Topuk Kemik Kırıkları (Kalkaneus Kırıkları) Bursa

Topuk kemiği (kalkaneus), ayağın arka bölümünde yer alan ve vücut ağırlığının zemine aktarılmasında önemli rol oynayan kemiklerden biridir. Yürüme, koşma ve ayakta durma sırasında oluşan yüklerin karşılanmasına yardımcı olur.

Topuk kırıkları genellikle yüksek enerjili travmalar sonucunda meydana gelir. Yüksekten düşme, trafik kazaları ve ayağın ağır bir cismin altında kalması en sık nedenler arasındadır. Bu kırıklarda yalnızca kemik değil, topuk çevresindeki cilt, kas, tendon ve diğer yumuşak dokular da zarar görebilir.

Topuk kırıkları doğru değerlendirilmediğinde uzun süreli ağrıya, yürüme bozukluğuna, ayakkabı kullanımında güçlüğe ve eklem kireçlenmesine neden olabilir.

Topuk Kırığı Nedir?

Topuk kırığı, kalkaneus kemiğinin bütünlüğünün bozulmasıdır. Kırık tek bir hat şeklinde olabileceği gibi çok parçalı da olabilir. Bazı kırıklar topuk kemiği ile aşık kemiği arasındaki subtalar eklem yüzeyine uzanabilir.

Topuk kırıkları genel olarak şu şekilde sınıflandırılabilir:

Yerinden oynamamış kırıklar: Kemik parçalarının doğal konumu büyük ölçüde korunmuştur.

Yerinden oynamış kırıklar: Kırık parçaları birbirinden ayrılmış, çökmüş veya açılanmıştır.

Eklem içi kırıklar: Kırık hattı subtalar eklem yüzeyine uzanmıştır. Bu kırıklar daha karmaşıktır ve ilerleyen dönemde eklem kireçlenmesi riski taşır.

Eklem dışı kırıklar: Kırık eklem yüzeyini doğrudan etkilemez. Topuk kemiğinin arka, ön veya yan bölümlerinde gelişebilir.

Topuk Kırıklarının Nedenleri

Topuk kırıkları çoğunlukla ani ve yüksek enerjili travmalar sonucunda oluşur.

Yüksekten düşme: Ayağın üzerine dik şekilde düşülmesi, topuk kemiğinde ezilme ve parçalanmaya neden olabilir.

Trafik kazaları: Özellikle araç içi sıkışma, motosiklet kazaları ve yaya kazalarında topuk kırıkları görülebilir.

Ağır cismin ayağa düşmesi: Sanayi, inşaat veya depo ortamında çalışan kişilerde doğrudan ezilme yaralanmaları oluşabilir.

Spor yaralanmaları: Daha nadir olmakla birlikte yüksekten atlama veya sert zemine kontrolsüz iniş sırasında kırık gelişebilir.

Stres kırıkları: Uzun mesafe koşucuları, askerler ve yoğun antrenman yapan kişilerde tekrarlayan yüklenmeler sonucunda topuk kemiğinde stres kırığı oluşabilir.

Topuk Kırıklarının Belirtileri

Topuk kırıklarında belirtiler genellikle travmanın hemen ardından ortaya çıkar.

Şiddetli topuk ağrısı: Hasta çoğu zaman ayağının üzerine basamaz.

Şişlik ve morarma: Topuk çevresinde ve ayak tabanında belirgin şişlik ile morarma görülebilir.

Yürüyememe: Ayağın üzerine yük vermek ciddi ağrıya neden olur.

Topukta genişleme veya şekil bozukluğu: Özellikle parçalı ve çökmüş kırıklarda topuğun görünümü değişebilir.

Hassasiyet: Topuğa dokunmak veya topuğu iki yandan sıkıştırmak şiddetli ağrı oluşturabilir.

Ciltte gerilme ve su toplaması: Şiddetli şişlik nedeniyle ciltte gerginlik ve kırık bülleri adı verilen sıvı dolu kabarcıklar gelişebilir.

Topuk kırığı bulunan hastalarda bel, kalça, diz ve diğer ayakta eşlik eden yaralanmalar da görülebilir. Özellikle yüksekten düşme sonrasında omurga kırıkları açısından değerlendirme yapılması gerekebilir.

Topuk Kırığı Nasıl Teşhis Edilir?

Tanı fizik muayene ve görüntüleme yöntemleriyle konulur.

Fizik muayene: Şişlik, morarma, hassasiyet, cilt durumu, ayak dolaşımı ve sinir fonksiyonları değerlendirilir.

Röntgen: Kırığın varlığını, yerini ve genel yapısını değerlendirmek için kullanılır.

Bilgisayarlı Tomografi (BT): Eklem içi, parçalı ve yer değiştirmiş kırıklarda kırık parçalarının ayrıntılı olarak incelenmesini sağlar. Cerrahi planlamada en önemli görüntüleme yöntemlerinden biridir.

Topuk kırıklarında yalnızca röntgen görüntüsüne bakılarak karar verilmemelidir. Eklem yüzeyinin durumu, topuk yüksekliği, topuk genişliği, kemik parçalarının yer değiştirmesi ve yumuşak dokular birlikte değerlendirilmelidir.

Topuk Kırıkları Nasıl Tedavi Edilir?

Tedavi yöntemi; kırığın tipine, eklem yüzeyinin etkilenmesine, kemik parçalarının yer değiştirme derecesine, hastanın yaşına, genel sağlık durumuna ve ciltteki şişliğe göre belirlenir.

Cerrahi Olmayan Tedavi

Yerinden oynamamış veya eklem yüzeyi büyük ölçüde korunmuş bazı kırıklar ameliyatsız tedavi edilebilir.

Atel veya alçı: Ayağın korunması ve kırığın sabit tutulması amacıyla uygulanabilir. İlk dönemde şişlik fazla olduğu için genellikle atel tercih edilir.

Yük vermeme: Kırığın durumuna göre belirli bir süre ayağın üzerine basılmaması gerekir. Hasta koltuk değneği veya yürüteç kullanabilir.

Soğuk uygulama ve yüksekte tutma: Şişlik ve ağrının azaltılmasına yardımcı olur.

Ağrı tedavisi: Hastanın genel sağlık durumuna uygun ağrı kesici ilaçlar kullanılabilir.

Kontrollü egzersiz: Kırığın stabilitesine göre ayak bileği hareketlerine başlanabilir. Egzersizlerin zamanı doktor tarafından belirlenmelidir.

Yürüme botu: İyileşmenin ilerleyen döneminde koruma amacıyla kullanılabilir. Bot kullanılması, hastanın hemen tam yük verebileceği anlamına gelmez.

Cerrahi Tedavi

Eklem yüzeyine uzanan, belirgin şekilde yer değiştirmiş, topuk yüksekliğini azaltan veya topuk genişliğini bozan kırıklarda cerrahi tedavi gerekebilir.

Cerrahi tedavi özellikle şu durumlarda değerlendirilebilir:

Eklem yüzeyinin belirgin şekilde bozulması

Kırık parçalarının ileri derecede yer değiştirmesi

Topuk kemiğinde çökme ve genişleme oluşması

Cildi tehdit eden kemik parçalarının bulunması

Açık kırık gelişmesi

Topuk arkasındaki kemik parçasının aşil tendonunun çekmesiyle yer değiştirmesi

Açık Redüksiyon ve İçten Sabitleme

Cerrahi sırasında kırık parçaları anatomik konumlarına getirilir. Kemik parçaları plak, vida veya özel sabitleme sistemleriyle tespit edilir.

Amaç, topuk kemiğinin yüksekliğini, genişliğini ve eklem yüzeyini mümkün olduğunca düzeltmektir.

Kapalı veya Küçük Kesili Cerrahi

Uygun kırık tiplerinde küçük kesilerden vidalar veya teller kullanılarak sabitleme yapılabilir. Bu yöntem yumuşak doku hasarını azaltabilir ancak her kırık için uygun değildir.

Primer Eklem Dondurma

Eklem yüzeyinin onarılamayacak kadar hasar gördüğü seçilmiş ağır kırıklarda subtalar eklemin dondurulması gerekebilir. Bu işlem özellikle ileri derecede parçalı kırıklarda değerlendirilebilir.

Ameliyat Ne Zaman Yapılır?

Topuk kırıklarında ameliyat her zaman yaralanmanın hemen ardından yapılmaz. Topuk çevresindeki aşırı şişliğin azalması ve cildin cerrahiye uygun hale gelmesi beklenebilir.

Şişlik azalmadan yapılan ameliyatlarda yara iyileşme problemleri ve enfeksiyon riski artabilir. Ancak açık kırık, cildi tehdit eden kemik parçası veya dolaşım problemi varsa acil müdahale gerekebilir.

Topuk Kırıklarının İyileşme Süreci

Topuk kırıklarında iyileşme süreci kırığın şiddetine ve uygulanan tedaviye göre değişir. Kemik kaynaması birkaç ay sürebilir. Günlük yaşama ve ağır işlere tam dönüş daha uzun zaman alabilir.

Yük vermeme: Hastanın çoğu zaman birkaç hafta boyunca ayağının üzerine yük vermemesi gerekir. Bu süre kırığın ve ameliyatın özelliklerine göre belirlenir.

Hareket egzersizleri: Ayak bileği ve subtalar eklem sertliğini azaltmak amacıyla uygun zamanda hareketlere başlanır.

Kademeli yük verme: Kontrol röntgenlerinde yeterli kaynama görülmesinden sonra yük verme aşamalı olarak artırılır.

Fizik tedavi: Kas gücü, eklem hareketleri, denge ve yürüme fonksiyonlarının geliştirilmesine yardımcı olur.

İşe dönüş: Masa başı çalışanlar daha erken dönebilirken uzun süre ayakta duran veya ağır iş yapan hastalarda bu süre uzayabilir.

Topuk Kırıklarının Olası Komplikasyonları

Topuk kırıkları, uygun şekilde tedavi edilse bile bazı uzun dönem sorunlara neden olabilir.

Subtalar eklem kireçlenmesi: Eklem içi kırıklardan sonra en sık görülen uzun dönem problemlerden biridir.

Kronik ağrı: Topuk altında, dışında veya ayak bileği çevresinde devam eden ağrı oluşabilir.

Topukta genişleme: Ayakkabı kullanımını zorlaştırabilir ve dış taraftaki tendonlara baskı yapabilir.

Eklem sertliği: Ayak bileği ve subtalar eklem hareketleri azalabilir.

Yara iyileşme problemi: Özellikle cerrahi tedavi sonrasında görülebilir.

Enfeksiyon: Açık kırıklarda ve cerrahi sonrasında gelişebilir.

Sinir irritasyonu: Ayakta uyuşma, yanma veya hassasiyet oluşabilir.

Yanlış kaynama: Topuğun yüksekliği, genişliği veya açısı bozulabilir.

Kaynamama: Nadir olmakla birlikte kırıkta kaynama gerçekleşmeyebilir.

Sigara kullanımı, şeker hastalığı, dolaşım bozukluğu ve ciddi yumuşak doku hasarı komplikasyon riskini artırabilir.

Ne Zaman Acil Değerlendirme Gerekir?

Aşağıdaki durumlarda gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır:

Ayağın üzerine basamama

Topukta ciddi şişlik ve şekil bozukluğu

Ciltte açık yara bulunması

Kemik ucunun cildi germesi

Ayakta uyuşma veya his kaybı

Ayağın soğuk, soluk veya mor görünmesi

Giderek artan ve ağrı kesicilere rağmen geçmeyen ağrı

Yüksekten düşme sonrasında bel veya sırt ağrısı

Bursa’da Topuk Kırığı Tedavisi

Topuk kırıklarının tedavisi yalnızca kırık kemiğin kaynatılmasından ibaret değildir. Topuk kemiğinin şeklinin, eklem yüzeyinin ve ayağın yük taşıma özelliğinin mümkün olduğunca korunması gerekir.

Tedavi planı; kırığın BT görüntüsü, yumuşak dokuların durumu, hastanın aktivite düzeyi ve eşlik eden sağlık sorunları birlikte değerlendirilerek hazırlanmalıdır.

Doğru tedavi, düzenli takip ve uygun rehabilitasyon ile hastaların büyük bölümü tekrar yürüyebilir ve günlük yaşamına dönebilir. Ancak özellikle ağır eklem içi kırıklarda iyileşme sürecinin uzun olabileceği ve kalıcı hareket kısıtlılığı ya da ağrı gelişebileceği bilinmelidir.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Kesin tanı ve tedavi için ortopedi ve travmatoloji muayenesi gerekir.

Prof. Dr. Hanifi Üçpunar

2003-2010 yılları arasında Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi (İngilizce)’nde tıp eğitimini tamamlamış ardından, Sağlık Bakanlığı Metin Sabancı Baltalimanı Kemik Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Ortopedi ve Travmatoloji ihtisasını tamamlamıştır (2011-2016). Aynı hastanede başasistanlık ve öğretim üyeliği görevlerinde bulunmuştur.

Adres

VM Medical Park Bursa Hastanesi
Kırcaali, Fevzi Çakmak Cd. No:76, 16220 Osmangazi/Bursa

hanifiucpunar@gmail.com

Copyright © 2026 | cysoftsolutions Tarafından Hazırlanmıştır.