçek bir eklem kilitlenmesi beklenen temel bulgu değildir. Diz tamamen kilitleniyor ve açılamıyorsa menisküs yırtığı, eklem içi serbest cisim veya başka bir mekanik problem araştırılmalıdır.

Hoffa Hastalığı Neden Olur?

Hoffa hastalığı genellikle tek bir nedene bağlı değildir. Travma, aşırı kullanım ve diz kapağının hareket düzenindeki bozukluklar birlikte rol oynayabilir.

Tekrarlayan mikrotravmalar: Koşma, sıçrama, çömelme ve ani yön değiştirme gibi hareketler yağ yastıkçığının tekrar tekrar sıkışmasına neden olabilir.

Dizin aşırı geriye gitmesi: Dizini ayakta dururken sürekli geriye doğru kilitleyen veya yapısal olarak diz hiperekstansiyonu bulunan kişilerde yağ yastıkçığı daha fazla baskı altında kalabilir.

Doğrudan darbe: Diz kapağının alt kısmına alınan darbeler, düşmeler veya spor yaralanmaları yağ yastıkçığında kanama ve ödeme yol açabilir.

Cerrahi veya girişim sonrası değişiklikler: Ön çapraz bağ ameliyatı, diz artroskopisi veya diz çevresindeki diğer cerrahi işlemler sonrasında yağ yastıkçığında tahriş ve nedbe dokusu gelişebilir.

Diz kapağı hareket bozuklukları: Diz kapağının olması gereken doğrultuda hareket etmemesi, infrapatellar yağ yastıkçığının belirli bölümlerinde basınç artışına yol açabilir.

Patella alta: Diz kapağının normalden daha yukarıda bulunması, bazı hastalarda yağ yastıkçığı sıkışmasına yatkınlık oluşturabilir. Patella yüksekliği ve diz kapağı hareket düzenindeki bazı anatomik farklılıklar Hoffa sendromu ile ilişkili bulunmuştur.

Kas dengesizlikleri: Uyluk kaslarındaki güçsüzlük, kalça çevresindeki kas kontrolünün yetersizliği ve alt ekstremitenin içe dönme eğilimi diz kapağının hareketini etkileyebilir.

Diğer diz problemleri: Menisküs yırtıkları, ön çapraz bağ yaralanmaları, eklem kıkırdağı hasarları, osteoartrit ve patellofemoral sorunlar yağ yastıkçığında ikincil değişikliklere yol açabilir.

Kimlerde Daha Sık Görülür?

Hoffa hastalığı farklı yaş gruplarında görülebilmekle birlikte dizini yoğun kullanan kişilerde daha sık düşünülür.

Risk altında olabilecek gruplar şunlardır:

  • Koşucular
  • Futbol, basketbol ve voleybol sporcuları
  • Dansçılar ve jimnastikçiler
  • Tekrarlayan çömelme hareketi yapanlar
  • Dizini geriye doğru kilitleyerek ayakta duranlar
  • Daha önce diz yaralanması geçirenler
  • Diz ameliyatı öyküsü bulunanlar
  • Diz kapağı hareket bozukluğu olanlar
  • Uyluk ve kalça kaslarında güçsüzlük bulunanlar

Bununla birlikte, yalnızca spor yapanlarda görülmez. Günlük işlerinde uzun süre ayakta kalan veya tekrarlayan diz hareketleri yapan kişilerde de ortaya çıkabilir.

Hoffa Hastalığının Tanısı Nasıl Konulur?

Hoffa hastalığının tanısı yalnızca MR görüntüsüne bakılarak konulmaz. Hastanın şikâyetleri, fizik muayene bulguları ve görüntüleme sonuçları birlikte değerlendirilmelidir.

Ağrının başlangıç zamanı, travmayla ilişkisi, hangi hareketlerde arttığı, dizin tam düzleşmesiyle ağrı oluşup oluşmadığı ve daha önce geçirilmiş diz ameliyatları sorgulanır.

Fizik Muayene

Muayenede diz kapağının altı, patellar tendon ve tendonun iki yanındaki yumuşak dokular değerlendirilir. Yağ yastıkçığına bastırıldığında ağrı oluşması tanıyı destekleyebilir.

Hoffa testi sırasında patellar tendonun iki yanına kontrollü basınç uygulanırken diz bükülü pozisyondan düzleştirilir. Dizin son düzleşme derecelerinde tipik ağrının ortaya çıkması yağ yastıkçığı sıkışmasını düşündürebilir.

Ancak Hoffa testi tek başına kesin tanı koydurmaz. Patellar tendon hastalıkları, menisküs yaralanmaları ve patellofemoral ağrı gibi diğer nedenlerin de muayene edilmesi gerekir.

Röntgen

Hoffa hastalığında standart röntgenler çoğu zaman normal olabilir. Bununla birlikte röntgen; diz kireçlenmesi, patella yüksekliği, diz kapağının konumu, kemik lezyonları ve dizilim bozuklukları gibi eşlik eden problemleri değerlendirmek için kullanılabilir.

Manyetik Rezonans Görüntüleme

MR, infrapatellar yağ yastıkçığını ve diz içindeki diğer yumuşak dokuları ayrıntılı biçimde gösterir. Yağ yastıkçığında ödem, büyüme, kanama, fibrozis veya sıkışmaya bağlı sinyal değişiklikleri görülebilir.

Bununla birlikte MR’da yağ yastıkçığı içerisinde görülen her ödem hastanın ağrısının Hoffa hastalığından kaynaklandığı anlamına gelmez. Benzer görüntü değişiklikleri şikâyeti olmayan kişilerde veya başka diz hastalıklarına ikincil olarak da görülebilir. Bu nedenle MR bulguları klinik muayeneyle uyumlu olmalıdır.

Ultrason

Ultrason, yüzeysel yapıların ve patellar tendonun değerlendirilmesinde kullanılabilir. Bazı hastalarda yağ yastıkçığındaki ödem ve sıkışma hareket sırasında dinamik olarak incelenebilir. Ultrason ayrıca enjeksiyonların hedeflenen bölgeye kontrollü şekilde yapılmasına yardımcı olabilir.

Tanısal Enjeksiyon

Tanının belirsiz olduğu seçilmiş hastalarda yağ yastıkçığı çevresine lokal anestezik enjeksiyonu uygulanabilir. Enjeksiyon sonrasında tipik ağrının geçici olarak belirgin biçimde azalması, ağrının kaynağı hakkında destekleyici bilgi sağlayabilir.

Hoffa Hastalığı Hangi Hastalıklarla Karışabilir?

Ön diz ağrısının birçok nedeni bulunduğu için Hoffa hastalığı bazı sorunlarla kolaylıkla karışabilir.

Patellofemoral ağrı sendromu: Ağrı çoğunlukla diz kapağının çevresinde veya arkasındadır. Merdiven kullanma, çömelme ve uzun süre oturma sırasında artabilir.

Kondromalazi patella: Diz kapağının arkasındaki eklem kıkırdağında yumuşama veya hasar bulunur. Sürtünme hissi ve hareketle artan ağrı görülebilir.

Patellar tendinopati: Ağrı çoğunlukla patellar tendonun diz kapağına yapıştığı noktada hissedilir. Sıçrama ve koşuyla belirginleşir.

Menisküs yırtığı: Eklem hattında ağrı, şişlik, takılma veya gerçek kilitlenme görülebilir.

Plika sendromu: Diz içindeki zar kıvrımının tahriş olması ön ve iç diz ağrısına neden olabilir.

Eklem kıkırdağı lezyonları: Travma veya tekrarlayan yüklenmeler sonrasında ağrı, şişlik ve mekanik belirtiler gelişebilir.

Ön çapraz bağ yaralanmaları: Dizde boşalma, güvensizlik ve aktivite sırasında instabilite görülebilir.

Bursit: Ağrı ve şişlik genellikle belirli bir bursa üzerinde daha yüzeyseldir.

Sinir kaynaklı ağrılar: Bel veya kalça bölgesindeki bazı problemler dize yansıyan ağrıya neden olabilir.

Yağ yastıkçığı içindeki kitleler: Ganglion kisti, lokalize pigmente villonodüler sinovit ve diğer nadir oluşumlar Hoffa yağ yastıkçığı içinde yerleşebilir. Atipik MR görüntüsü, giderek büyüyen şişlik veya tedaviye dirençli yakınmalarda bu olasılıklar dikkate alınmalıdır.

Hoffa Hastalığının Tedavisi

Hoffa hastalığının tedavisi çoğunlukla ameliyatsız yöntemlerle başlar. Tedavinin amacı yalnızca ağrıyı azaltmak değil, yağ yastıkçığının tekrar tekrar sıkışmasına neden olan hareket ve yüklenme problemlerini de düzeltmektir.

Aktivite Düzenlemesi

Ağrıyı artıran hareketler geçici olarak azaltılmalıdır. Özellikle dizin geriye doğru zorlanması, uzun süre tam düz pozisyonda tutulması, derin çömelme, koşu ve sıçrama gibi aktiviteler belirtileri artırıyorsa sınırlandırılabilir.

Tamamen hareketsiz kalmak genellikle önerilmez. Uzun süreli istirahat kas zayıflığına ve diz hareketlerinde kısıtlanmaya yol açabilir. Aktivite düzeyi ağrının şiddetine göre düzenlenmelidir.

Buz Uygulaması

Ağrının arttığı dönemlerde diz kapağının alt kısmına, cilde doğrudan temas ettirmeden kısa süreli buz uygulaması yapılabilir. Buz uygulaması ağrı ve şişliğin kontrol edilmesine yardımcı olabilir.

İlaç Tedavisi

Uygun hastalarda kısa süreli ağrı kesici ve antiinflamatuar ilaçlar kullanılabilir. Bu ilaçlar mide, böbrek, kalp-damar hastalıkları ve kullanılan diğer ilaçlar göz önünde bulundurularak hekim önerisiyle alınmalıdır.

Fizik Tedavi ve Egzersiz

Fizik tedavi, Hoffa hastalığının tedavisindeki temel yaklaşımlardan biridir. Program yalnızca diz kaslarını güçlendirmekle sınırlı olmamalıdır. Diz kapağının hareket düzeni, kalça kontrolü, yürüme biçimi ve alt ekstremite dizilimi birlikte değerlendirilmelidir.

Uygulanabilecek yaklaşımlar şunlardır:

  • Uyluk ön kaslarının kontrollü biçimde güçlendirilmesi
  • Kapalı kinetik zincir egzersizleri
  • Kalça dış yan kaslarının güçlendirilmesi
  • Hamstring ve baldır kaslarındaki kısalıkların giderilmesi
  • Diz kapağının hareket kontrolünün geliştirilmesi
  • Dizin geriye doğru kilitlenmesini önleyen duruş eğitimi
  • Yürüme ve koşu tekniğinin düzenlenmesi
  • Denge ve propriyosepsiyon egzersizleri
  • Aktiviteye kademeli dönüş programı

Dizin ağrılı son düzleşme derecelerinde tekrarlayan egzersiz yapılması başlangıç döneminde yağ yastıkçığının sıkışmasını artırabilir. Egzersizlerin ağrısız veya tolere edilebilir hareket açıklığında planlanması gerekir.

Yağ yastıkçığını rahatlatmaya yönelik bantlama yöntemleri, kapalı zincir kuadriseps egzersizleri, kalça kaslarının güçlendirilmesi ve diz hiperekstansiyonundan kaçınılması konservatif tedavide kullanılabilir.

Bantlama

Diz kapağının ve patellar tendon çevresindeki dokuların pozisyonunu değiştirmek amacıyla özel bantlama teknikleri uygulanabilir. Amaç, yağ yastıkçığı üzerindeki baskıyı azaltmaktır. Bantlama tek başına kalıcı tedavi olarak görülmemeli; egzersiz ve hareket düzenlemesiyle birlikte kullanılmalıdır.

Enjeksiyon Tedavisi

İstirahat, egzersiz ve fizik tedaviye rağmen devam eden ağrılarda uygun hastalara ultrason eşliğinde lokal anestezik ve kortikosteroid enjeksiyonu uygulanabilir.

Enjeksiyonun yağ yastıkçığının doğru bölgesine ve çevredeki tendonlara zarar vermeyecek şekilde yapılması önemlidir. Kortikosteroid enjeksiyonları sık ve kontrolsüz biçimde tekrarlanmamalıdır.

Enjeksiyon ağrıyı azaltabilir ancak diz kapağı hareket bozukluğu, kas zayıflığı veya hatalı yüklenme gibi temel nedenleri tek başına düzeltmez. Bu nedenle rehabilitasyon programıyla birlikte planlanmalıdır.

Hoffa Hastalığında Ameliyat Ne Zaman Gerekir?

Hoffa hastalarının büyük bölümü ameliyatsız tedaviden yarar görebilir. Cerrahi tedavi her hastada gerekli değildir.

Ameliyat şu durumlarda değerlendirilebilir:

  • Uygun süre ve içerikte uygulanan konservatif tedaviye rağmen ağrının devam etmesi
  • Ağrının günlük yaşamı veya sportif aktiviteleri belirgin biçimde kısıtlaması
  • Muayene ve MR bulgularının yağ yastıkçığı sıkışmasıyla uyumlu olması
  • Tanısal enjeksiyon sonrasında belirgin geçici rahatlama sağlanması
  • Yağ yastıkçığında belirgin fibrozis veya mekanik sıkışma bulunması
  • Eklem hareketini engelleyen nedbe dokusu gelişmesi
  • Yağ yastıkçığı içinde kist, nodül veya başka bir kitlenin saptanması
  • Eşlik eden menisküs, kıkırdak veya diz kapağı problemlerinin cerrahi tedavi gerektirmesi

Ameliyat kararı yalnızca MR’da yağ yastıkçığı ödemi görülmesine dayanarak verilmemelidir. Hastanın şikâyetleri, muayene bulguları ve diğer ön diz ağrısı nedenleri birlikte değerlendirilmelidir.

Hoffa Hastalığı Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Hoffa hastalığının cerrahi tedavisi çoğunlukla diz artroskopisiyle, yani kapalı yöntemle uygulanır. Diz çevresinde açılan küçük girişlerden kamera ve cerrahi aletlerle eklem içine ulaşılır.

Artroskopi sırasında yağ yastıkçığının sıkışan, iltihaplı veya sertleşmiş bölümü değerlendirilir. Gerekli görülen doku kontrollü biçimde kısmen çıkarılabilir. Eşlik eden menisküs yırtığı, kıkırdak hasarı, plika veya diğer eklem içi sorunlar da aynı işlem sırasında incelenebilir.

Yağ yastıkçığının tamamının rutin olarak çıkarılması amaçlanmaz. Hoffa yağ yastıkçığı normal diz biyomekaniğinde işlevi bulunan bir yapıdır. Gereğinden fazla doku çıkarılması kanama, yapışıklık, ön diz ağrısı ve patellar tendon çevresinde nedbeleşme gibi sorunlara yol açabilir. Bu nedenle mümkün olduğunca yalnızca patolojik ve sıkışan bölümün kontrollü rezeksiyonu tercih edilir.

Konservatif tedaviye yanıt vermeyen ve tanısı doğru konulmuş hastalarda artroskopik parsiyel rezeksiyon etkili bir seçenek olabilir. Çalışmalarda kısmi ve daha geniş rezeksiyonlardan sonra klinik iyileşme bildirilmiş olmakla birlikte çıkarılması gereken ideal doku miktarı konusunda kesin bir standart bulunmamaktadır.

Artroskopik Tedaviden Sonra İyileşme

İyileşme süreci yapılan işlemin kapsamına ve eşlik eden diz sorunlarına göre değişir. Yalnızca sınırlı yağ yastıkçığı rezeksiyonu yapılan hastalar ile aynı seansta menisküs, kıkırdak veya bağ işlemi uygulanan hastaların rehabilitasyon programları aynı değildir.

Ameliyat sonrasında temel hedefler şunlardır:

  • Ağrı ve şişliğin kontrol edilmesi
  • Diz hareket açıklığının yeniden kazanılması
  • Uyluk kaslarının aktive edilmesi
  • Normal yürüme düzeninin sağlanması
  • Yapışıklık ve hareket kısıtlılığının önlenmesi
  • Spora veya yoğun aktiviteye kontrollü dönüş

Ameliyat sonrasında aşırı ve kontrolsüz yüklenmeden kaçınılmalı, ancak diz uzun süre tamamen hareketsiz bırakılmamalıdır. Egzersiz programı yapılan cerrahi işlemlere göre kişiye özel düzenlenmelidir.

Tanısı doğru konulan ve konservatif tedaviye rağmen yakınmaları devam eden hastalarda artroskopik rezeksiyon sonrasında uzun süreli klinik iyileşme bildirilmektedir. Bununla birlikte bazı hastalarda ağrı tamamen ortadan kalkmayabilir; eşlik eden diz kapağı, kıkırdak veya biyomekanik sorunlar sonuçları etkileyebilir.

Hoffa Hastalığı Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Hoffa hastalığı her hastada ilerleyici değildir. Ancak tekrarlayan sıkışma devam ederse yağ yastıkçığında kronik ödem, kalınlaşma ve fibrozis gelişebilir.

Bu durumda:

  • Ön diz ağrısı kronikleşebilir.
  • Dizin tam düzleşmesi zorlaşabilir.
  • Uyluk kaslarında güç kaybı gelişebilir.
  • Yürüme ve merdiven kullanımı etkilenebilir.
  • Sportif performans azalabilir.
  • Hareket kısıtlılığı ve eklem içi yapışıklık oluşabilir.

Erken dönemde yüklenmenin düzenlenmesi ve uygun egzersiz programına başlanması, sorunun kronikleşmesini önlemeye yardımcı olabilir.

Hoffa Hastalığı Tamamen İyileşir mi?

Hoffa hastalığında iyileşme; sorunun süresine, yağ yastıkçığındaki değişikliklerin derecesine, eşlik eden diz problemlerine ve tedaviye uyuma bağlıdır.

Yeni başlayan ve belirgin fibrozis gelişmemiş vakalarda aktivite düzenlemesi, fizik tedavi ve uygun egzersizlerle önemli iyileşme sağlanabilir. Uzun süredir devam eden ve yağ yastıkçığında yoğun nedbe dokusu oluşan hastalarda iyileşme daha uzun sürebilir.

Tedavinin yalnızca ağrıyı azaltmaya değil, sıkışmaya yol açan diz hiperekstansiyonu, kas zayıflığı ve diz kapağı hareket bozukluğu gibi faktörleri düzeltmeye yönelik olması gerekir.

Hoffa Hastalığı Tekrarlar mı?

Ağrıyı oluşturan mekanik nedenler devam ederse yakınmalar tekrarlayabilir. Özellikle dizin geriye doğru kilitlenmesi, kontrolsüz spor yüklenmesi, kalça ve uyluk kaslarındaki güçsüzlük veya diz kapağı hareket bozukluğu düzeltilmezse tekrarlama riski artabilir.

Ameliyat sonrasında da yalnızca sorunlu dokunun çıkarılması yeterli olmayabilir. Diz biyomekaniğini düzenleyen fizik tedavi ve egzersiz programının sürdürülmesi önemlidir.

Hoffa Hastalığında Kaçınılması Gereken Hareketler

Ağrılı dönemde şu hareketler yakınmaları artırabilir:

  • Dizi ayakta dururken sürekli geriye doğru kilitlemek
  • Diz tamamen düz durumdayken üzerine tekrarlayan yük vermek
  • Ağrıya rağmen koşmak ve sıçramak
  • Kontrolsüz derin çömelme hareketleri yapmak
  • Ani ve yoğun antrenmana başlamak
  • Sert zeminde uzun süre ayakta durmak
  • Diz kapağının altına doğrudan basınç uygulamak

Bu hareketlerin tamamen ve kalıcı olarak yasaklanması gerekmez. Aktivitelere belirtiler azaldıkça ve kas kontrolü geliştikçe kademeli olarak dönülebilir.

Ne Zaman Ortopedi Uzmanına Başvurulmalıdır?

Diz kapağının altında birkaç haftadan uzun süren ağrı bulunuyorsa, ağrı günlük yaşamı etkiliyorsa veya spor yapmayı engelliyorsa ortopedi değerlendirmesi önerilir.

Aşağıdaki durumlarda muayene geciktirilmemelidir:

  • Travma sonrasında hızla gelişen şişlik
  • Diz üzerine basamama
  • Dizin tamamen kilitlenmesi
  • Belirgin hareket kaybı
  • Dizde boşalma hissi
  • Dizde kızarıklık ve ısı artışı
  • Ateş
  • Gece uykudan uyandıran ve giderek artan ağrı
  • Açıklanamayan kilo kaybı
  • Diz önünde giderek büyüyen şişlik veya kitle

Bu belirtiler Hoffa hastalığından farklı ve daha ciddi bir sorunun işareti olabilir.

Bursa’da Hoffa Hastalığı ve Ön Diz Ağrısı Tedavisi

Ön diz ağrısı tek bir hastalık değildir. Hoffa hastalığının; kondromalazi patella, patellofemoral ağrı sendromu, patellar tendon hastalıkları, menisküs yırtıkları ve eklem kıkırdağı sorunlarından ayrılması gerekir.

Muayene ve gerekli görüntülemeler sonrasında istirahat, aktivite düzenlemesi, ilaç, fizik tedavi, egzersiz, bantlama ve enjeksiyon seçenekleri hastanın ihtiyaçlarına göre planlanabilir. Uygun konservatif tedaviye rağmen devam eden ve mekanik sıkışmanın gösterildiği seçilmiş hastalarda artroskopik, yani kapalı cerrahi tedavi değerlendirilebilir.

Diz kapağınızın altında devam eden ağrı, şişlik veya sıkışma hissi varsa doğru tanı ve kişiye özel tedavi planı için randevu oluşturabilirsiniz.

Prof. Dr. Hanifi Üçpunar

2003-2010 yılları arasında Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi (İngilizce)’nde tıp eğitimini tamamlamış ardından, Sağlık Bakanlığı Metin Sabancı Baltalimanı Kemik Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Ortopedi ve Travmatoloji ihtisasını tamamlamıştır (2011-2016). Aynı hastanede başasistanlık ve öğretim üyeliği görevlerinde bulunmuştur.

Adres

VM Medical Park Bursa Hastanesi
Kırcaali, Fevzi Çakmak Cd. No:76, 16220 Osmangazi/Bursa

hanifiucpunar@gmail.com

Copyright © 2026 | cysoftsolutions Tarafından Hazırlanmıştır.